Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
15 Nisan 2016

Ölülerini dirilteceklerdi şimdi inlerde aranıyorlar



Tarih 2001. Prof. Dr. Haydar Baş henüz aktif siyasete girmemişti. R. T. Erdoğan’da henüz AKP’yi kurmamıştı. Trabzon’da bir düğünde Prof. Dr. Haydar Baş’ın yanına gelen Sayın Erdoğan, ‘yeni bir siyaset hareket içinde olduklarını ve destek istediklerini belirtmişti Sayın Baş’a.’ 
Sayın Baş, ‘Gülen hareketinden uzak durmanız kaydıyla tabii ki destek veririz’ cevabını vermişti. Sayın Erdoğan o günden sonra bir daha Sayın Baş’ı aramadı. 
Şimdilerde karşı karşıya geldiği Sayın Gül, Arınç, Abdüllatif Şener, D. M. Mehmet Fırat ve birçok isimle birlikte AKP’yi kurdular. İçerde başta Gülen cemaati olmak üzere bütün cemaatlerin desteğini, dışarıdan da ABD ve İsrail desteğiyle ilk seçimlerde milletimizden üçte bir (% 34) oy alarak iktidara geldiler.
Yıl 2004. A. Necdet Sezer başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu’na Erdoğan, başbakan sıfatıyla katıldı ve bu kurulda, “Cemaate karşı bir eylem planı hazırlanması” tavsiye kararı olarak hükümete bildirildi. 
Özetle hangi tavsiyelerde bulunulmuştu?
“F.Gülen grubunun yurtiçi ve yurtdışı faaliyetleri çok yakından takip edilmeli.
Gülen okulları, İç İşleri ve Milli Eğitim Bakanlıklarınca yakından takip edilmeli.
Öğrenci evleri, İç İşleri Bakanlığınca yakından takip edilmeli.
Yasal olmayan ‘öğrenci evleri’ uygulamalarına engel olunmalı.
Cemaate yapılan bağışlar ile usulsüz para hareketleri ve kara para uygulamalarının Maliye Bakanlığı-MASAK (Mali Suçlar Araştırma Kurulu) aracılığı ile takip edilmesi sağlanmalı.”
Bu kararların altında imzası olanlardan biri de dönemin başbakan R. T. Erdoğan’dı. O zaman Erdoğan’ın siyasi danışması olan Yalçın Akdoğan şöyle diyordu; “2004’teki MGK kararları hükümet tarafından yok hükmünde kabul edilmiş, hiç bir bakanlar kurulu kararı alınmamış, hiçbir işlem yapılmamıştır.”
D. M. Mehmet Fırat AKP’de bakanken bu kararları Sayın Erdoğan’a hatırlatmış ve Sayın Erdoğan’ın, “alnı secde görenlerden bize zarar gelmez” cevabını verdiğini söylemişti.
Erdoğan ve Gülen dostluğu hem ikili olarak, hem de devlet yapılanmasında büyüdükçe büyüdü. Erdoğan, ‘her istediklerini veriyordu.’ 
Hasret acısı bile dillendirilmeye başlandı ve 10. Türkçe olimpiyatları kapanış konuşmasında Başbakan sıfatlı Erdoğan, FETÖ liderine, “dön, bitsin bu hasret” diye sesleniyordu.
Yıl 2006’dıydı. Başbakan Erdoğan hastalanmıştı. Pensilvanya’daki zat çok üzülmüş ve hemen mesajını göndermişti; “Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan’ın aniden rahatsızlandığını ve hastaneye kaldırıldığını teessürle öğrenmiş bulunmaktayım. Kendisine geçmiş olsun der, Cenab-ı Hak’tan acil şifalar dilerim. Dualarımız onunla. Allah, onu Türkiye’ye bağışlasın.”
Bir müddet sonra FETÖ lideri hastalandı. Başbakan Erdoğan hemen telefona sarıldı ve dualarıyla birlikte geçmiş olsun dileklerini okyanus ötesine gönderdi.
Bu samimiyete FETÖ lideri tam sayfa ilanla cevap verdi; “Onca iş ve dış gailenin getirdiği yoğunluk arasında lütfedip bizzat telefon ederek, samimi sesi kalbe sürur veren duasıyla ‘geçmiş olsun’ temennisinde bulunan Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’ye teşekkür ediyorum.”
Erdoğan, FETÖ’nün yazılı medyadaki kalesi Zaman gazetesini ve yazarlarını yere göğe sığdıramıyor ve şöyle diyordu;
“Müdahalelere çanak tutmayan, psikolojik operasyonlara selam durmayan, emir-komuta zinciri içerisinde manşet atmayan, zor zamanlarda hakkı, hukuku, demokrasiyi savunan tüm yazarları buradan selamlıyorum.”
FETÖ’nün görsel medyadaki kalesi STV’nin 25. Yıl pastasını kesen başbakan Erdoğan, “STV’nin ilkeli, ahlaklı ve dürüst yayıncılık anlayışıyla demokrasiye katkılarına devamını diliyorum.” Diye selamlıyordu. 
İngilizce dilinde eğitim veren, ajanların cirit attığı belgelenen FETÖ okullarını da yere göğe sığdıramıyordu Sayın Erdoğan; “Türk okullarıyla gurur duyuyorum. 100?den fazla ülkeye ziyarette bulundum. Gittiğim ülkelerde Türkiye’nin okullarını, vefakâr öğretmenlerini, Türkiye muhabbetiyle büyüyen, Türkçe konuşan çocukları görmekten çok büyük bir gurur hissettim.”
Bu karşılıklı tevazu, aşk, övgü vs. artık ne derseniz öyle bir noktaya geldi ki, 2010 referandumunda FETÖ lideri, AKP’nin önünü açmak için “Gerekirse ölülerinizi dahi mezardan çıkarıp evet oyu kullandırın” holiganlığına soyunmuştu.
(yarın devam edelim) 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1768489 µs