Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Mustafa Hilmi Yıldırım
Yeni Mesaj Gazetesi

Mustafa Hilmi Yıldırım
28 Temmuz 2016

Normalleşme hızlandırılmalı



 Son darbe girişimi, milletin demokratik tepkisi, onun etkili olmadığı yerlerde soylu direnişi ve sağduyulu güvenlik güçlerinin karşı hamlesiyle bastırıldı. Ancak bu darbe girişimi, başarılı olanlar kadar siyasi, askeri, ekonomik ve sosyal hayatımızda tahribat yapmıştır. Bunun onarılması ve yaraların sarılması içinnormalleşme süreci bir an önce başlatılmalı ve hızlandırılmalıdır. 
Milletimiz, her dönemde darbelere karşı olmuştur. Fakat bazı dönemlerde karşı oluşunu sadece oyuyla ortaya koyabilmiştir. Son darbe girişiminde ise, ölümü göze alarak sokaklara çıkmış, fiili olarak tepki göstermiştir. 
Bu takdire şayan durum, darbe girişimin bastırılmasıyla bitirilmemiş, sürdürülmesi için desteklenmiş ve teşvik edilmiştir. Ne var ki, milletin bir kısmında,  “Demokrasi Nöbeti” adı altında gece sabahlara kadar yapılan gösterilerin uzun sürdüğü kanaati oluşmuştur. Elbette barışçıl gösterilere kimsenin diyeceği bir şey olamaz. Zira o gösteriler, uyanıklığın, duyarlılığın belirtisidir, ama sınırın da aşılmaması gerekir. 
Demokratik gösteriler önemli, fakat ondan daha önemli olan devlet adamlarının, bu gösterilerin etkisinde kalmamalarıdır.  Bir başka deyişle devlet adamları kitle psikolojisini dikkat almalı, ama onunla hareket etmemelidir. Çünkü kitlelerin sürükleyici gücüne kapılanlar, her zaman hayal kırıklığı yaşamışlardır. Onun içindir ki, kitle baskısı var diye ihtiyat elden bırakılmaz. 
Darbelere karşı durulmasının en önemli nedenlerinde biri, milletin iradesinin yok sayılmasıdır. Hâlbuki insanın iradesi başkaları tarafından alınamayacak bir değerdir. İşte milletimiz, bu değerine ipotek koymaya çalışanlara karşı, açık seçik tavrını göstermiştir.
Görülen o ki, bundan böyle milletin iradesine dayanmayan hiçbir güç iktidar olamayacak, olsa bile iktidarda kalamayacaktır. Bu gerçeği, darbe ruhu taşıyanlar artık görmeli ve o düşünceleri akıllarının ucundan dahi geçirmemelidirler. 
Evet, darbe atmosferinden süratle çıkmak ve normalleşmek için atılması gereken adımları zaman geçirmeden atmak gerekir. Bu adımların başında da darbecilerin adaletle yargılanmaları gelmektedir.  
Ülkemizde, geçmişte İstiklâl Mahkemeleriyle çok kötü örnekler sergilenmiştir. O dönemin anlayışını yansıtması bakımından bir sözü nakletmek gerekir. Şark İstiklâl Mahkemesi üyelerinden Lütfi Müfid (Özdeş) Bey, tartıştığı Savcı Süreyya Bey’e şöyle demiştir:  “Bizim belli bir amacımız vardır. Ona varmak için ara sıra kanunların üstüne de çıkarız.” 
Darbeciler, bu zihniyetle hareket ederler, ama devlet asla böyle davranamaz, davranırsa meşruiyetini tartışmalı hale getirir. Hz. Ali (ra) der ki: “İktidar sahiplerinin en çirkin işi öç almaktır.”
Hâsılı, adaletin herkes için geçerli olduğunu, zalim ve hain darbecilere de göstermek gerekir. Zaten devlet de budur. Devlet ve adalet,  birbirinden ayrılmayan iki kavramdır. Birbirlerinden ayrıldıklarında ne devlet yaşar, ne de adalet uygulanır. O zaman anarşi, kargaşa, bunalım ve buhran kaçınılmaz olur. Kukla darbecileri, sahaya süren kuklacıların nihai amacı da bu değil miydi?







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2017 Bilginin gücü
    • 29 Ağustos 2017 Sömürü ve soygun aracı
    • 22 Ağustos 2017 Demokrasiden diktatörlüğe dönüşüm
    • 14 Ağustos 2017 Bolluk içinde kıtlık
    • 20 Temmuz 2017 İhtilaf ve çatışma
    • 13 Temmuz 2017 Terörle fikri mücadele
    • 29 Haziran 2017 Medeniyet krizi
    • 20 Haziran 2017 Büyümeyle büyülenmek
    • 16 Haziran 2017 Düşmana aldanan yöneticiler
    • 5 Haziran 2017 Ortadoğuda aşiretlerin yeri ve önemi
    • 1 Haziran 2017 Küresel terörizmin kurucusu ve koruyucusu
    • 22 Mayıs 2017 Fikri sömürü
    • 13 Mayıs 2017 Vekalet savaşları ve kaos
    • 8 Mayıs 2017 Barışı isteyenler ve istemeyenler
    • 2 Mayıs 2017 Siyasi sistemlerin önemi
    • 21 Nisan 2017 Yeni paylaşım savaşları
    • 10 Nisan 2017 Adaletsiz dünya düzeninin çöküşü
    • 4 Nisan 2017 Ortadoğu ve din savaşları
    • 29 Mart 2017 Görüntüyle aldatmak
    • 18 Mart 2017 İlkesiz dış politika

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1544095 µs