Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
14 Şubat 2016

Hijyen iin 165 hapishane yolda!



Sayın Erdoğan bir ara “Türkiye’ye hijyen bizimle geldi” iddiasında bulundu. Tabi gündem çok hızlı değiştiği için hijyen nedir, nasıldır, ne zaman getirdiniz, hijyenden kastınız bedir gibi sorularını soramadık. Ama Türkiye’ye bakarak ak hijyenin mahiyetini rahatlıkla anlayabiliriz.
Erdoğan’ın alt kanadı AKP hükümeti 4 yıl içinde 165 yeni cezaevi yapacak. Neden? Çünkü faaliyetteki cezaevleri gerekli hijyene yetmiyor.   
Çünkü son 15 yılda mahkûm sayısı % 250 artmış ve şu anda ülkemizde 179 bin 611 kişi hapishanelerde. 
AKP döneminde fuhuş % 300 arttı. Haliyle hijyen için hapishaneye ihtiyaç var.
Çocuklara cinsel taciz % 650 arttı. Yani 3.700’den 24.800’e çıktı. Haliyle hijyen için hapishaneye ihtiyaç var. 
Uyuşturucu, hırsızlık ve adam öldürme suçları 14.000’den 84.000’e çıkmış. Ak yıllarda ülkemizde her gün 4 cinayet işleniyor. Haliyle hijyen için acil hapishaneye ihtiyaç var.
Son 14 yılda 24 milyon insan karakol ve adliye koridorlarını ziyaret ederken bu insanların 4 milyonu hakkında adli işlem yapıldı. Haliyle hijyen yeni hapishane gerekli.
Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla binlerce kişi hakkında soruşturma açıldı. Hatta ‘Alo cumhurbaşkanı ve başbakana hakaret’ hattı kuruldu. Haliyle hijyen için hapishane şart oldu. 
Sonuçta evet, doğrudur! Ülkemize hijyen Sayın Erdoğan döneminde geldi. 
Hemen Kenan Evren dönemini hatırlatmayın. Sonra bizi de hijyene tabi tutacaklar… 
Ah adalet vah adalet
Türkiye’nin ana haber bültenlerinde izlediği bir olay vardı. Yer İstanbul Halkalı. Görüntülerde iki kişi konuşurken bir motosikletli genç geliyor ve o konuşanların biriyle tartışmaya başlıyor. 3 kişi önündeki kişiyi yana iterek, motosikletli gencin ilki kafasına olmak üzere üç el ateş ediyor. Genç öldü. Dava başladı.
Genci öldüren kişi İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı C. Yılmaz. Yılmaz hakkında haksız tahrik altında kasten adam öldürme suçundan 12 yıldan 18 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. 
C. Yılmaz mahkemede son söz olarak, “Evine saldırılan benim. Öldürülmek üzere saldırılan benim. Ama kasten öldüren ben oluyorum. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Beraatımı istiyorum.” dedi.
Mahkeme oy çokluğuyla, ‘meşru müdafaa savunma sınırlarını mazur görülebilecek heyecan korku ve telaş nedeniyle aşarak gerçekleştirdiği gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair’ karar verdi. Sanık tahliye edildi. 
Yer İstanbul-Eyüp. Mahallede 7-8 kişilik bir grubun, çocuklardan zorla para aldıkları ihbarı üzerine polis, ilköğretim okulu öğrencisi 14 yaşındaki Volkan Kutlu ile 15 yaşındaki Okan Çiftçi’yi gözaltına alıyor. 
Sanıklar 18 yaşından küçük oldukları için ‘sanık” olarak değil de ‘suça sürüklenen çocuk’ olarak nitelendiriliyor. Mağdur gösterilen 6 çocuktan hiçbiri de şikayetçi olmuyor. 
Aradan 8 yıl geçiyor. Sanıklardan Volkan Kutlu Trakya Üniversitesini kazanmış, Tarih okuyor. 2011 yılında mahkemenin verdiği kararı geçtiğimiz Aralık ayında (2015) Yargıtay onaylıyor; “İki çocuğa, her bir mağdura yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı toplam 13.5 yıl hapis.” Hüküm kesinleştiği için Kutlu ve Çiftçi geçen ay cezaevine konuldu.
Ay yargı vah yargı, demekten başka ne yapabilirim ki?
Yalnız Halkalı’daki olayda Yargıtay, mahkemenin, “‘meşru müdafaa savunma sınırlarını mazur görülebilecek heyecan korku ve telaş nedeniyle aşarak…” verilen beraat kararını onarsa, artık polis devletinin önü de açılmış olur. Her polis aniden korku ve telaşa kapılabilir. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2047964 µs