Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Ali Nezir
Yeni Mesaj Gazetesi

Ali Nezir
18 Temmuz 2016

İftira



Yalan söylemek, uydurmak, asılsız isnatta bulunmak gibi manalara gelen iftira en güzel ifade tarzı ile Yüce kitabımız Kuranı Kerimde Nur suresi 11. Ayeti kerimeden başlayarak 17. Ayeti kerimeye kadar şöyle buyurmaktadır;
“Haberiniz olsun ki, iftira ile gelenler sizin içinizden bir gruptur. Onu, hakkınızda bir şer sanmayın. Belki o hakkınızda bir hayırdır. Onlardan her kişiye o vebalden kazandığı, büyüğüne girişen, ona da büyük bir azap vardır.
Ne vardı onu işittiğiniz zaman, erkek ve kadın müminler, kendi kendilerine iyi kanaat besleselerdi de “bu açık bir iftiradır” deselerdi ya! 
Ona dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getiremediler, o halde onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.
Eğer dünya ve ahirette Allah’ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, o daldığınız yaygarada size mutlaka büyük bir azap dokunurdu. 
O sırada ki, dillerinizle birbirinize yetiştiriyordunuz ve ağızlarınızla hiçbir bilginiz olmayan bir şey söylüyor ve onu kolay sanıyordunuz. Hâlbuki o, Allah katında büyük bir günahtır.
Onu işittiğiniz zaman:” Bunu söylemek bize gerekmez. Haşa! Bu bir iftiradır.” Deseydiniz ya!
“Böyle bir şeye ebediyen dönmeyin, eğer müminseniz” diye Allah size öğüt veriyor.
Kısaca bu ayeti kerimeler de Hz. Ayşe annemizin, ifk olayı anlatılmakta ve Kuranı Kerimin asırlar boyunca devam eden tazeliğiyle, Müslümanlara, iftirayı duyduklarında yapmaları gerekenleri bir ders olarak sunulmaktadır. 
Bir Müslüman’a iftira atılması ile iki hak ihlal edilmiş olur. Birincisi, Allah’ın hakkı, ikincisi o kulun hakkı. Eğer iftira namus ile alakalı ise, cezası Kuranı Kerimde seksen değnek had ile sınırlanmıştır. Bunun dışında, İman meselelerinde, itikat ve ameli konularda atılan iftiranın cezası aynı namus cezası gibi görülür. Çünkü İslam Müslümanın, nefsini, aklını, malını, namusunu, itikadını korumak konusunda gayet titizdir. İftira atan “Müfterinin” şahitliği hiçbir zaman kabul edilmez. İftira edene, İslam dininde verilen sıfat “fasıktır”. 
Günümüzde basın ve yayın yoluyla iftiralar daha büyük kitlelere ulaşmakta, bununla beraber müfterinin günahı o derecede büyük olmaktadır. Müfteri, iftira attığından helallik alamadığı müddetçe Allah’a kendisini af ettiremez. 
Peygamber Efendimize, Miraç gecesi bir topluluk gösterildi. Her birinin elinde bakır tırnaklar vardı. Yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı. Bunlar kimlerdir?  diye sorunca Cebrail(a.s.) Gıybet ve iftira edenlerdir, dedi.(Kütüb-ü sitte 12/122). 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Vatan ve Bağımsızlık
    • 25 Eylül 2017 Peygamberin evladını katledenler
    • 24 Eylül 2017 Kerbelanın tarihinde gördüğü işgaller
    • 23 Eylül 2017 Ah Kerbel
    • 22 Eylül 2017 Muharremiyeler ve makteller
    • 21 Eylül 2017 Muharrem ayı
    • 10 Eylül 2017 Gadir-i Hum ve hilafet
    • 26 Ağustos 2017 Yaşamak ve yaşatmak
    • 21 Ağustos 2017 Peygambere yakınlıkta sahabe ve bizler!
    • 17 Ağustos 2017 Deprem
    • 14 Ağustos 2017 Müslümana bahşedilen?
    • 7 Ağustos 2017 Osmanlıların Yahudi siyaseti!
    • 24 Temmuz 2017 Yaşamak, ama kim ile!
    • 17 Temmuz 2017 Zalimler hidayete eremez
    • 10 Temmuz 2017 Gıybet!
    • 9 Temmuz 2017 Ahlak ve Hucurat suresi
    • 3 Temmuz 2017 Fethetmek
    • 24 Haziran 2017 Nasb
    • 5 Haziran 2017 Hilalin görülmesi, hicri takvim ve Atatürk
    • 29 Mayıs 2017 Güzel!

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2046223 µs