Piyasalar

21 Mart 2019, Perşembe tsi
°C

En Sıcak Konular

Muharrem Bayraktar
mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Muharrem Bayraktar
4 Şubat 2016

Anayasa değişikliği ve akademik korku



Bugün size kısa süre önce iki değerli akademisyenle aramda geçen iki olayı aktarmak istiyorum.
Biri,  çok önemli bir devlet üniversitesinin tanınmış bir tıp profesörü. Üniversitedeki odasında bir araya geldik. Değişik konularda sohbet ettikten sonra yine aynı üniversite görev yapan bir başka hoca ile görüşüp görüşmediklerini soruyorum. “Hayır” diyor, “Hiç görüşmüyorum. Hiç arayıp sormuyorum.” 
“Neden?” diye soruyorum merakla: “Aranızda bir sorun mu var?
“Yoo, hayır” diyor, “Tam aksine çok severim kendisini. Ama biliyorsun, daha önce Ergenekon davasından dolayı ifadesi alınmıştı, o günden beri aramıyorum. Çünkü aramaktan KORKUYORUM. Bu ülkede çok kişinin karşısına, yaptığı telefon konuşmaları suç delili olarak konuldu.”
Bunu bana diyen 30 yıllık bir profesör. Yıllar önce gözaltına alınıp serbest bırakılan arkadaşına “telefon etmekten korkar” hale gelmiş. Daha doğrusu getirilmiş.
Bir değeri ise yine önemli bir üniversitemizde devletler hukuku dersi veriyor. Diyor ki; “Öğrencilere anlattığımız teorik bilgilerin pratik olaylarla da pekiştirilmesi öğrencinin yetişmesi için çok önemli. Geçen hafta uluslararası anlaşmaları anlatırken, AB ile imzaladığımız geri kabul anlaşmasına değindim. Malumunuz 3 milyar Euro karşılığında mültecilerin Türkiye’ye iadesi ve buna mukabil vize muafiyetinin de getirileceği bir anlaşma idi bu. Bu anlaşmanın Türkiye’nin milli menfaatlerine aykırı olduğunu söyleyecekken vazgeçtim, açıkçası KORKTUM. Çünkü bu basit anlatım bile karşıma hükümete muhalefet etmek olarak çıkabilirdi ki bunun örnekleri çok fazla.”
İki ayrı üniversitenin iki ayrı hocası ve her ikisi de “korku” dolu cümlelerle konuşuyor. Biri, arkadaşına telefon açmaktan korkar hale getirilmiş bir profesör, diğeri anlattığı dersi güncel politika ile beslemekten korkan bir değer akademisyen.
Bir ülkenin en önemli kesimi olan akademik kadroların yüreğine bile derin korkular içine sokulduğu bir konjonktürde,  temel sorunu anayasa değişikliği olamaz. Mevcut anayasada teminat altına alınmış en temel özgürlüklerin bile devre dışı kaldığı bir ülkeye dünyanın en özgür anayasasını bile getirseniz, ellerine kılıç alarak en küçük bir muhalif sesi dahi ‘düşman’ kategorisine koyarak biçmeye çalışan siyasi zihniyetle başarılı olmanız mümkün değil.
Bugün yeni anayasa için uzlaşma komisyonu göreve başlamış olacak. Ama asıl önemli olan şu:
Önce zihniyet değişikliği, sonra anayasa değişikliği…







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2017 Amerikanın zehirli hançerleri
    • 30 Ekim 2017 Haydar Hocanın Cumhuriyet Bayramı
    • 10 Ekim 2017 Lafla bilim olmaz
    • 28 Eylül 2017 Kabe İmamının Amerikaya duası
    • 26 Eylül 2017 Barzani meydan okuyor
    • 22 Eylül 2017 Liyakat yerine siyaset hakim olunca
    • 21 Eylül 2017 Silah yasağı neyin işareti?
    • 20 Eylül 2017 Planlı kalkınmadan pilavlı kalkınmaya
    • 19 Eylül 2017 Çocuklar ölürken hiç düşündük mü?
    • 18 Eylül 2017 Barzani Sevr geri gelsin diyor
    • 16 Eylül 2017 Cenaze kavgası
    • 15 Eylül 2017 İzmirin dağları ve Abdülhamit
    • 14 Eylül 2017 Mossadın imamları
    • 13 Eylül 2017 Arakan Müslümanları Osmanlıya değil, Atatürke destek vermişti!
    • 12 Eylül 2017 ABDden IŞİD tahliyesi
    • 9 Eylül 2017 Atatürk ve Haydar Baş çizgisi
    • 8 Eylül 2017 Atatürke göre emperyalizm kalıtımsaldır
    • 29 Ağustos 2017 Yunan keşke gelse miydi?
    • 28 Ağustos 2017 Kürdistan politikaları
    • 26 Ağustos 2017 Siyaset, feraset ve hamaset

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    31365 µs