Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
28 Şubat 2016

İmam-ı Azam Ehl-i Beytin Şiasıydı -1



Prof. Dr. Haydar Baş ile adeta Peygamber Efendimizin (sav), Hz. Ebu Talib’in, Hz. Fatıma’nın (a.s), İmam Ali’nin (a.s) yaşadığı İslam’ın o taze yıllarına gitmiş gibi hissediyorum kendimi. 
Kişilikte, mükemmellikte, sabırda, sadakatte, imanda, ihlâsta, vefada hülasa beşer için yaratılmış ne kadar güzellik varsa hepsinin tecellisinin sahnelendiği o muhteşem insanları tanımanın, anlama gayretine girmenin verdiği mutluluğun, huzurun tarifini yapamam.
Yüz yıllarca bizlere din diye, hikâye anlatmışlar. Hakkı batıl, batılı hak göstermişler. Bildiğimiz, inandığımız, tarihe ismi geçmiş siyasi ve dini alanlardaki insanlara öyle çarşaflar giydirmişler ki, bunlara kansaydık hakkı batıl, batılı hak kabul edecektir. Allah Senden razı olsun Hocam. Rabbim! Bana, milletimize ve Ümmet-i Muhammed’e seni hakkıyla anlamayı nasip eylesin.
Bugün İmam-ı Azam Ebu Hanife’den bahsedeyim. Mezhep imamımız hakkında genelin bildiği, babasının dere kenarında bir elma yediği sonra sahibini aradığı, helalleşmek için kızıyla evlenme şartını kabul ettiği, bu evlilikten de Ebu Hanife’nin doğduğu, çok küçük yaşta hafız olduğu, bir ilim deryası olduğu, 40 yıl yatsı abdestiyle sabah namazı kıldığı şeklindedir.
Nasıl yaşadı, kimden ilim öğrendi, devrinin alimleri kimlerdi, nerede, nasıl öldü (şehit edildi) gibi konuları kimse merak etmez, kimse de anlatmaz. Ben Hanefi’yim, der geçer.
Hele “son iki yılım olmasaydı Numan (Ebu Hanife) helak olmuştu” sözünü neden etti? Son iki yılında kimle karşılaştı, hangi gerçeği gördü ki, bu gerçek onun bütün hayatından çok daha kıymetliydi? 
Evet, İmam Azam son iki yılında Ehl-i Beyt ile Allah ve Resulünün nasp ettiği İmamlar ile tanışıyor. Onların hak olduğunu idrak ediyor. Onlara Şia (taraftar) oluyor.      
Dünde, bugünde bazıları bu gerçeği kabul etmez, kendilerince yorumlar yaparlar. 
Bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş şu soruyu sorar; “Herkes, ona (İmamı Azam’a) Sünni âlimi der. Madem İmamı Azam Sünni ulemasındandır, neden Ehl-i, Beyt-i savunduğu için hapse atılıyor? Neden o yolda gittiği için ölüme mahkûm ediliyor? Demek ki İmamı Azam’ın bunların dediği Sünnilikle uzaktan yakından alakası yok.” 
Var mı? İmam-ı Azam’ın kendi dilinden dinleyelim;
“Şamlılar bizi sevmiyorlar. Zira Hz. Ali ve Muaviye’nin saflarından birisine iştirak etmemiz talep edildiğinde biz, ‘ancak Ali’nin askerleri arasına katılırız’ diyoruz. Ehl-i hadis diye bilinenler bizi sevmiyor. Zira biz Ehl-i Beyt’i seviyoruz. Ehl-i Beyt’e gönülden bağlıyız. Hilafetin Hz. Ali’nin hakkı olduğuna inanıyor ve savunuyoruz.” (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri, Bezzazi, Menakıb-u Ebu Hanife, s. 275).
Kimmiş Ebu Hanife? İmam Ali’nin Şiası.
Tarihi kaynaklarda geçtiğine göre, İbn Şebreme, Ebu Hanife ile birlikte İmam Cafer-i (a.s) görmeye gitti. İmam, Şebreme’ye “Yanındaki bu adam kimdir” diye sordu. 
O, “Din hususunda basiret sahibi ve etkili bakış açısına sahip bir kimsedir” dedi. 
İmam (a.s) şöyle buyurur; “Herhalde din hususunda kişisel görüş esas alarak, kıyasa başvuran adam budur” “Evet” dediler. 
Bunun üzerine İmam (a.s) Ebu Hanife’ye dönerek şöyle dedi; “İsmin nedir?” Ebu Hanife, “Numan” der. İmam (a.s) sorar; “Ey Numan! Kafana da kısas uyguladın mı?” 
“Kafama nasıl kısas uygularım” dedi.
İmam buyururu ki; “Senin işini güzel yapmadığını görüyorum. Biliyor musun niçin gözde tuzlu, kulakta acı bir sıvı, burun deliklerinde serinlik ve dudaklarda tatlı bir sıvı vardır?”
Ebu Hanife şaşırır ve bunları bilmediğini belirtir. Ardından İmamın bu meseleleri kendisine açıklamasını ister. İmam Cafer (a.s) buyurur ki; “Babam, dedemden, o da Resulullah’dan (sav) şöyle rivayet etti;
“Yüce Allah (c.c) lütuf ve keremiyle Âdemoğlunun gözünde tuzlu bir sıvı yaratmıştır ki, gözüne giren toz, kir dışarı atılsın. Kulağında acı bir sıvı yaratmıştır ki, böceklerin girişini engelleyen bir perde işlevi görsün. Çünkü böcekler kulağa girerlerse beyne ulaşırlar. Ama kulaktaki acı sıvıyı tadınca geri, dışarı kaçarlar.
 Burun deliklerinde de serinlik yaratmıştır. Böylece alınan nefes bununla tazelenir, arınır. Eğer böyle olmasaydı beyin kokardı. Dudaklarda da tatlı bir sıvı yaratmıştır. Bu sayede insan tattığı her şeyden lezzet alır.”
(yarın devam edecek)







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2286555 µs