Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
27 Ağustos 2016

Suriyede tarihi fırsat



Askerimiz, Suriye’ye girdi. Belirlenen hedeflerdeki terör unsurlarını yok edeceğinden, askeri operasyonun başarıyla tamamlanacağından hiç kuşkumda yok.
Kuşkum siyaset ayağında. Çünkü Suriye artık küresel güçlerin, gövde gösterisi yaptığı bir coğrafya ve geldiğimiz noktada atılacak bir yanlış adımın telafisi olmayan sonuçlar doğuracağı açıktır.
5 yıl önce Suriye’nin resmi hükümetine yani devlete karşı PYD, IŞİD, Nusra, ÖSO gibi terör örgütlerinin başlattığı kalkışma hareketinin ABD, İsrail ve İngiliz istihbaratlarınca organize edildiği, mühimmat sağlandığı HERKESİN BİLDİĞİ BİR “sır.”
Haçlı destekli kalkışma hareketinin hedefi, Kuzey’de bir Kürt yapılanması oluşturup, dört ayaklı Büyük Kürdistan hedefine yaklaşmak artı Suriye’nin, Akdeniz kıyı şeridini ele geçirip Lübnan Hizbullah’ını devre dışı bırakarak İsrail’in tam güvenliğini sağlamaktı. Ve nihayetinde Arz-ı Mevud’da, Büyük İsrail’i kurmaktı.
Bu kalkışma hareketiyle hem Suriye, hem de Türkiye can, mal, namus, vatan, ekonomi, din, iman gibi hassasiyeti tartışılmayacak konularda çok şeyler kaybettiler, kaybediliyor da. Ama dediğim gibi şuan tarihi bir fırsat yakalamış vaziyetteyiz.
Suriye, küresel bir sorun ve küresel güçlerin gövde gösteri yaptıkları bir coğrafya haline geldi, dedik. Bir tarafta Haçlı bloğu (ABD, İngiltere, Fransa, Hollanda, Danimarka, Belçika gibi)
Diğer tarafta ise Avrasya bloğu (Rusya, İran ve Çin) artı Suriye Devleti.
İşte bu noktada Fırat Kalkanı'nın başarısı, iktidarın seçeceği şıkka bağladır; Haçlı bloğu mu? Avrasya bloğu mu? 
Hala doğru şıkkı bilmeyenlere, Prof. Dr. Haydar Baş’tan kopya vereyim. Sayın Baş ne diyordu;
“Biz, Ortadoğu’da kabul etsek de etmesek de Müslüman olarak bilinen ve Müslüman kişilerin oluşturduğu devletlerin ne olursa olsun sevgisini, takdirini kazanan bir millet ve devletiz. Binaenaleyh bizim politikalarımız evvela bunların menfaatine olması, Türkiye’nin menfaatine olması, bunların aleyhinde ve Türkiye’nin aleyhinde olmaması lazım, esasına bina edilecektir.
Soruyorum şimdi Suriye’nin, bizim topraklarımızın üzerinde hesabı var mı? Yok.  İran’ın hesabı var mı? Yok. Körfez ülkelerinin, İslam ülkelerinin bir tanesinin bizim coğrafya üzerinde bir hesabı var mı? Yok.”
Kimlerin bu coğrafyada hesabı var?
İsrail’in var mı? Var.
ABD’nin var mı? Var.
AB ülkelerinin var mı? Var.
Bugüne kadar biz kimlerle dost idik? Bizimle hesabı olanlarla. Bundan sonra kiminle dost olmalıyız?”
Türkiye’nin yeri Avrasya bloğudur. Bunun tartışılması bile milli ve manevi çıkarlarımıza zarar verir. 
Sen, İran’ı sevmeyebilirsin. Sen, Rusya’yı sevmeyebilirsin. Sen, Çin’i sevmeyebilirsin. Sevmek zorunda da değilsin. Ama senin menfaatin bu ülkeler eksenindeyse duracağın yer bellidir. 
Bugüne kadar kadim dost, dedin, Katolik nikahı kıydın, her isteklerini yerine getirdin. Sonuç! Kulağımızın arkasını bile koruyamaz hale düşürüldük. Onun için iktidarın hemen dini ve milli bütünlüğümüzü sağlayıcı, ülke ve bölge güvenliği için gerekli adımlar atmasını istiyor ve bekliyoruz. 
Umarın, “Suriye’de yeni bir sayfa açılmalı” diyen Başbakan Binali Yıldırım ile dün “Büyük Ortadoğu Projesi’nin asıl hedefi Türkiye’dir.” diyen Bugün ise “Türkiye’nin bugün başına gelen ‘birçok şeyin’ Suriye’deki durum ve ‘Suriye politikasının bir sonucu’ gerçeğini ifade eden sözcüsü Numan Kurtulmuş, sözlerinin mahiyetlerini yerine getirirler.
Ama son üç gün gösterdi ki, Türkiye yine ABD’ye kanmış ve yanlışa gidiyor. Ben, gitmeyin diyorum… 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2009014 µs