Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Ali Nezir
Yeni Mesaj Gazetesi

Ali Nezir
11 Temmuz 2016

Peygamber Efendimize (s.a.a.) yapılan suikast-I



Peygamber Efendimize (s.a.a.) çok defalar Mekkeli müşrikler tarafından suikast girişimleri yapılmıştır. Bunun yanında Hayber’in fethinden sonra Yahudi bir kadın olan, Zeynep bint-i Haris’in zehirli keçi veya koyun eti ile yaptığı suikast, zihinlerimizde canlanmaktadır.
Bu suikastları yapanların hepsi, kâfirler ve müşriklerdi. Peygamber Efendimize (s.a.a.) karşı giriştikleri bu düşmanca tutumun neticesinde, O’nu savaş meydanlarında ve yüzüne karşı öldüremeyeceklerini anlamış bundan dolayı Efendimize (s.a.a.) suikast planları yapmışlardı.
Burada anlatmak istediğimiz ise meşhur Tebük gazvesinden Medine’ye dönerken Müslümanların ordusunun içinden Peygamber Efendimize (s.a.a.) yapılan suikasttır. Mallarından, çocuklarından hatta kendi nefislerinden daha çok sevdikleri, değer verdikleri, Âlemlerin Efendisini, kendi arkadaşları niçin öldürmek istesin?
Bu sorunun cevabını sizden daha çok ben merak etmekteyim!
Pekâlâ, bu suikasttan hangi eserlerde bahsediliyor?
Bazen olaylar anlatılır sonrasında deliller sunulur. Bazen deliller sunulur, sonrasında olaylar anlatılır.
Seyyid Kutub’un, Fi Zilâli’l-Kur’an adlı eserinin 5. cilt 444 ve 445. Sayfalarından takip ediyoruz: 
Tevbe suresi 74. Ayet-i kerime ‘başaramayacakları bir işe giriştiler.’ Bu ayetin bu bölümünün, Peygamberimizin –salât ve selâm üzerine olsun- Tebük’ten dönerken suikasta uğraması ile ilgili olduğuna dair pek çok rivayetler vardır. Bunlara göre Peygamberimiz savaştan döndüğü sırada münafıklardan bir grup O’nu pusuya düşürmek istemiştir. Ayetin bu bölümü de bu olayı kastetmiştir. Şimdi bu rivayetlerden bir tanesini buraya aktaralım:
İmam Ahmed –Allah O’na rahmet eylesin- der ki;
Yezid’den, Velid b. Abdullah b. Cemiy’den, Ebu Tufeyl’den gelen rivayette diyor ki;
Peygamberimiz- salât ve selâm üzerine olsun- Tebük savaşından dönerken bir adamın şu sözleri ilan etmesini istedi: “Allah’ın Resulü -salât ve selâm üzerine olsun- dağın yüksek yolunu tuttu. Kimse o yola girmesin!”
Peygamberimiz -salât ve selâm üzerine olsun- bir ara patikada yürüyordu. Önünde Huzeyfe, arkasında Ammar vardı. Tam bu sırada maskeli bir grup, süvari olarak geldi. Ammar’a yetiştiler. Ammar, Peygamberimizin -salât ve selâm üzerine olsun- bineğini sürüyordu. Artık Ammar -Allah ondan razı olsun- onlara döndü ve onların bineklerinin yüzlerine vurmaya başladı. Peygamberimiz -salât ve selâm üzerine olsun- bu arada Huzeyfe’ye, “Daha hadi, daha hadi” diyerek bu şekilde aşağı kadar indiler. Sonra Ammar da döndü geldi. Peygamberimiz, “Ey Ammar, onları tanıdın mı?” diye sordu. Ammar:
“Bineklerin hepsini tanıdım. Ancak adamlar maskeliydi.”
“Ne yapmak istediklerini anladın mı?” diye sorduğunda, Ammar:
“Allah ve Peygamberi daha iyi bilir” dedi.
Peygamber buyurdu ki:
“Peygamberin bineğini ürkütmeyi ve bu yüksek yerde O’nu bineğinden düşürmeyi istiyorlardı.”
Bu olaydan sonra Ammar, Peygamber’in -salât ve selâm üzerine olsun-ashabından birine, “Allah aşkına söyle, Akabe ashabı (Peygamberimizi geçitte kıstırmak isteyenler) kaç kişiydi?” diye sordu.
Adam, “On dört kişiydiler” dedi.
“Eğer sen de onlardan biri isen on beş kişi olurlar” dedi.
Ammar der ki: “Peygamber bunlardan üç kişinin adını söyledi. Ve onları hesaba çektiğinde onlar, ‘Biz Resûlullah’ın böyle bir ilan yaptığını duymadık’ dediler. Biz onların ne yapmak istediklerini de bilmiyorduk.”
Ammar der ki: “Geriye kalan on iki kişinin hem bu dünya hayatında, hem de şahitlerin konuşacağı ahiret gününde Allah’a ve Resulüne karşı savaş açtıklarına şahitlik ederim.”
İşte bu olay, onların niyetlerini ortaya koyuyor. Ayet bu olayı kastetse de, kastetmese de bu insanların niyetleri ortadadır. Bu insanların içlerinde buna benzer bir hainliğin bulunması, gerçekten hayret edilecek bir şeydir.
(Yazının devamı yarın).







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Vatan ve Bağımsızlık
    • 25 Eylül 2017 Peygamberin evladını katledenler
    • 24 Eylül 2017 Kerbelanın tarihinde gördüğü işgaller
    • 23 Eylül 2017 Ah Kerbel
    • 22 Eylül 2017 Muharremiyeler ve makteller
    • 21 Eylül 2017 Muharrem ayı
    • 10 Eylül 2017 Gadir-i Hum ve hilafet
    • 26 Ağustos 2017 Yaşamak ve yaşatmak
    • 21 Ağustos 2017 Peygambere yakınlıkta sahabe ve bizler!
    • 17 Ağustos 2017 Deprem
    • 14 Ağustos 2017 Müslümana bahşedilen?
    • 7 Ağustos 2017 Osmanlıların Yahudi siyaseti!
    • 24 Temmuz 2017 Yaşamak, ama kim ile!
    • 17 Temmuz 2017 Zalimler hidayete eremez
    • 10 Temmuz 2017 Gıybet!
    • 9 Temmuz 2017 Ahlak ve Hucurat suresi
    • 3 Temmuz 2017 Fethetmek
    • 24 Haziran 2017 Nasb
    • 5 Haziran 2017 Hilalin görülmesi, hicri takvim ve Atatürk
    • 29 Mayıs 2017 Güzel!

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1783846 µs