Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
19 Haziran 2016

Peygamberimizin son günlerinden



Peygamberimizin günlerce süren teşvik ve tehditlerine rağmen Usame’nin ordusu bir türlü harekete geçmemiş, Medeni’nin hemen dışında bekliyordu. Çünkü Ensar ve Muhacirin önde gelenleri, Peygamberimizin açık ve isim vererek emretmesine rağmen orduya katılmamıştı. 
Peygamberimizin (sav) hastalığı iyice ağırlaşmıştı. Sabah vakti hastalık Efendimizi sardığı sırada Bilal gelerek, ‘Namaz vaktidir’ dedi. Bu söz, Efendimize duyurulunca, ‘Bir başkası namaz kıldırsın Ben, kendimle meşgulüm’ buyurdu. 
Aişe, ‘Ebu Bekir’e emir buyurun (namaz kıldırsın)’ diyerek ileri atılırken, Hafsa da, ‘Ömer’e emir buyurun’ diyordu. 
Resulüllah daha hayatta iken bu ikisinin babalarını yüceltmek için bunca hırslı davrandıklarını görünce, ‘Kendinize gelin, sizler (bu hâlinizle) Yusuf Peygamberin etrafını saran kadınlar gibisiniz’ buyurdu. 
Peygamberimiz (sav) alelacele kalkarak giyindi ve o ikisinden birinin halka namaz kıldırmak için diğerinden öne geçmesini önlemek için ve Aişe ile Hafsa’nın konuşmalarından bu iki kişinin, emrini dinlemeyip Üsame ile yola çıkmadıklarını anlayarak herhangi bir karışıklık çıkmaması için ve muhtemel şüpheleri gidermek için camiye yöneldi. 
Hastalığın etkisi ile o kadar güçsüzleşmişti ki normal olarak ayaklarına basıp yürüyemiyordu. Ali b. Ebi Tâlib ve Fazl b. Abbas koltuğuna girmiş, ayaklarını yerde sürüyerek camiye girdi. Ebu Bekir’in mihrapta durduğunu görünce kenara çekilmesi için mübarek eliyle işaret etti. 
Ebu Bekir kenara çekilince Efendimiz, yerine geçip yeniden tekbir getirerek namaz kıldırdı. O’nun kaldığı yerden devam ettirmedi.” (Şeyh Müfid, El-İrşad)
Peygamberimiz (sav); “Üsame’nin ordusundan geri kalana Allah lanet etsin.” Demişti. Üsama’nin ordusu böylesine önemli ve stratejik bir ordu idi. Ama geri kalanlar oldu.  Hatta namaz kıldırmak için öne geçtiler. Ama Efendimiz o hasta haliyle gelerek yerini hak etmeyenlere bırakmadı.
Hele yattığı yerden, “kalem-kağıt getirin, size benden sonra sapıklığa düşmemeniz için birkaç şey yazdırayım,” emri karşısında, Usame’nin ordusuna katılmayıp oraya gelenlerin, “Peygamber sayıklıyor. Bize, Kuran yeter” diyerek ses yükseltmeleri belki de Allah Resulünün hüznünü hastalığının önüne geçirmişti.    
Peygamberimiz neden Hz. Ebu Bekir’in namazına kaldığı yerden devam etmedi, neden Usame’nin ordusuna muhacir ve Ensar büyüklerinin katılmalarını emretti ve neden kalem, kağıt istedi ve neler yazdıracaktı? Mert olarak bu soruların cevabını bulup, kabul ettiğimizde İslam dünyasında tam bir bütünlük sağlanacaktır. 
Neden’ gelince! Çünkü Peygamberimizin yerine tayin edilen, peygamberlik hariç her alanda vasi olan Ali’ydi ve bu Peygamberimizin arzusu veya isteği de değildi. Allah’ın emriydi ve bu ilahi emir Gadir Hum’da tebliği edilmiş, Müslümanlarda kabul etmişler, söz vermişlerdi. (Geniş bilgi için bknz. Prof. De. Haydar Baş’ın İmam Ali eseri)   
Neden Ali (a.s)?
Evet, Allah (c.c) neden İmam Ali’yi seçmişti? Bu sorunun kısaca cevabını yine Allah’ın sevip, seçtiği imam Ali’den alalım;
“Hz. Muhammed’in arkadaşlarından, kendilerine emanet verilenler bilirler ki, ben bir an bile Allah’a ve Resulü’ne karşı çıkmadım. Kahramanların geri çekildikleri ve ayakların geride kaldıkları yerlerde Allah, Beni şereflendirdiği bir cesaretle O’nu nefsime ortak yaptım.
Ruhu alındığında Resulüllah’ın başı göğsümün üzerindeydi. Kanı avucuma aktı, yüzüme sürdüm. (Rivayete göre Hz. Peygamber hastalığında biraz kan kustu) O’nu yıkamayı üstlendim. Melekler de yardımcılarımdı. Evde ve avluda bağrışmalar oldu.
Meleklerin bir grubu iniyor, bir grubu yükseliyordu. Gizli sesleri kulaklarımdan ayrılmadı. O’nu mezarına defnedinceye kadar O’na salât getiriyorlardı. Hayattayken ve ölüyken kim, O’na, Benden daha layıktır? Basiretlerinizle gidin. Düşmanlarınıza karşı cihatta niyetleriniz sadık olsun. Kendisinden başka ilah olmadığına yemin olsun ki, Ben doğru yoldayım, onlar ise batılın ayak kaydıran yerindedirler. Duyduklarınızı söylüyor, Benim ve sizin için Allah’tan bağışlanma diliyorum.” (Nehcü’l-Belağa s. 219, 220)
“Ey şanlı Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O’nun peygamberlik görevini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah, kâfirler toplumunu doğru yola iletmez.” (Maide 67)
Ve Gadir Hum, İmam Ali’nin hilafet ve velayetinin ilanı…







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2072731 µs