Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
3 Mart 2016

Çözülen PKK mı milli birliğimiz mi?



“Yaptığımız doğrudur, biz yaptığımıza sonuna kadar inanıyoruz ama yaptığımız başkaları tarafından anlaşılmazsa hani ola ki, yani biz oy kaygısı ile hareket etmiyoruz, biz gelecek seçimi değil gelecek nesilleri düşünerek bu adımı atıyoruz.”
Bu sözlerin sahibini az çok tahmin etmişsinizdir. (Erdoğan, Erdoğan) Gelecek nesilleri düşünerek atılan adım neydi? PKK ile anlaşma. Diğer adı neydi? Çözüm süreci. 
Yani hükümet bir terör örgütüne güvenerek 3 yıl boyunca bölgedeki olayları görmedi, görmezden geldi.
Yani hükümet bu süreçle birlikte dağa çıkan 2 bin genci tehlike olarak algılamadı.
Yani hükümet, Sur, Çizre, Silopi, Şırnak gibi bir il ve ilçede sistemli bir örgütlenmeyi, sokakların gerilla savaşına hazırlanması görmedi, duymadı, bilmiyordu.
Yani hükümet doğu il ve ilçelerimizde PKK’ya iş makineleri başta olmak üzere her türlü hizmeti yapan belediyeleri ve başkanlarını görmedi veya tehlike olarak algılamadı. 
Yani hükümet bu bölgemizdeki HDP’li belediyelerin ve bazı sivil toplum kuruluşlarının PKK lehine yaptıkları propaganda ve çağrıları, Türkiye Cumhuriyeti adına yaptıkları adi ithamları görmedi, tehlikeli bulmadı.
Yani hükümet, PKK’ya güvenerek askeri kışlaya, polisi karakola çekti.
Yani hükümet, PKK zararsızdır, mantığıyla (!) askerin 290 operasyon isteğine, ‘gerek yok, dedi. Askeri durdurdu.
Yani hükümet, doğu ve güneydoğu mitinglerinde ‘Kürdistan’ lafını etmekten, biji, sarok, morok cümleleri kurmaktan, Barzani ve Şivanla sarılmanın, doğudaki seçim çalışmalarında Kürtçe seçim afişi asmanın illaki bir bedeli olacağını tahmin etmedi.   
Yani hükümet, PKK’nın siyasallaşmasını, meclis kürsüsünden propaganda yapmasını, uluslar arası platformda etkinlik kazanmasını, KCK tutuklularının hukuka rağmen serbest bırakılmasını tehlike olarak görmediler.
İşte Saray ve hükümetin bu görmezlikleri nitecisinde yine saray ve hükümet, ‘o topraklarımızı da geri alcağız’ cümleleri kurdular. Saray ve hükümetin iddiasına göre bu topraklar işgal edilmiş. Kimin işgal ettiği belli. 
Peki, bu toprakları kim işgal ettirdi? Kim işgal edilmesine göz yumdu, olanak sağladı?
Şimdi ağızlardan bitti, buzdolabı, temizleyin, boşaltın gibi sözler çıkıyor.
İyi de gelecek nesiller ne olacak. (!) Attığımız adımlar yanlış mıydı?
Evet, bu gibi soruları sokakta sorarsanız her konuda olduğu gibi masumiyet portresi çizerler size. Efendim! PKK verdiği sözleri tutmadı, süreci onlar bozdu, gelecek nesillerin, Türkiye’nin, barışın, huzurun önünü PKK ve sözcüleri tıkadı vs. gibi cevaplar alırsınız.
Tabi mantığı ortaya çıkaran daha doğrusu hezimete mazeret arayanlar Sayın Erdoğan ve hükümettir. 
“Biliyorsunuz, 2013’te bize o zaman silahları bırakma sözü vermişlerdi. Ama sözlerini tutmadılar. Sözlerini tutmadıkları gibi terör saldırılarına tekrar başladılar.”
“Çözüm Süreci bunlar tarafından bir ihanetle değerlendirildi. Çözüm Süreci’ni bunlar adeta Güneydoğu’da, kısmen Doğu’da kendileri için silah stoklama süreci olarak değerlendirdiler. Çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar”
Daha geçen hafta mecliste İç İşleri bakanına, “Barikatlar, çukurlar, bomba düzeneği hazırlanırken devlet neredeydi?” diye soruluyor. 
Bakan, biz şuraya bu kadar para, oraya o kadar para gönderdik. Bu paralarla çukur açmışlar, hendek kazmışlar, diye yuvarlak cümlelerin ardından biz şu kadar oy aldık, diye cümleyi bitiriyor. 
Tablo özetle bu. Acı olan ise milletimizin hala AKP’nin, CHP’nin, MHP’nin artı HDP’nin bu ülkenin sorunlarına ilaç olacağı inancını taşımasıdır. Bu ülkeyi bu iktidar ve bu meclis bu hale getirmedi mi?







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1541371 µs