Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
31 Mart 2016

Hz. Abdülmuttalibin vasiyeti



Dün, Ebu Talip iman etti mi? Ettiyse neden bu iftiralara maruz kaldı? Diye sormuş ve cevapları bugüne bırakmıştık. Şimdi Prof. Dr. Haydar Baş’ın, İmam Ali eserinden cevaplara bakalım.
“Ebu Tâlib’in imanı geçmişten günümüze kadar tartışma konusu olmuştur. Birçokları onun (Allah’a sığınırız) imansız dünyadan göçtüğüne inanmaktadır. Ama güvenilir rivayetlerle onun mümin olarak dünyadan göçtüğü hususunda asla şek edilmemektedir. 
Bazıları Resulüllah’ın (s.a.v.) bu fedakâr koruyucusunun küfrüne hükmederken tarih, hadis ve tefsir kitaplarında naklettikleri zayıf ve meçhul rivayetlere dayanmışlardır. 
İslam araştırmacılarına göre Ebu Tâlib’e isnat edilen bu asılsız iddialar, Ben-i Ümeyye’nin, Hz. Ali’ye olan düşmanlığı yüzünden uydurulmuştur.
Ebu Talib’in annesi Amr b. Aziz’in kızı Fatıma’dır. Babası Abdulmuttalib’dir. Abdulmuttalib asla putlara tapmadı ve putlar adına kesilen bir hayvanın etini de yemedi. O şöyle buyurmaktaydı: “Ben ceddim İbrahim’in (a.s.) dini üzereyim.” 
Abdulmuttalib, Ebu Tâlib’e şöyle buyurdu: “Sana bir şey tavsiye etmek istiyorum.” Ebu Tâlib, “O nedir?” diye sorunca şöyle dedi; 
“Ey oğlum! Sana, kendimden sonra göz nurum Muhammed’e iyi bakmanı tavsiye ediyorum. O’nun ne ölçüde bana yakın ve yanımda ne kadar değerli olduğunu biliyorsun. O’nun değerini bil ve O’na saygılı davran. Sağ olduğun müddetçe O’nu kendinden ayırma; O’nu koru ve O’na hürmette kusur etme.” 
Yine çocuklarına hitaben şöyle diyordu: “Muhammed’e (s.a.v) saygı gösterin, O’na iyilikte kusur etmeyin. Yakın gelecekte O’nun büyük makamını göreceksiniz.” 
Kavmine de hitap ederek şöyle diyordu: “Oğlum Muhammed b. Abdullah’a iyi bakın. O’na saygılı davranın; O’na iyilik edin ve eziyet etmekten sakının.” 
 Abdulmuttalib’in vefatından sonra Ebu Tâlib kendisine edilen vasiyet üzerine kardeşinin oğlu Muhammed’i (s.a.v) kendi himayesine aldı.
Fatıma bint-i Esed (Ebu Talib’in hanımı) şöyle diyor: “Abdulmuttalib vefat edince Ebu Tâlib, Resulüllah’ın koruyuculuğunu üstlendi. Ben, Resulüllah’a bakıyordum, O ise beni anne diye çağırıyordu.” 
Hz. Ebu Talib, Hz. Muhammed’in peygamberliğinden tam 28 yıl önce peygamber olacağına anlamış ve inanmıştı. Nasıl mı?
Kaynaklarda Hz. Ebu Talib’in ticaret için Şam’a yolculuğu anlatılır. Şam yakınlarındaki gerçekleşen Rahip Bahira olayını hemen herkes bilir. Bu rahibin anlattıklarına inanan Ebu Talip ticaret için geldiği binlerce kilometrelik yolu daha 12 yaşında olan Peygamberimize zarar gelmesin diye Şam’a çok az bir mesafe kalmasına rağmen geri dönmüştür. 
Rahip Bahira ne demişti? 12 yaşlarında olan Peygamberimizle sohbet eden, bazı sorular soran rahip en son sırtına bakıp o mübarek mührü gördükten sonra Ebu Tâlib Hazretlerine, “İlahi kitaplarda bu çocuğun Peygamber olacağı bildirilmiştir. Sakın bu çocuğu Yahudiler görmesin, zira Yahudiler, O’na düşmandır” dedi ve Ebu Talib geri döndü. (Geniş bilgi için Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali, Sire-i İbn-i İshak, s. 73-76; Sire-i İbn-i Hişam, c. 1, s. 191-194; Taberi Tarihi, c. 2, s. 32-33)
O yıllarda Hıristiyanlarda, Yahudilerde artık yeni bir peygamber geleceğini biliyorlardı. Kendilerinden olacağına inanıyorlar, Araplara karşı böbürleniyorlardı. 
Abdülmüttalib Hazretlerinin vasiyetinde de bu gerçek vurgulanıyordu. Bu gerçekleri bizzat gören ve yaşayan ve de gerçekler doğrultusunda duruş gösteren Hz. Ebu Talib’e nasıl iman etmedi denilebilir ki!
Bugün Hz. Abdülmüttalib’in vasiyetini aktardım. Yarın da Hz. Ebu Talib’in vasiyetini aktaralım.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1554477 µs