Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
17 Ocak 2016

Tevhid'in merkezi Ehl-i Beyttir



Muhterem Hocam Prof. Dr. Haydar Baş, 1994’lü yıllarda İslam Dini, Müslümanlar ve ülkemiz üzerinde yüz yıllardır oynanan oyunları kitap haline getirdi ve (Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler) Siyasilerin ve milletimizin önüne koydu.

Oynanan oyunlar hep aynı ve her zaman etkiliydi. İtikadı (inanç) farklılıklar üretip, ortaya atmak. Ameli farklılıkları körüklemek, diğer inançlara da ‘rahmet’ nazarıyla bakmak… Mezhepleri bir din gibi algılatıp, mezhepsel farklılıklardan çatışma ortamı yaratmak. Özellikle Şii-Sünni ayrımını körüklemek… Dini kalıplaştırmak, insanlar ile din arasında duvarlar örmek, dini simge ve değerleri yok etmek gibi birçok planı devreye koymaya çalıştılar.

Sayın Baş eserinde bunların tamamına yer verdi. Günümüzdeki yansımalarını gösterdi. İşin ilginci bugün “AB’ye Katolik nikahı kıyan, İsrail’e muhtacız,” diyen, Ortadoğu’da Haçlı safında duran iktidar mensupları ve bunların ağzına bakan dinci yazar, çizer takımı, yayınevleri, gazeteler ve televizyonlar o günlerde misyonerlerin tehlikelerinden, Hampher’lardan, Lawrence’lerden bahsediyorlardı.

Tabi bu güruhun bugünkü duruş, icraat ve sözlerine bakınca adları Hasan, Abdurrahman, Abdullah, Ahmet vs. olsa da,  “içlerine Hampher ve Lawrencelerin ruhu kaçmış” demekten kendimi alamıyorum.

Hempher, İngiliz Sömürge Bakanlığı tarafından özel yetiştirilen casuslardan birisi. Türkçe, Arapça eğitimi almış, İslam Coğrafyasındaki alimlerden İslam diniyle ilgili bilgiler edinmiş bir kişi. 

Şii ve Sünni Müslümanların beraberce yaşadığı bölgelerde görevlendirilen Hampher, bu iki anlayışın zayıf noktalarını tespit edip, insanlar arasında ayrılık çıkarmaya çalışmıştır. Vahhabiliğe giden yolun adımları da Hempher tarafından atılmıştır.

Mezhep savaşının körüklendiği şu günlerde Sayın Baş, gerek kitabında ve gerekse gazetemiz ve televizyonlarda defalarca şu gerçekleri dile getirdi;

“Sünniler ile Şiileri birbirine kırdırmak, savaştırmak için kendilerince ilmi temeller attılar. Ama enteresandır Şia mollaları, ‘Müslümanların arasında nifak çıkartmak batıldır’ diyor. Hemen bir cümle de işi bitiriyorlar. Dolayısıyla İngiliz ajanları Şia dünyasında muvaffak olamıyor.

Bu sefer de geliyorlar Sünni dünyasına. Sünni dünyası da halifenin talimatıyla diyor ki, 'Şiiler Müslüman’dır, Müslümanlara haksız kılıç çekilemez.' Böylece Şiilerden sonra Sünniler de İngilizlerin önüne bir set koydu ve böylece İslam dünyasında istedikleri fitneyi çıkartamadılar.

Bunun üzerine İngiliz Sömürge Bakanlığı yeniden toplantı yapıyor. Humpher denilen adam da bu toplantıya iştirak eden ajanlardan biri. O toplantıda diyorlar ki, 'yapılacak olan iş yeni bir mezhep kurmaktır.' Bunun üzerine Humpher denilen adamı Hicaz bölgesine gönderiyorlar.

Humpher araştırıyor ve Abdulvehhap isminde, hakikaten bilgin, araştırması olan biraz da kara gözlü, mezhep imamlarını tanımayan bir tip buluyor.  Başlıyorlar Abdulvahhap ile birlikte faaliyetlere. Vehhabilik böyle çıkıyor ortaya. O Vehhabiliğin bugünkü sonucu IŞİD'dir."

Evet, bugün tekfirci anlayış ile sözde “Sünniyim” diyenler ABD ve İsrail noktasında bir ve beraber olmuşlardır. Bu beraberliklerine taban bulabilmek ve yüz yılların Siyonist-Haçlı tezgahında İslam ve Müslümanları kurban etmek için yeniden Şii-Sünni kavgasını hem de devletler boyutunda ateşlemek istiyorlar.

Tabi her devrin bir Ali’si vardır. Prof. Dr. Haydar Baş’ta herkesin anlayacağı bir dil ve özetle “Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” adlı eseriyle adeta milletimizin önüne konan iman-küfür sınavında “iman” doğru şıkkını nasıl bulacaklarını gösteriyor. Bu kitabı okumadan şunun-bunun dediklerine göre hareket etmeyelim.

Prof. Dr. Haydar Baş şu sözünü unutmayalım;

“Dini bütünlük zaafa uğrarsa, imandan kaynaklanan vatan sevgisi de zaafa uğrar. İşte bu hal milli bütünlüğün o da toprak bütünlüğünün tehlikeye düşmesine neden olur…”                                                              

(Din Tahripçilerine K.Kerimin Cevabı sh:198) 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2274818 µs