Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Ali Nezir
Yeni Mesaj Gazetesi

Ali Nezir
2 Mayıs 2016

Kırbaçlanan ve kolu çıkartılan İmam



İmamı Malik hicri 93 yılında Medine’de Arap asıllı bir anne- babadan dünyaya gelmiştir. Kendisi ilimle meşgul olan bir ailede doğduğundan tabi’inin âlimlerinden, ilimler öğrenmiş, onlardan ayrılmamış, hadis rivayet etmiştir. İmamı Malik ilk başta rivayet ilmiyle başlamıştır ki bu, Peygamber (s.a.a.) hadislerinin ilmidir. Daha sonra sahabelerin fetvalarını öğrenmek ve tespit etmekle uğraşmış bunlarla yetinmeyip İslam’la ilgili bütün ilimleri öğrenmiş, fıkhi görüşlerini de bu temeller üzerine kurmuştur.
Hocalarına gelince, Emeviler devrinde diğer şehirlerdeki fitnelerin çokluğu sebebiyle âlimler, Peygamber’in (s.a.a.) mübarek cismini sinesinde bulundurması hasebiyle, Medine’ye hicret ediyorlardı. Böyle karışık bir dönemde hükümdarların baskılarından kaçan birçok âlim Hicaz’a sığınıyordu. İmamı Malik de Medine’ye sığınan bu âlimlerin 100’e yakınından ders almıştı. Eğitiminin her safhasında yanından ayrılmadığı hocası İbn-i Hürmüz’e on üç sene boyunca talebelik yapmıştır. 
İmam Cafer-i Sâdık’ın meclislerini kaçırmazdı. El-Medârik adlı eserinde kendisinden aynen şöyle nakledilmektedir. “Ca’fer b. Muhammed’e gelirdim. O çok şakacı ve güleç yüzlü idi. Yanında Hz. Peygamber’in adı anılınca yüzü sararırdı. Ona uzun zaman devam ettim. Her görüşümde onu ancak üç şeyden biri ile meşgul bulurdum. Ya namaz kılar, ya oruç tutar veya Kur’ân okurdu. Abdestli olmadan Hz. Peygamber’den (s.a.a.) hadis rivayet etmezdi. Manasız sözleri hiç ağza almazdı. O, Allah’tan korkan zâhid ve âbid âlimlerden idi. Yanına geldiğim zaman yastığını alır mutlaka bana ikram ederdi. (El- Madarik, varak:210)
İmamı Malik’in Ehlibeyt’e vermiş olduğu değer yalnız derslerine iştirak edip onlardan ilmi olarak istifade etmesiyle sınırlı değildi, Ehlibeyt’in isyanlarında onlarla beraber olup isyanlara destek veriyordu. Abbasilerin ikinci halifesi El- Mansur, İmam Ali evlatlarına karşı baskıyı artırdığında İmam Hasan evlatlarından Muhammed en Nefsü’z-Zekiyye Medine’de harekete geçtiğinde O’nun en baş destekçisi Medineli İmamı Malik idi. 
İmamı Malik ”İkrah karşısında kalan kimsenin yemini muteber değildir” hadisi şerifini sık sık tekrarlıyordu. Ehlibeyt’le ayaklananlar Muhammed en Nefsü’z-Zekiyye ile kardeşi İbrahim’in Halife Mansur’a yaptıkları biat’in, ikrahla (zorla) tehditle olduğunu söylüyorlar ve hadisi şerifi biat’ı iptal etmek için delil olarak kullanıyorlardı. İmamı Malik de, Medine’de kılıçlarla yapılamayacak olan bu desteği ilmiyle ortaya koyup, bu ayaklanmalarda halkı Ehlibeyt’e destek olmaya çağırıyordu. İmamı Malik, bu hadisi derslerinde tekrarlamaktan men edildiği halde, bundan vazgeçmemiştir. (Mezhepler tarihi Muhammed Ebü Zehra s. 457). Halife Mansur ayaklanmada İmamı Malik’in desteğini gördüğünde o’na kırbaç cezası verdirmişti. İmamı Azam da aynı halife tarafından aynı isyanlarda aynı tarihlerde aynı işkencelere maruz kalıp sonrasın da Şehit edilmiştir.
Bu işkenceler esnasında bir kolu çekilmek suretiyle omzundan çıkartılan İmamı Malik derslerine yaraları şifa bulur bulmaz başlamıştır. Kendisini seven talebelerinde büyük izler bırakan bu işkenceler neticesinde, İmamı Malik’in itibarı artırmıştır. Hatta ona vurulan kırbaçlar, Allah katında şeref ve itibarının yüksekliğinin şahadeti olmuştur. Ümmete, Ehlibeyt sevgisi ve desteği için nelere katlanılması gerektiğine iyi bir örnek olmuştur.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Vatan ve Bağımsızlık
    • 25 Eylül 2017 Peygamberin evladını katledenler
    • 24 Eylül 2017 Kerbelanın tarihinde gördüğü işgaller
    • 23 Eylül 2017 Ah Kerbel
    • 22 Eylül 2017 Muharremiyeler ve makteller
    • 21 Eylül 2017 Muharrem ayı
    • 10 Eylül 2017 Gadir-i Hum ve hilafet
    • 26 Ağustos 2017 Yaşamak ve yaşatmak
    • 21 Ağustos 2017 Peygambere yakınlıkta sahabe ve bizler!
    • 17 Ağustos 2017 Deprem
    • 14 Ağustos 2017 Müslümana bahşedilen?
    • 7 Ağustos 2017 Osmanlıların Yahudi siyaseti!
    • 24 Temmuz 2017 Yaşamak, ama kim ile!
    • 17 Temmuz 2017 Zalimler hidayete eremez
    • 10 Temmuz 2017 Gıybet!
    • 9 Temmuz 2017 Ahlak ve Hucurat suresi
    • 3 Temmuz 2017 Fethetmek
    • 24 Haziran 2017 Nasb
    • 5 Haziran 2017 Hilalin görülmesi, hicri takvim ve Atatürk
    • 29 Mayıs 2017 Güzel!

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1820823 µs