Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
23 Haziran 2016

'Ey maymuna çevrilmiş olanların kardeşleri'



Hendek Savaşı öncesi ve sonrası ile her daim Müslümanlar için örnek olacak, ölçü olacak hikmetler taşır. 
Peygamberimiz (sav) Medine’ye hicreti ve İslam Devletini kurması burada yaşayan Yahudileri derinden yaralamıştı. O dönemde Medine’de 3 büyük Yahudi kabilesi vardı; Ben-i Nadir, Ben-i Kaynuka ve Kurayzaoğulları.   
Bu Yahudiler her fırsatta münafıklarla işbirliği yaparak İslam, Peygamberimiz ve Müslümanlar aleyhine fitne, fesat çıkarıyor, icraatlara girişiyorlardı.
Ben-i Nadir ve Ben-i Kaynuka işledikleri cürümler sebebiyle Medine’den sürüldüler. Kurayzaoğulları kaldı. Ben-i Nadir ve Ben-i Kaynuka Yahudileri intikam için Mekkeli müşrikleri, Bedir ve Uhud’un intikamı için tahrik ettiler. Diğer taraftan da Medine’de kalan Kurayzaoğullarını, Hz. Peygamber ve Müslümanları savaş esnasında arkadan vurmak için ikna ettiler. Ve müşrikler büyük bir ordu hazırlayıp, yola çıktılar.  
Peygamberimiz (sav) ashabını toplayarak nasıl bir strateji izleyecekleri konusunda istişare yaptı. Hz. Selman’ın (Allah şefaatine nail eylesin) görüşü beğenildi. Medine’nin etrafına hendekler kazılacak ve müşriklerle savunma savaşı yapılacaktı. 
Peygamberimiz (sav) Medine’den sürülen Yahudilerin icraatlarını, müşrik ordusunun harekete geçtiğini önceden haber almıştı. Müşrikleri Medine dışında karşılayacak olan İslam Ordusu da harekete geçti. Peygamber Efendimizde (sav) Medine’deki, Yahudilerle bir anlaşma yaptı. Savaş esnasında Medine’deki can ve mal güvenliğini sağlamak istiyordu. 
“Peygamberimizin (sav) Ben-i Kurayza Yahudilerine karşı tedbirli ve uyanık davranması, bunun için halkı muhkem yerlere yerleştirmesi, durumlarını tahkik ve kontrol ettirmesi ve hatta ihtiyat-tedbir olarak 500 kişinin arkada bekletilmesi; gerçek müminin tedbirli, teennili ve uyanık olması gerektiğine en güzel örnektir.” (Prof. Dr. Haydar Baş)
Benî Kurayza Yahudilerinin, anlaşma hükümlerini hiçe sayarak, savaşın en zor döneminde müşriklerle iş birliğine giriştiler. Medine üzerine baskınlar düzenleyerek, Müslüman aile ve çocukları kılıçtan geçirme teşebbüsüne kalkıştılar. Bu hareketleriyle, Müslümanları, harp endişesinden daha büyük bir telâş ve endişeye düşürdüler. 
Müslümanları arkadan vurdular. Can, mal, namus, inanç güvenliğini sağlayan devlete ihanet ettiler. Tabi bu noktada Peygamber Efendimizin (sav) aldığı istihbarat bilgileri ve bu bilgileri iyi organize ederek müşriklerle, Yahudileri birbirlerine düşürdü. Neticede müşrikler geldikleri gibi gittiler. Kurayzaoğulları ise hayal kırıklığı içinde, Medine’ye iki saatlik mesafede bulunan kalelerine çekildiler.
Peygamberimiz, Hendek zaferinin akabinde Medine’ye döner dönmez, Allah’ın emri gereği miğferini bile çıkarmadan Kurayza üzerine hareket etti. Hz. Bilal’e (r.a) emir buyurarak Müslümanlara, Allah’ın bu emrini duyurmasını istedi. Müslümanlar hemen toplandı. 
Sancağı, Hendek Savaşında olduğu gibi sancaktarı İmam Ali’ye verdi. Ordudan önce yola çıkan İmam Ali, Kurayzaoğulları kalelerine yaklaşarak, sancağı kalenin dibine bıraktı. Kurayzaoğulları, Peygamber Efendimize hakaretler ediyor, ileri geri konuşuyorlardı. 
İmam Ali bu sözleri Hz. Peygamberin duymasını istemiyordu. Oradan ayrılarak Peygamberimiz karşıladı ve “Ya Resulallah! Şu şirret adamların yakınına kadar varmasan olmaz mı?” dedi.
Resul-i Ekrem, “Neden?” diye sordu. Hz. Ali, Yahudilerden işittiği nahoş sözleri tekrarlamaktan utanıp sustu.
Peygamber Efendimiz, “Herhalde sen onlardan, beni üzecek birtakım sözler işitmişsindir” deyince, Hz. Ali, “Evet ya Resulallah” diye karşılık verdi.
Peygamber Efendimiz; “Musa Peygamber, bundan daha ağırıyla karşılaşmış daha çok üzülmüştü! Git! O Allah düşmanları, beni görecek olurlarsa, söylemiş oldukları çirkin sözlerden hiçbirini söyleyemeyeceklerdir!” dedi. 
Peygamberimiz (sav) Yahudilerin kalelerinin dibine kadar vardı; oradan Yahudi ileri gelenlerinin isimlerini birer birer zikrederek onlara, “Ey Allah’ın gazabına uğrayarak maymuna çevrilmiş olanların kardeşleri! Allah, sizi hor, hakir kıldı mı? Belâsını, cezasını üzerinize indirdi mi? Demek ki siz, bana kötü söz söylediniz! Öyle mi?” diye sordu.
Yahudi ileri gelenleri, “Yâ Eba’l-Kasım! Sen, sözünü bilmezlerden değildin! Musa’ya indirilmiş olan Tevrat’a yemin ederiz ki biz, Sana hiçbir kötü laf söylemedik” diyerek yeni bir inkar ve ihanete kalktılar. (yarın devam) 
Not; Geniş bilgi ve hikmetler için Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el Lil Alemin eserine bakınız.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1544672 µs