Piyasalar

21 Mart 2019, Perşembe tsi
°C

En Sıcak Konular

Muharrem Bayraktar
mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Muharrem Bayraktar
27 Temmuz 2016

Vatikanın misyonu ve darbeye giden yol



FETÖ’nün devleti ele geçirmek için yaptığı darbe girişimine dair her geçen gün vahim bilgiler geliyor. Aslında Fethullahçılar, hükümetin kendilerine verdiği imkânlarla devleti zaten ele geçirmişlerdi, bunu darbe ile “resmiyete” kavuşturacaklardı!
Bilen biliyor ki, yıllardan beri, devlet demek FETÖ demekti. Ordu, istihbarat, emniyet, milli eğitim, maliye v.s tamamen bunların kontrolüne idi.
Devleti büyük bir iştahla ve zevkle bunlara teslim ederler, en az darbeyi yapanlar kadar sorumludur.
Bülent Arınç’ın “yahu ne kadar ahmakmışım” diyerek kıvırması, 2010 KPSS sınavında soruların cemaat tarafından çalındığını gündeme getirenlere karşı cemaati savunan, göğsünü siper ederek bu hırsızların tarafında yer alan Hüseyin Çelik ve ekibi de en az darbeciler kadar sorumludur.
Hükümetin önüne “bizim devlete hakim olacak yeterli kadromuz yok, bu açığı Fethullah’ın ekibi ile giderelim” diyen AKP’nin kripto FETÖ’cüleri bu darbenin failleri arasında yer almalıdır.
“Haberimiz yoktu demek, ahmaklığı oynamak” milleti ahmak yerine koymaktır.
FETÖ/PDY yapılanmasını soruşturan savcıların iddianamesi basına yansıdı. İddianameyi hazırlayan dört savcı, açık ve net tespit etmiş:
“-FETÖ için öncelikli yer TSK’dir. Burada örgüt aşırı bir kadrolaşmaya gitmiştir.
-TSK içerisindeki bu yapı ordu disiplinini bozacak ve ülke savunmasında zafiyet oluşturacak bir yoğunluğa ulaşmıştır.
-Son yıllarda bu örgütten olmayan neredeyse hiç kimse askeri okullara girememektedir.
-Kurmay subaylık sınav soruları önceden elde edilip örgüt mensuplarına itaat ve eğitim kriterine göre verilerek avantaj sağlanmıştır.”
Savcıların “ordu içinde disiplini bozacak ve savunma zafiyeti oluşturacak” boyuta gelen Fethullahçı kadrolaşmanın faillerinin de bir bir ortaya çıkarmasını ümit ediyoruz.
Görülüyor ki,”bu çete” devlete karşı darbeyi “çoktaaan!” yapmış.
Prof. Dr. Haydar Baş’ın muhteşem bir eseri vardır: Milli ve dini bütünlüğümüze yönelik tehditler.”
Bu kitap 20 yıl kadar önce yayınlandı. Osmanlı’dan bugüne Türkiye coğrafyası üzerinde batının oyunlarını anlatıyor ve “dini bütünlüğümüze vurulan darbenin, her defasında milli bütünlüğümüze ve devletin varlığına yönelik bir tehdit olarak” karşımıza çıktığını delilleriyle anlatıyor.
Fethullah Gülen, 1997 yılında görünürde dini bir faaliyet olan “dinler arası diyalog” görüşmelerinin bir parçası olarak Vatikan’a gitmiş ve Papa 2. Jean Paul’e sunduğu mektupta “biz Vatikan misyonunun bir parçası olarak buradayız” demişti.
O misyonun sadece bir dini misyon olmadığı, bugün kanlı bir darbe girişimi olarak ülkeye kast eder hale geldiğini hep birlikte gördük.
Yani, Haydar Hoca’nın “tehdit, milli ve dini bütünlüğümüzedir” tezi bir kez daha haklı çıktı.
Fethullah Gülen, Vatikan’da Papa ile görüştükten sonra ATV’de Ali Kırca’nın sunduğu haberlere telefonla bağlanmış, “Vatikan’da papa ile görüşmesine tepki gösteren çevreleri dar görüşlülükle suçlamıştı.”
Vatikan’la diyalog kurmaya gidenler, devlete kurşun sıkma noktasında geldiler.
Kimin dar görüşlü kimin GENİŞ GÖRÜŞLÜ olduğu bugün ortaya çıktı!
Devletin ve milletin de ihtiyacı olan şey bu geniş görüşlü ve geniş ufuklu kişilerdir.
Yaşadığımız sorunların temelinde bu “ufuk sorunu” vardır.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2017 Amerikanın zehirli hançerleri
    • 30 Ekim 2017 Haydar Hocanın Cumhuriyet Bayramı
    • 10 Ekim 2017 Lafla bilim olmaz
    • 28 Eylül 2017 Kabe İmamının Amerikaya duası
    • 26 Eylül 2017 Barzani meydan okuyor
    • 22 Eylül 2017 Liyakat yerine siyaset hakim olunca
    • 21 Eylül 2017 Silah yasağı neyin işareti?
    • 20 Eylül 2017 Planlı kalkınmadan pilavlı kalkınmaya
    • 19 Eylül 2017 Çocuklar ölürken hiç düşündük mü?
    • 18 Eylül 2017 Barzani Sevr geri gelsin diyor
    • 16 Eylül 2017 Cenaze kavgası
    • 15 Eylül 2017 İzmirin dağları ve Abdülhamit
    • 14 Eylül 2017 Mossadın imamları
    • 13 Eylül 2017 Arakan Müslümanları Osmanlıya değil, Atatürke destek vermişti!
    • 12 Eylül 2017 ABDden IŞİD tahliyesi
    • 9 Eylül 2017 Atatürk ve Haydar Baş çizgisi
    • 8 Eylül 2017 Atatürke göre emperyalizm kalıtımsaldır
    • 29 Ağustos 2017 Yunan keşke gelse miydi?
    • 28 Ağustos 2017 Kürdistan politikaları
    • 26 Ağustos 2017 Siyaset, feraset ve hamaset

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    41596 µs