Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
14 Aralık 2015

Haydar Baş kimin safında?



 Prof. Dr. Haydar Baş ilim, fikir ve gönül insanıdır. Olaylara sadece bilgi ve akıl ile bakmaz. Hikmet gözü ile bakar (ki, bu bakış açısı sayılı insanlarda mevcuttur). Prof. Dr. Haydar Baş’ın hedefi insandır. Siyasete girmeden öncede böyledir, siyasete girdikten sonra da böyledir. Her daim kendisiyle barışık, milli, manevi duygularla kendini yetiştiren, ailesine, çevresine, vatanına ve insanlığa hizmet eden insan profili hedeflemiştir. Ortaya koyduğu 50’den fazla eserinde her daim arayış içinde olan insanın, bu arayışının sebep ve mahiyetini anlatmış ve kılavuz olmaya çalışmıştır. Hangi şart ve koşulda olursa olsun itikadî duruşunda asal taviz vermemiştir.  1995’te ABD’nin kendisine geldiğini, iktidar için her türlü desteğe hazır olduklarını belirttiklerini defalarca, şahitleriyle anlatmış, kendisine güç ve iktidar vaat eden bu Haçlı elini tutmamıştı (Bu heyetin sonra kime gittiğini biliyorsunuz). 2 binli yıllarda ortaya çıkan siyasi boşluk neticesinde daha önce fikirleriyle katkıda bulunmaya çalıştığı siyaset hayatına fiili olarak girmiş ve ilk günden beri devletimizi, milletimizi kurtaracak, insanlığa çare olacak fikirler, projeler, modeller ortaya koymuştur. Dünyanın ekonomik literatüründe Kapitalizm, Sosyalizm anlayışlarından sonra yer alacak üçüncü bir ekonomik anlayışı 2005 yılında kitap haline getirip, dünya çapında ilim adamlarının katıldığı kongrelerle ilk önce ülkemizin ve insanlığın önüne koymuştur.  Ne hazindir ki, ne ülkemiz siyaseti ve ne de milletimiz bu büyük devrimi görmemiş, görmek istememiştir. Ama dünyada 120’den fazla ülke bu modelden istifade etmiş, Rusya ise bizzat kanunlaştırmıştır.  Prof. Dr. Haydar Baş’ı, ülkesine davet eden Putin, Sayın Baş’ın Duma’da yaptığı 5 saatlik sunumdan sonra başdanışmanı tarafından teşekkürlerini iletip, bu modeli mutlaka uygulayacaklarını ifade etmiştir.  Sayın Baş, o günkü duygularını şöyle ifade etmektedir: “Biz isterdik ki, Türkiye'de Türk milletinin evladı olarak ben bu konuşmayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapayım. Meclis’te tezini anlatacağı bir konuşma yapmamızı bırakın, adımız dahi Meclis’ten içeri girememektedir. Bilinçli bir şekilde gizleniyoruz, iftiralar ile milletin nazarından saklanıyoruz.” Gerçekler bu kadar açıkken ülkemizdeki bazı ahmaklar “Haydar Baş, Rusçu oldu” deme aptallığını göstermişler, aynı ahmaklar daha sonra “Milli Ekonomi Modeli”ni Sayın Erdoğan’a mal etme çabasına (hırsızlığına) soyunmuşlardır. Aynı zihniyet itikadî noktada da Sayın Baş’ın önünü kesmeye kalkmıştır. Özellikle ülkemiz siyaseti ve paralel, denilen anlayışın el ele yürüttükleri “dinlerarası diyalog” fitnesiyle insanımız itikadî çöküntülere sürüklenirken, diğer taraftan da yüz yıllardır süren Şia, Alevi, Nusayri düşmanlığı tekrar hortlamaya, açıktan söylenmeye, katledilmelerine fetva verilmeye başlandı. Sayın Baş, hem milletimizin birliğini, hem de itikadî bütünlüğünü korumak, sağlamlaştırmak için 14 ciltlik Ehl-i Beyt külliyatı ortaya koydu. 220 Sünni âlim, diye bugün ülkemizde itibar edilen ilim adamlarının eserlerinden delillerle Sünni, Şii, Alevi kardeşliğini, İslam olduklarının ve tek kurtuluş gemisinin “Ehl-i Beyt” olduğunu, Ehl-i Beyt’i sevmenin, sahip çıkmanın, o yolda gitmenin gerekliliğini ayet ve hadislerle anlattı. Yine aynı ahmak zihniyet, “Haydar Baş, Şii oldu, dinden çıktı” gibi fitnelere sarıldı. Ama hakkın karşısında Firavunlar, Nemrut’la duramamıştı ki, bu ahmaklar durabilsin. Haliyle tarumar oldular… (Yarın devam edecek)…






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1542104 µs