Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
9 Mayıs 2016

Bu tablonun büyük ortaklarından biri de MHPdir



Ülkücü kardeşlerim başlığa sakın alınmasın. Çünkü gerçek bu! AKP, 13 yıllık iktidarının kırılma noktalarında her daim çare olarak MHP’yi başucunda buldu. Tezkerelerdir, yolsuzluklardır, cumhurbaşkanlığı, büyükşehir belediye seçimleridir vs. Zaten Oktay Vural da bu gerçeği geç de olsa itiraf etti; “MHP diye bir parti kalmadı” nokta.
Ülkemizin geldiği nokta malum… 7 Haziran’da bir fırsat geldi MHP’nin önüne. Dün kendisine bizzat katil, (Rahşan Hanım) diyenlerle koalisyon kuran Devlet Bahçeli şimdi CHP’nin, “Hükümet kuralım, başbakan da sen ol” teklifine kabadayılık yaptı.
İlginçtir! Popüler ifadeyle başbakanlık koltuğunu elinin tersiyle iten Bahçeli şimdi parti başkanlığı koltuğunu vermem de vermem, tutturmuş gidiyor.
Ülkücü kardeşlerim sokaklarda 40 yıllık sloganlarını, ‘Ülkücü hareket engellenemez’ diye tekrarlıyorlar. Sormak istiyorum! Ülkücü hareketi kim engelliyor? Öyle ya! Bir hareketin engellenmesi için bir ivme kazanması, yeni stratejiler, programlar geliştirmesi lazım.
Baksanıza, dünyanın haberdar olduğu, kurtuluş çaresi gördüğü, bilimsel ispatlı tez olan Milli Ekonomi Modeli ve sahibi Prof. Dr. Haydar Baş’tan ülkemizde tek satır haber yayınlanıyor mu? Herhangi bir kanalda konuşuluyor mu? Sayın Baş bir canlı yayına davet ediliyor mu? Yok. İşte engellenme budur!
Ülkücü hareket ne yaptı ki, birileri engellemek istiyor da, engellenemez, diyorsunuz. Ne yaptığını ben söyleyeyim; Erdoğan’ın tek adamlığına parke oldu, asfalt oldu.
Evet, 7 Haziran’da CHP bir teklif yaptı. Tek icraatlık MHP, CHP, HDP hükümeti kuralım ve hemen dokunulmazlıkları kaldıralım. HDP ile aynı masaya oturmazmışlar. Neden? Teröristlermiş. Açılımın sahipleri, Barzani’yi, ÖSO’yu destekleyenler nedir?
O zaman tek icraat olarak dokunulmazlıkların kaldırılması amacıyla bir geçici hükümet kurulsaydı, 1 Kasım’da maskeler düşmüş olacaktı. YÜRÜTMENİN başının kim olduğu netleşecekti. Meclis, milletin Meclisi olacaktı. İtibarı yerinde olacaktı. Tek adamlığın önü ilelebet kapanacaktı. Meclis’te, PKK marşı söylenemeyecekti. 
En önemlisi milletin hem baş gözü, hem de kalp gözü açılacaktı. “Ne AB, ne ABD tam bağımsız Türkiye”, “Benim bir kolumu kesseniz Türk kanı, diğer kolumu kesseniz Kürt kanı akar” diyen, 36 etnik grubu bir araya getiren ruhun bugünkü sahibini milletimiz görecekti.
Doğu’daki 4 yüz şehidi vermeyecektik. Suriye kardeş ülkemiz olacaktı. Ekonomimiz faiz ve dolar sömürüsünden kurtulacaktı. Çareden kaçtı Bahçeli. Kaçtı MHP.
Ülkücü kardeşlerim artık şu gerçeği kabul etmeleri lazım; Erdoğan için Devlet şart. Devlet giderse Erdoğan yıkılır.

Deccal’in sözcüleri

“Biliyorsunuz ben her ay Beytullah’a giderim. Resûlullah’ın mescidinde oturuyordum, ders yapıyordum. Rüyamda Davutoğlu’nu gördüm. Şurasında birim kodu yazıyor, burasında da başbakan yazıyordu. Ona başbakanlık Resûlullah tarafından verilmişti.”
Bu sözleri hatırladınız mı? 7 Haziran seçimlerinden bir hafta önce AKP’nin, Yenikapı mitinginde sahnede söylendi bu sözler. Kim mi söyledi? İstanbul sokaklarında, “Şeyhimiz Mahmut Efendi, liderimiz Erdoğan” pankartlarıyla gezen malum İngiliz zihniyetinin sözcülerinden biri. Benzer bir olay da Davutoğlu’nun, Erzurum ziyaretinde gerçekleşmiş. Bölgede manen itibar gören aynı zihniyetten bir kişi benzer cümleler kullanmıştı.
Davutoğlu’nu, Erdoğan görevden aldı. Şimdi bu kişiler eğer on binlerin önünde söyledikleri, Peygamberimizin (s.a.v.) adını kullanarak kalabalıkları yönlendirdikleri sözlerinde samimiyseler, imanlarından (!) ötürü ya Erdoğan’a karşı bir cephe oluştururlar, ya da Deccal’in sözcüsü olduklarını açıklarlar.
Hep beraber, “Allah’ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim.”  (Ali İmran 61)

Hangi zulme karşısınız!

Gündem arasında kaynadı. Geçen hafta Bursa’daki patlamanın ardından akşam saatlerinde kadın, erkek, çocuk bir gurup insan sokakta yürüyüş yapıyor. Ulu Cami’deki patlamayı protesto filan etmiyorlar. 
Ya!
Afganistan’da, Irak’ta, Yemen’de, Libya’da, Mısır’da milyonlarca Müslüman katledilirken, yüz binlerce Müslüman kadının ırzına geçilirken susan, bu katliamları yapan Haçlı devletlerine destek veren, yanında olan iktidarı savunan kişilerdi.
İşte bunlar Bursa sokaklarında ‘kahrolsun Esad, kahrolsun Rusya’ diye bağırıyor. Arada bir ses, ‘tekbir’ diyor, tekbir getiriyorlardı.  
“Kim bir mümini kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azap hazırlamıştır.” (Nisa Suresi, 93) 
“Kim zulme yarım kelime dahi katkıda bulunursa mahşer günü Allah’ın huzuruna alnında, ‘bu kişinin Allah’ın rahmetinden nasibi yoktur’ diye yazılmış olarak getirilir.” (Hz. Muhammed)







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1768359 µs