Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
3 Mayıs 2016

1 Mayıstan önce 1 Mayıstan sonra



30 Nisan’da şunları yazmıştım; “Türkiye’de 1 Mayıs demek, devletle milletin veya işçilerle, polisin karşı karşıya gelmesi daha doğrusu getirilmesi demektir. 
Her 1 Mayıs geldiğinde ülkenin değişik yerlerinde birçok sendika temsilcileri, işçilerle bir araya gelir, davul, zurna, halaylarla başlayan gösteriler, işçi temsilcilerinin, hak, emek, adalet sözlerinin ardından hükümetleri eleştiren cümlelerinin ardından sloganlar başlar, akabinde cop, biber gazı, tazyikli su, bazen de kurşun ve çığlık sesleri arasında bayram olur kan ve gözyaşı. 
Ya sonra? İşçiler aynı şart ve ücretlerle çalışmaya devam eder. Önlerine sandık geldiği zaman da, dün ‘hakkımı yiyorsun’ dediği, hükümetlere veya hakkını savunamayan muhalefet partilerine oyunu verirler.”
Aynısı olmadı mı? Oldu, diyorsunuz ama aynısı olmadı. Birçok yerde her zamanki “işçi hakları ve emek” diyerek şov yapanları gaz, cop ve tazyikli su karşıladı. Bu alışılmış 
olandı. 
Başka! Sendika temsilcileri konuşmalar yaptı. İşçiler adına ağladı, sızladılar. İşçiler bolca slogan attılar. Sonra sendika başkanları lüks araçlarıyla, işçiler ise toplu taşıma araçlarıyla evlerine gittiler. Bu da alışılmış olandı. 
Başka! Cumhurbaşkanı ve başbakan, 1 Mayıs işçi bayramını kutlayan mesaj yayınladılar, açıklama yaptılar. Bu da normal olandı. 
Şimdi herkes iş başında. Ya şehrin çöplerini topluyor, ya yerin yüzlerce metre altında çalışıyor, ya inşaat iskelelerinde, ya baraj inşaatlarında, ya atölyelerde vs. çalışıyor. Çalışıyor ama bir yandan da matematiğini geliştiriyor. Üniversite sınavına filan girmeyecek. Bu ayki ev bütçesini en az açıkla nasıl kapatırım, hesabını yapıyor.
Bu yıl alışık olmadığımız kutlama türü ise İstanbul’da gerçekleşti. Bazı sendika temsilcileri Taksim Anıtına geri geri yürüyerek çelenk bıraktı. Protesto ediyorlarmış. Çok büyük bir eylem (!) 
Asgari ücret ile fakirlik sınırı arasındaki büyük uçurumlarmış, iş koşulları, işçi sağlığı, işçi güvenliğiymiş, sağlıkmış, SGK, SSK yönetmeliklerinin değiştirilmesiymiş vs. geç hepsini. Dedim ya! Bugün 3 Mayıs. Herkes emperyalistlerin kurduğu düzende rolünü oynuyor. 
Bu rolü kabul etmeyen bir tek biz varız. Prof. Dr. Haydar Baş ve O’nun, kapitalizmi bitiren, emperyalistlerin ipliğini pazarda bedava sattıran Milli Ekonomi Modeli tezine inanmış bizler varız. 
Hak istiyorsan, insanca yaşamak istiyorsan, Allah’ın (c.c) sana amade kıldığı sınırsız nimetlerden hakkın almak istiyorsan Haydar Baş demek zorundasın. 
Çünkü Sayın Baş’ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli iki kapak arasına sıkıştırılmış kurallar manzumesi olan bir kitap değildir. 
Milli Ekonomi Modeli bir hayat tarzıdır. Hz. Peygamberin (sav) ekonomik duruşunun, İmam Ali’nin (a.s) uygulamalarının, Hz. Yusuf’un (a.s) planlarının günümüze yansımalarıdır. Nasibi olanlar için tek kurtuluş yoludur. 
2016’nın 1 Mayıs’ının en önemli yanı ise adeta 1 Mayıs 1977’nin o acı hatıralarının yaşandığı günleri hatırlatmasıydı. Ülkemizin nasıl bir çıkmaza, kapkaranlık bir sürece sokulduğunun ama güç ve iktidar sahiplerinin aynen dün gibi bugünde bu tabloya ısrarla başka failler aradığının ispatlandığı gündü. 
1 Mayıs sabahı uyandık. Nusaybin’de 3 askerimiz şehit 12 askerimiz yaralı. Mardin’de bir askerimiz şehit. Gaziantep’te Emniyet Müdürlüğüne saldırı. 2 polisimiz şehit, 28 yaralı. Birçok şehirde 1 Mayıs kutlamaları terör nedeniyle iptal. 
İşte ‘Yeni Türkiye.’ Bu Türkiye’nin mimarı sadece Saray ve iktidar değil. Asıl mimar sensin, sen…







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2312584 µs