Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
4 Mart 2016

Peygamberimize ve Ehl-i Beytine atılan iftiralar -1



Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Felsefe ve Hukuk enstitüsünden Doç. Dr. Rauf Memmedovun, İcmal Yayınlarından çıkan “Nakşibendiliğin Oluşum Tarihi” adlı eserini okuduktan sonra yüz yıllardır İslam Coğrafyası ve milletimizin ne büyük siyasi ve itikadı girdaplara düşürüldüğünü, Müslümanların bu girdaplarda nasıl kaybolduğunu bir kez daha gördüm, anlamadım. 
Sayın Memmedov kitabında, Nakşî büyüklerinin doğdukları, yaşadıkları yerleri, o bölgelerdeki siyasi oluşum ve çatışmaları artı o bölgelerin inanç yapılarını, bu kişilerin kimlerle muhatap olduklarını, kimlerin etkisi altında kaldıklarını tarihi kaynaklardan anlatmış. Artı Nakşiliğin temel eserlerini ve bu eserlerdeki çelişkileri, tutarsızlıkları sayfa numaraları vererek tek tek ortaya koymuş. Sayın Memmedov’a şükranlarımı sunuyor, siz kardeşlerime de bu eseri okumanızı tavsiye ediyorum.     
Sayın Memmedov’un kitabında, Bahaeddin Nakşibendin en meşhur talebesi ve halifesi Muhammed Parisa’nın, Ali Hüsrevoğlu tarafından tercüme edilen, Erkan yayınları tarafından çıkarılan ‘Tevhide Giriş’ adlı kitabındaki, Peygamberimize ve Ehl-i Beyt’e attığı iftiralara yer vermiş. Bende 4 bölümlük yazı dizimde bu iftiraları, gerçeklerle yüzleştirip, anlatmaya çalışacağım.      
Kısaca Muhammed Pârisâ kimdir? 1355 yılında Buhâra’da doğan, Bahaeddin Nakşibend’in veliahdı olan bir zat. Bahaeddin Nakşibend,  Hace Muhammed Parisa için, “Bana her ne ulaşmışsa, ne elde etmişsem, bu emanetlerin hepsini sana verdim.” Demiştir. Birçok kitap yazan Hâce Muhammed Pârisâ 1419 senesinde ölmüştür.  
Muhammed Parisa ‘Tevhide Giriş’ adlı kitabında bakın neler yazmış veya neleri saptırmış!
Muhammed Parisa, Resulüllah’ın (sav), İmam Ali (a.s) için söylediği hadislerden bahsederken, İmam Ali (a.s) isminin yerine Hz. Ebu Ebu Bekir’in ismini koyuyor. Ehl-i Beyt’i, sıradanlaştırmak için çaba harcıyor ve Ehl-i Beyt’in seçilmişliğini, ‘ashap’, ‘ümmet’ gibi kavramlarla değiştirmeye çalışıyor. Oysa Ortaçağ Sünni kaynaklarının çoğunluğu Ehl-i Beyt gerçeğini bu hadislerin (Parisa’nın değiştirdiği) İmam Ali (a.s) ile ilgili olduğunu tasdik ediyor… 
(Not; Hangi alim ve hangi eserler, diye soracak olursanız! Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali eserinde tam 220 Sünni alim ve eserlerini tek tek sıralamış, sahife numaralarını vermiştir.) Muhammed Parisa ‘Tevhide Giriş’ adlı kitabına geçelim;
İFTİRA -1 Muhammed Parsa şöyle yazıyor;
“Said b. Meseyyeb’den rivayet olunduğuna göre Ali (r.a), Ebu Bekir’e biat olunduğu gün, “Vallahi senden başkasına razı olmayız. Resulüllah (sav) cemaate imam olmak üzere seni öne geçirmişken, seni geriye bırakmak kimin haddine düşer? Beni, Ebu Bekir’e üstün tutan kimseyi görmeyeyim! Yoksa ona, Ebu Bekir’e iftira etmek cezası vururum. Resulüllah (sav) onun, peygamberlerden sonra en efdal insan olduğunu söylemiştir.” (Kaynak; Hace Muhammed Parsa, Tevhide Giriş Tercüme, Ali Hüsrevoğlu. Erkan yayınları, s. 491)
GERÇEK -1
Hz. Peygamber, Veda Haccı’ndan dönerken, “Ey Elçi! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yapmamış olursun” (Maide 67) mealindeki ayetin nazil olması üzerine Gadir-i Hum denilen yerde sahabeleri toplamış ve Gadir Hutbesi olarak bilinen hutbeyi irad buyurmuştur.
Hz. Ali’nin halife olarak ilan edilmesinin, Maide Suresi’nin 67. ayetinin nazil olmasından sonra gerçekleştiği, Suyuti’nin Ed-Durr’ul Mensur eserinde, Vahidi’nin Esbab-ı Nüzul eserinde, İbn ebi Hatim’in Tefsir-il Kur’an’il Azim eserinde anlatılır.
Buna göre halifelik ilanı Allah’ın emridir. 220 Sünni eserde Gadir Hutbesi yer almaktadır.
Bu hutbenin altı yerinde Hz. Ali Efendimizin Hz. Peygamber’den sonra yerine halife bırakıldığı Allah’ın emri ile bizzat Peygamber’in ağzından buyrulmuştur:
1- “Ali b. Ebî Talib, benim kardeşimdir, vasimdir, halifemdir ve benden sonraki halifemdir.”
2-  “Allah Resulünün (sav) halifesi odur. Müminlerin emiri odur. Allah tarafından tayin edilen hidayet imamı odur.”
3-  “Ey insanlar! Bu Ali’dir! O benim kardeşimdir, vasim, ilmimi toplayan ve ümmetim arasında iman eden kimseler üzerindeki halifemdir.”
4- “Ey insanlar! Ben hilafet emrini kıyamet gününe kadar imamet veraseti olarak neslime emanet ediyorum.”
5- “Ali, Allah tarafından tayin edilen imamdır.”
6-  “Benden sonra Ali, Allah’ın emri ile sizin veliniz ve imamınızdır. İmamet makamı ondan sonra da Allah ve Resulü ile görüşeceğiniz güne kadar O’nun evlatlarından olan benim neslimin hakkıdır.”
Resulullah’ın Hz. Ali’nin hilafeti hakkındaki hutbesinin bitmesinin hemen ardından, “Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, size din olarak İslam’ı verdim” (Maide, 3) ayeti nazil olmuştur.
Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.a.), “Allah benim peygamberliğimden, Ali’nin velayetinden razı oldu” buyurdular. …” (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)
Hz. Ali (k.v) buyurdu ki; “…Allah’a (c.c) hamd olsun ki, hiçbir zaman Arab’ın, Peygamberden sonra imamet ve liderliği Onun Ehl-i Beyt’inden alacağı, hilafeti Benden uzaklaştıracağı aklımın ucundan geçmezdi.
Beni üzen, halkın biat etmek için filancanın etrafında toplanmasıydı. Elimi çektim. Ta ki, gözlerimle gördüm, bir grup İslam’dan çıkmış, Hz. Muhammed’in (sav) dinini yok etmek istiyorlardı. Eğer İslam ve ehline yardım etmezsem, İslam’ın parçalanıp, yok olmasına tanık olmaktan korktum…” (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri Sh:361)
 (yarın 2. Bölüm)







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1545275 µs