Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
18 Haziran 2016

İmanı lafa hayatımızı raksa bıraktık



Bu yılda Ramazan geldi. Geçen yılda gelmişti, bir önceki yılda, daha önceki yılda. Yani hayatta olan için her yıl bir defa Ramazan gelir. Ama her Ramazan’da bir önceki Ramazan’ı aratır. Çünkü ahir zamanda yaşıyoruz ve Allah Resulü (sav) dedi ki; “Her gelen gün bir önceki günden daha çetin olacak.”
Evet, Ramazandayız. Bir arkadaşım, alenen oruç tutmayanlardan, giyimi şöyle böyle olanlardan şikâyetçi oldu. Evet, hassas bir nokta...
Açıkça söyleyeyim ki! Cami önlerinde, sokak başlarında pineklemiş sakallı, şalvarlı tespih, çorap satıcılarını, bir bayan geçerken, ‘cehennem var, cehennem var’ demesi ne kadar cahillik ve abesse, Ramazan’da sokakta yemek, içmek, İslam’a rağmen uygulamalara girmekte en az o kadar cahillik ve ahlaksızlıktır.
Birbirine yabancılaşmış bir millet ve aslını unutmuş bir gençlik var ortada. Hep ‘dünü’ özler cümleler kuruyoruz. Bunun sebebi yaşadığımız zamanda bunalmış ve yarından umudumuzun olmayışıdır. Oysa evlatlarımız yarının umudu, geleceğimizdi. 
Biz, nerde yanlış yaptık? Mesela, kimliğimizi mi inkâr ettik? Yoksa imanımızı lafa, hayatımızı raksa mı bıraktık? Veya evlatlarımızı, “erkektir, yapar”, “ben yaşayamadım, kızım yaşasın” mantığıyla mı büyüttük, ya da büyütüldük? Evet, ne yaptık biz? Nedir bu gençliğin hali? 
Bu soruların cevabını netleştirmek için Prof. Dr. Haydar Baş’ın 1980’lerdeki şu tespitini bir kenara yazalım; 
“İnsan ile İslam’ın arasının açılması için çok ciddi planlar yapılmış ve yapılmaktadır. Neticede; ‘inandım’ dediği hâlde, inançlarından haberdar olmayan; Rabbini sevdiğini iddia ettiği hâlde O’na yönelmeyen; dini dava edindiğini ilan ettiği hâlde canıyla, malıyla, hizmet ve gayretiyle ona sahip çıkmayan, ihmal, tembellik ve güvensizlik belasından kurtulamayan bir nesil gündeme getirilmek istenmektedir. 
Hâlbuki İslam’a, mümin sahip çıkar. Namazı, mümin kılar. Kâbe’ye, Müslüman yüz sürer. Zikre, ibadete, taate, hayra, kardeşliğe ancak, ‘inandım’ diyen insan koşar. Hak adına çile ve meşakkatlere ancak Müslüman göğüs gerer. Dün böyleydi, bugün ve yarın da böyle olması kaçınılmazdır. Zira inanmayandan, dine sahip çıkması, namaz kılması, oruç tutması, zikretmesi, Hak rızası için çeşitli fedakârlıklara katlanması istenmez.”
Evet, planlı bir oyunun belki de son perdesinin oynandığı yılları yaşıyoruz. Siyasilerimiz yıllarca bu oyuna bilerek veya bilmeyerek alet oldular. Aileler geçim derdi, yarın korkusu ile geleceğin neslini unuttular. Haliyle ortaya Anadolu üzerinde hesapları olanların istediği bir nesil çıktı. 
Gençlik ortak paydalarda birleşmek yerine siyasi ve dini anlayışlar tarafından bölündü. Bölünmenin ötesinde bir de karşı karşıya getirildi. Ama ilginçtir! Dini, milli, Avrupai kavramlarla birbirini tenkit eden, aşağılan, meydanlarda birbirlerine küfreden gençlik bir bakıyorsun aynı cafelerde, barlarda, eğlence merkezlerinde yan yana, kol kola nefislerinin isteklerini yerine getiriyorlar.
14 yıldır devleti yöneten iradenin başı çıkmış kadını gündem ediyor, yarım, tam kıyaslaması yapıyor, çocuk sayısı veriyor. 
Sorun! Kadın için, aile için, milli kültür, milli tarih şuuru için ne yaptın? Bu milleti bir ve beraber kılmak için hangi adımları attın? Gençliği ayrıştırmak, damgalamak dışında ne gibi bir icraatın oldu?
Sorun! Bir aile kaç TL aylık girdiye sahip? Sorun. Sonra da kadın nasıl doğursun da ‘tam’ olsun, doğurduğuna nasıl baksın, diye de sorun. 
Yaşadığımız bu acı gerçeği asıl müsebbibi sensin. Şimdi aynaya dönün ve kendinize sorun; Ben bu vebalin altından nasıl kalkarım?







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1542446 µs