Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
28 Ocak 2016

Domuz kılı mı insan saçı mı?



Günümüzde televizyon ekranlarında onlarca doktor, beslenme uzmanı vs. sağlıklı bir yaşam için nelere dikkat edilmesini, nelerden kaçınılmasını hatta nelerin ne kadar tüketilmesini anlatırlar. Tabi verdikleri bilgiler illaki bir bilimsel veri içeriyor ve doğrudur da. (Düşünemedikleri milletin bu besinleri hangi parayla alacakları)
Maddi sağlığımız için yeme ve içmenin ne kadar önemi varsa manevi sağlığımız içinde en az o kadar önemi vardır. Yeterince beslenemeyen bir vücut nasıl ki bitkin düşer, her türlü mikrobun saldırısına uğrar ve hastalığa yenik düşerse helal ile beslenmeyen bir vücutta aynı şekilde her türlü fitneye, manevi saldırıya karşı bitkin düşer, yenilir ve ayağı kalkamaz. 
Yeme ve içmede ölçüye dikkat etmeyen kişi ve toplumlardan bereket kalkar, ahlaksızlık yaygınlaşır, adaletsizlik baş gösterir, ‘ben” duygusu yerleşir, buğz, kin, kibir yerleşir, sevgi ve merhamet yok olur, cimrilik artar, kötülük yaygınlaşır, kötülük işlemeyenler bile kötülüğe sessiz kalır, kan akar, hak batıl, batıl hak olarak algılanmaya başlanır. Bunlar gibi daha bir çok nefis ve şeytanın, insana ne kadar yaptırmak istediği şer varsa hepsi hayat bulur.
Ve maalesef bugün bu hali yaşıyoruz. Kabul etmemiz gerekir ki, hem maddi olarak, hem de manevi olarak hastayız. Hem de ağır hastayız. Oysa Yüce Allah (c.c) ve Resulü (sav) her şeyi apaçık ortaya koymuştu. Bir kaçını hatırlarsak!
“Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz helal olanlarından yiyin, bu hususta azgınlık etmeyin. Sonra gazabım üzerinize iner. Kimin de üzerine gazabım inerse, hiç kuşkusuz o, uçuruma düşmüş, helak olmuştur.” (Taha 81)
“Allah, sizlere yalnız leşi, kanı, domuz etini, bir de Allah’tan başkası adına kesilenleri haram kıldı... (Bakara, 173; Nahl, 115)
“Öyle devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin helalden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak. Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez.” (Buhari, Büyü’ 7, 23; Nesai, Büyü’ 2, (7, 243) 
“Bir kimse ellerini semaya kaldırarak: ‘Ya Rabbi, ya Rabbi, diye dua eder. Halbuki, yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, kendisi haramla beslenmiş olursa, duası nasıl kabul edilir?” (Müslim, Zekat, 65; Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’an, 3173; Darimî, Rikak 2720)
Bugün bu konuya girmemim sebebi değerli ağabeylerimden Nuri Osman Yılmaz’ın geçenlerde bir fırıncı ile yaptığı tartışmayı anlatmasıdır. Osman Abi araştırmacı bir kişidir ve unda kullanılan katkı maddeleri arasında ‘domuz kılının da’ olduğunu okumuş. Bunu bir fırıncıya sormak istemiş. Ama fırıncı nasıl bir hali-ruhiyata girdiyse Osman Abi ile tartışma çıkarmış.
Bende bu konuya biraz bakayım, dedim.  Domuz etinin 2006 yılında Sayın Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde kasaplık et statüsüne alınması, ülkemizde kısa süreli neden, nasıl tartışmaları başlatmış, daha sonra kabullenilmişti. (!)
2010 ve 2013 yıllarında tekrar domuz eti ve domuz yan sanayisi gündeme gelmişti. Ülkemizde domuzdan et dışında yağlı boya fırçası, sakal fırçaları, bazı diş fırçaları ve saç taraklarının domuz kılından üretildiği ortaya çıktı. Artı ve artı bu fırçaların fırınlarda, pastanelerde unlu mamullerin üzerine yağ sürmek için kullanıldığı iddia edilmiş ve bu fırçaların mutfaklara kadar bile girdiği söylenmişti.  
Medyada ise “Çinli saçı mı yiyoruz” başlıkları atılmıştı.
Un çuvalları üzerinde E 920, E 921, E 910 diye kodlanan maddenin adı L-cystein. Nedir bu L-cystein? Unun kıvam alması, çabuk yoğrulmasını, ekmeğin rahat pişmesini sağlamak için kullanılan aminoasit.
Bu aminoasit nelerden imal ediliyor? Domuz kılı, insan saçı ve kaz-ördek tüyünden. 
Ama ben ne yapabilirim, gibi mantıkla savunmaya geçen vatandaşlarımız olabilir. Sen çok şey yapabilirsin. Daha doğrusu yapabilirdin. Bu gündem ve yaşadığımız onca vahim olayların direk sorumlusu sensin. Domuz kılının da.
Neden mi?
Çünkü senin önüne sandık konuldu ve senden canını, malını, namusunu, devletini, milletini, tarihini, maneviyatını korumak, kollamak, yüceltmek için vekâlet istendi. Sende vekâleti verdin. Kime? Bu vahim gündemleri yaşatanlara... 
Ne yapman lazım? Vekâletini verdiğin kişilerin karşısında el pençe durmayacaksın. Hesap soracaksın. Nedir bu ülkenin, milletin hali, diye vekâletnameyi gözüne sokacaksın. “Aldatıldık” diyorlarsa acele vekâletini geri al. Yok, ne var ülkenin halinde, diyorsa sana kıllı bir ömür dilerim.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1796094 µs