Piyasalar

21 Mart 2019, Perşembe tsi
°C

En Sıcak Konular

Muharrem Bayraktar
mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Muharrem Bayraktar
16 Ağustos 2016

Biz haine hain deriz!



FETO’ya herkesin mübarek zat olarak baktığı, hatta bazılarının adeta taptığı yıllardı. Hakkında açılan dava sonucu, tutuklanma riski doğunca bugün ortalıkta “ulusalcı” olarak geçinen, dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın, Gülen’in yanına refakatçi olarak iki komiseri vererek ABD’ye gönderdiği 1999 yılı.

ABD’ye gidebilmesi için CIA ajanı Graham Fuller’in nasıl referans verdiğini de en iyi bilen kişi Tantan olsa gerek.

ABD’ye gitmesine gitti ama Türkiye’de hep gündemdeydi bugünün, FETÖ’sü dünün muhterem Hocaefendisi!

Elimizde o günlere ait “gizli” kayıtlı bakanlık yazışmaları, onlarca belge var. Dönemin iktidarı, “koruma ve kollama amacıyla!” FETO’yu ABD’ye gönderirken, Türkiye’de “Haydar Baş ve grubu ile yoğun bir şekilde mücadele edilmesini” emreden “yazışmalar” yapıyordu.

FETO sözümona ABD’deydi ama aslında Türkiye Cumhuriyeti’nde iktidarını pekiştiriyor, kadrolaşıyor, derin ve sinsi bir şekilde devleti adım adım ele geçiriyordu.

Yurt dışına gönderilen “mağdur” aslında pek de “mağrur”du!

Prof. Dr. Haydar Baş’ın geçen hafta yazdığı “Bütün davaları FETÖ kaybetti” başlıklı yazıda anlattığı onlarca olayda olduğu gibi devlet ve devletin içinde gizli FETO çeteleri bütün güçleriyle “üzerimize” geldiler.

Bugün ortalıkta “aldatıldık” diye gezen siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler, işadamları ve bil cümle “gaflet” takımının hepsi karşı cephede, “diyalog cephesinde” idi.

Kimse sağa sola kıvırmasın, Türkiye’de FETÖ’nün ilk kumpas kurduğu grup Haydar Baş ve arkadaşlarıdır.

Polisler, 2001 yılında, “bir ihbar üzerine!” BTP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Abdullah Terzi’nin ve Ankara İl Başkanı İzzet Yaşar’ın evlerini basarak her tarafı didik didik aradılar. Ele geçirdikleri BTP’li gençleri tartaklayanlar Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nin FETO’cu polisleriydi.

FETO hakkında yapılan ve onun Vatikan’la olan ilişkisini deşifre eden “Hıristiyanlığın Truva Atı” isimli kasetin basıldığı merkezi arıyorlardı. Çünkü Pensilvanya bu kasetten çok rahatsız olmuştu.

Daha sonraki tespitlerimizde gördük ki, ihbarı yapanlar da, baskına gelenler de, arkadaşlarımızı derdest edenler de hep FETO’nun emniyet  ekibiydi.

Ekibin başında Komiser Osman Çangal vardı. Çangal bu baskından sonra ödül olarak Abdullah Gül’ün koruma amirliğine atandı. Hem Dışişleri Bakanı iken, hem başbakanken, hem Cumhurbaşkanı iken hep “O’nu korudu!”

Baskında bir şey bulamadılar ama aynı süreçte Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da birçok arkadaşımızın evine gizlice girilerek her taraf darmadağın edilerek “kaset” araması yapıldı. Araçlarımız sivil ekiplerce sürekli takip edildi.

Sayın Baş anlattığı için ayrıntıya girmiyorum televizyonlarımız, radyomuz, kolejlerimiz basıldı, vakıflarımız, derneklerimiz hallaç pamuğu gibi savruldu, reklam gelirlerimiz bıçak gibi kesildi.

Fakat Haydar Baş ve arkadaşları hiç yılmadan bu çetenin dinimize, mukaddesatımıza, vatanımızın bütünlüğüne vurduğu darbeyi anlatmaya devam etti.

Bütün bunlar olurken bugün ortalıkta, medyanın FETO karşıtı geçinen “yavşak” takımının çoğu, FETO’nun papazlara verdiği iftar sofralarında meşk âlemindeydi.

Ve bu duruşumuza dair bugün hiçbiri “Haydar Hoca haklıydı! Helal olsun O’na! Gerçekleri sadece o gördü” diyerek tek satır yazmadılar, yazmıyorlar.

Bizim ise çizgimiz net:

Biz, “Sıratı müstakim üzre gözetirim Rahimi/ İblisin talim ettiği yola minnet eylemem.”

Çizgisinden hiç taviz vermedik.

Bu satırların yazarı FETO’nun ABD’ye gidişi üzerine yazdığı bir yazıda ona “hain” demişti. FETO, beni anında mahkemeye verdi. Hem yüklü bir tazminat hem de ceza davası açtı. Savcı ilk ifademi alırken, mahkeme sürecinde lehime olacağını düşünerek “Muharrem Bey, bu yazıda hain diyerek Fethullah Gülen’i kastetmedin değil mi” diye sordu. Ben “Hayır efendim, orada Gülen’i kastettim” diye cevap verdim.

Mahkemede de savunmamı vererek beraat ettim.

Bu davanın çilekeş insanlarının hepsi bu zulüm ve baskı döneminde yüzünün akı ile çıktı.

Biz, safımızı iklim değişikliğine göre ve konjonktüre göre belirlemedik, belirlemeyiz de.

Biz her dönemde “Bayraksız olamam” diye haykırdık, “devlet,millet,asker el ele, bu ülke bölünmez” diye şarkılar söyledik.

Biz dosta, dost deriz, haine hain.

Böyle biline…








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2017 Amerikanın zehirli hançerleri
    • 30 Ekim 2017 Haydar Hocanın Cumhuriyet Bayramı
    • 10 Ekim 2017 Lafla bilim olmaz
    • 28 Eylül 2017 Kabe İmamının Amerikaya duası
    • 26 Eylül 2017 Barzani meydan okuyor
    • 22 Eylül 2017 Liyakat yerine siyaset hakim olunca
    • 21 Eylül 2017 Silah yasağı neyin işareti?
    • 20 Eylül 2017 Planlı kalkınmadan pilavlı kalkınmaya
    • 19 Eylül 2017 Çocuklar ölürken hiç düşündük mü?
    • 18 Eylül 2017 Barzani Sevr geri gelsin diyor
    • 16 Eylül 2017 Cenaze kavgası
    • 15 Eylül 2017 İzmirin dağları ve Abdülhamit
    • 14 Eylül 2017 Mossadın imamları
    • 13 Eylül 2017 Arakan Müslümanları Osmanlıya değil, Atatürke destek vermişti!
    • 12 Eylül 2017 ABDden IŞİD tahliyesi
    • 9 Eylül 2017 Atatürk ve Haydar Baş çizgisi
    • 8 Eylül 2017 Atatürke göre emperyalizm kalıtımsaldır
    • 29 Ağustos 2017 Yunan keşke gelse miydi?
    • 28 Ağustos 2017 Kürdistan politikaları
    • 26 Ağustos 2017 Siyaset, feraset ve hamaset

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    47677 µs