Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
22 Haziran 2016

Cebinizi bilmem ama kalbinize ABDyi soktunuz



Saddamlı yılları hatırlarsınız! Kendisine hiçbir şekilde muhalefet edilmesini hazmedemezdi. Zalimdi. Türkmenlere karşı kimyasal silah kullandığı, binlerce Türkmen’i katlettiği de biliyorsunuz. Türkiye bayağı bir tepki (söz ile) göstermişti. Ama ABD ile dostluğu devam ettiği için ayaktaydı. 
Saddam’ın, ABD ile kadim dost olduğu bu yıllarda, PKK’nın da yeni yeni adı duyuluyordu. PKK’nın merkezi Kandil’di. Kandil’de, K. Irak’ta yani Saddam’ın ülkesindeydi. DİKKAT EDİN! O günde, bugün de hiç kimse Saddam’ın, PKK’ya yardım ettiğini iddia bile etmemişti.
Saddam’ın ‘kadim dostluğa’ aykırı hareket etmeye başladığı yıllarda Barzani ve Talabani, ABD’nin ellerine verdiği muhalefet veya isyan bayrağını açtılar. Özal bu ikisine de ‘kırmızı pasaport’ çıkarttı. Hemen akabinde Körfez Harekatı ve 36. Paralel çizgisi. 
Artık resmi olmasa da Barzani ve Talabani’nin bir ülkesi vardı. Irak bölünmüştü. PKK güçlenmeye devam ediyordu. Tabloya rağmen hiç kimse, ‘SADDAM, TÜRKİYE’YE KARŞI PKK’YI BESLİYOR, BÜYÜTÜYOR, KULLANIYOR’ demedi. 
Kimdi bu PKK’yı besleyen, büyüten, kullanan? Barzani, Talabani derseniz, değil. Çünkü onlarda beslenene, büyütülen vatan hainlerindi. Peki, kimdi bu PKK’yı besleyen? Kim, kim?
Kim olduğunu Erdoğan’da, Kılıçtaroğlu’da, Bahçeli’de, Demirel’de, Çiller’de, Özal’da, Ecevit’te yani bütün siyasiler, bütün genelkurmay başkanları ve askerler, bütün medya biliyordu. PKK’yı besleyen, büyüten, kullanan ABD idi, NATO idi. 
İtirazı olan? Yok. Devam edelim…
Hafız Esad (Beşşar’ın babası) zalimdi. O da Saddam gibi muhalif her sese en sert tepkiti gösteriyor, katliamlar yapıyordu. Artı PKK’nın başı Öcalan’ın, ülkesinde ikamet etmesine izin vermişti. (K. Suriye’deki, Kürtlerin kontrolünü sağlamak için) İlginçtir! Bu tabloya rağmen Suriye sınırımız 900 kilometre sağlamdı. PKK’lılar giriş yaptı, binlerce ton bomba yakalandı, on binlerce silah ele geçti gibi haberler gelmiyordu.          
Öcalan yıllarca bu ülkede 5 yıldızlı bir hayat sürdü. Yunan, Alman, İngiliz, Fransız, ABD ve birçok ülke yetkilileriyle Suriye’de görüştü, konuştu, Türkiye üzerinde planlar yapıldı. Ülkemiz siyasileri de, askerleri de, medyası da bunu biliyor ve görüyordu. Ama ucuz laf dışında icraat yoktu.
Ve anaların gözyaşı artınca siyasilerimiz ve askerlerimiz icraat kararı aldılar. Hafız Esad, Öcalan’ı kovdu. Gittiği ülkede de duramadı. Türkiye istiyor, sahibi nazlanıyordu. En son sahibi ikna edildi ve Kenya’dan teslim alınıp, ülkemize getirildi. 
Tabi Öcalan’ın (PKK’nın) sahibi kim, diyorsunuz? ABD kardeşim. ABD, Öcalan’ı o milliyetçi, cumhuriyetçi, halkçı koalisyona ‘idam etmeyeceksiniz’ emriyle beraber verdi. Tamam denildi ve sular duruldu. Ama terör bitmedi. Sadece sahibi tarafından bağlandı, uykuya yatırıldı.
Ülkemiz 80’lere, 90’lara göre silah teknolojisi, istihbarat, haberleşme vs. bakımlarından bakarsak çok çok ileride. Ama ülkemiz yanıyor, terör devlete kafa tutuyor ve bir ümitsizlik ortamı var. 
Sayın Erdoğan son bir yıl içerisinde defalarca; “Terör örgütleri akrep gibidir. Eninde sonunda kendilerini taşıyanları, destekleyenleri, kullananları da sokarlar.” Cümlesini kurdu.
Açıktır ki! PKK’yı büyüten, debine koyan Saddam veya Hafız Esad değil. Bunlar öldü. PKK büyüuor. Yeni Irak yönetimi kendi derdinde. Beşşar Esad ise Hçlılara karşı artı PKK’nın Suriye versiyonu PYD’ye (YPG) karşı savaşıyor. 
Sayın Erdoğan’a sormak istiyorum; Dün dağlarımızdan aşağı inemeyen PKK şimdi TBMM’nin yanında, İstanbul’un ortasında, Manisa’da, Afyon’da, İzmir’de, Giresun’da yani Türkiye’nin dört bir yanında bomba patlatıyor, yol kesiyor. Devlete meydan okuyor.
650’den fazla vatan evladını kaybettik. Binlerce yaralımız var. İtiraf edilmese de doğu ve güneydoğu coğrafyamızda gayri resmi bir tahliye süreci yaşanıyor. PKK kolorduya saldırıyor. Nerde, ne zaman eylem yapacağını kimse kestiremiyor. Ülkenin her tarafında korku, korkulu bir bekleyiş var. 

Sonuç!
Ülkemizin bu noktaya gelmesinin sebebi çözüm süreci ile birlikte açıkça PKK’nın cebe konulması. DAHA DA ÖNEMLİSİ İSE İKTİDARIN, ABD’Yİ KALBİNE SOKMASIDIR.
Kalpten ABD (NATO) atılmadıktan sonra PKK daha çok sokar. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2065184 µs