Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
17 Şubat 2016

İnsanımız kendinden kaçıyor



Akraba, arkadaş veya herhangi bir ortamda insanlarla, ülkemiz meselelerini, iktidar attığı tehlikeli adımları, muhalefetin acziyetini, Sarayın çıkmazlarını vs. konuşurken “siyaset konuşmayalım, siyaset beni ilgilendirmiyor, ben, siyasete karışmam” gibi cümlelerle karşılaşıyoruz. Daha doğrusu insanımız gerçeklerden kaçıyor, kendinden kaçıyor.

Siyasetin hayatımızın her alanına direk müdahil olduğu, karıştığı, yönlendirdiği gerçeği karşımızdayken, ‘ben, siyasete girmem, karışmam, ilgilenmem’ gibi cümleler hangi akılla izah edilebilir!

Siyaset, senin bakkaldan ekmek, manavdan sebze, kasaptan et almana karışıyor. Otobüse binmene karışıyor. İşine, iş yerindeki şartlarına, alacağın ücrete karışıyor. Sağlığına, eğitimine karışıyor. Evlenmene, boşanmana, mirasına karışıyor. Emekliliğine karışıyor. Ölümüne bile karışıyor.
Sen diyorsun ki, ‘ben siyasete karışmam, siyasetle ilgilenmem.’ Bu kafayla devam edersen siyaset daha çok karışacak sana.
Sen, siyasete karışacaksın. Ekmeğin, domatesin, patatesin fiyatını sorgulayacaksın. Nedir bu ulaşım çilesi, diye bayrak açacaksın. Çalışıyorum ama bana, insanca yaşayabileceğim bir geliri neden vermiyorsun, diye ısrarla sorgulayacaksın. Benim ülkem bu kadar zengin kaynaklara sahipken beni neden yoksulluğa şükrettirmeye çalışıyorsunuz, diye hesap soracaksın.
İnsanımızın içinde bir kesimde var ki, ülkemizin temel sorunlarını görüyorlar, sıralıyorlar da. Sonra insanımız cahil bırakıldı, okumuyor, araştırmıyor, bu cahillik birbirimize kin gütmemize, gerçeklerde buluşmamıza engel oluyor” gibi doğru cümleler kuruyorlar. Ama niyetleri bozuk olduğu için bu kötü gidişatın bir parçası oluyorlar.
Daha geçtiğimiz Pazar, ‘hak, emek, özgürlük’ diyen anlayıştaki bir esnafla sohbet ediyorum. Ülkemizin sorunları nelerdir, sorusuna hemen hemen aynı cevapları veriyoruz.
Sence çözümün yolu nedir, diye soruyorum. ‘İnsanımızın okuması, öğrenmesi, gerçeği görmesi lazım. Hayata sevgi ile bakmamız lazım. Birbirimizi sevmemiz lazım” gibi cümleler kuruyor.
Söz sırası gelince Prof. Dr. Haydar Baş’ın ülkemizin geldiği nokta ve kurtuluş projelerinden bahsetmeye başlamıştım ki, arkadaş, ‘kusura bakma ama bu iş Haydar Hoca’nın yapabileceği iş değil’ dedi.
Sen, Haydar Hocayı tanıyor musun? “5.000 TL asgari ücret” konusunda biliyorum.
Haydar Hocayı okudun mu? Hayır. Dinledin mi? Hayır. Soruşturdun mu? Hayır. Daha demin (iktidara oy verenleri kastederek) cahil, eğitimsiz, araştırmadan, okumadan oy kullanıyorlar, diyen ve ülkemizin temel sorununun bu olduğunu söyleyen sen değil miydin!
Ben, sana Haydar Hocayı anlatmaya çalışıyorum. Sen okumadan, dinlemeden, ‘boş konuşuyor’ diyorsun. Senin ne farkın var yerdiğin eğitimsiz, dediğin insanlardan…
Bak kardeşim! Ben, sana dünya çapında kabul görmüş, 9 uluslar arası kongre ile dünyaya açıklanmış, 600 bilim adamının kurtuluşun ortak paydası olarak kabul ettiği proje ve sahibinden bahsediyorum. Sen tabularının arkasından çıkamıyorsun…”
 “Abi haklısın.”
İşte siyaset arenası. İşte ülkemizin ve milletimizin geldiği nokta. İşte iktidar partisi ve sözde muhalefet edenler. İşte saray.
Emin olun! İnsanların şu ‘haklısın’ demesinden bıktım, usandım. Kardeşim! Haydar Baş ve Kadrosu haklıysa haksızın yanında ne arıyorsun. Haksızlık çok büyük bir zulümdür. Zalimlerle neden bir oluyorsun, diyorum.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1803670 µs