Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
21 Eylül 2016

Hz. Ebu Bekir ve Ömere atılan iftiralar -1



Baştan şunu ifade etmeliyim ki, bir insana iftira atmak ne ise bir insana, kendisinde olmayan vasıfları yüklemekte odur. Hele hele bu vasıfları kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için yükleyip, kullanmak iftiranın ötesinde bir şeydir. Artı maneviyat sahasında böyle bir şeye yeltenmek zulmün ta kendisidir. İki bölümlük bu yazımı okuyunca yüz yıllardır süren bu zulmün mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır diye düşünüyorum. Konuya geçersek!

İslam tarihinde en çok suiistimal edilen konu Peygamber Efendimizin (s.a.a) söylediği veya söylemediği sözlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.a) “Benden Kur’an ayetleri dışında hiçbir şey yazmayınız’ diye emir buyurarak bütün sahabeye hadis yazımını yasaklamıştır, yazılanların imha edilmesini emretmiştir.

TEK KİŞİ HARİÇ! Hz. Peygamber, sahabelere; “Benden Kur’an ayetleri dışında hiçbir şey yazmayınız’ dedikten sonra Hz. Ali’yi çağırarak, Ona; ‘Benden ne duyduysan yaz ya Ali’ demiştir. Anlaşılacağı üzere hadis yazma yetkisine sahip tek kişi İmam Ali’dir.

İmam Ali (a.s) kimdir? Peygamber Efendimizin tarifiyle, ‘ilim şehrinin kapısı, Allah’ın emriyle Resulüllah’dan sonra müminlerin imamı, halifesi, Resulüllah’a ilk iman eden kimse, hakkında onlarca ayet inen kişi, Resulüllah’ın bütün savaşlardaki ordu komutanı, Cebrail’in ismiyle hitap ettiği tek insan’ gibi daha sayamadığım Peygamberlik hariç bütün kamil sıfatlara sahip bir sevilmiş ve seçilmiş bir insan.

Peygamber Efendimizin hadis yazma yasağı Hz. Ebu Bekir ve Ömer dönemlerinde de devam etmiş hatta Hz. Ömer yazılan hadisleri toplatarak yaktırmıştır. Bu dönemlerde halifeler ve Müslümanlar içinden çıkamadıkları konularda İmam Ali’ye müracaat edip, çıkış yolu bulmuşlardır.

Hatta Hz. Ömer, halifeliği döneminde 70’ten fazla meselede çaresiz kalmış ve İmam Ali’ye müracaat ederek Allah ve Resulünün hükmünü öğrenip, ona göre hüküm vermiştir. “Ali olmasaydı Ömer helak olurdu” sözü Hz. Ömer’e aittir.

Emeviler döneminde ise İslam dünyası tam bir itikadı, ilmi, sosyal ve siyasal yıkıma maruz kalmıştır. İktidar sahipleri bizzat iktidarlarını korumak ve hak olan Ehl-i Beyt gerçeğini gizlemek için saraya, paralı alimler tutmuş ve hadis uydurma yöntemini fiiliyata geçirmişlerdir.

Zaten kaynaklar incelendiğinde bu açıkça görülecektir. Çocukluğundan beri Efendimizin yanında olan, bizzat kendisinin yetiştirdiği, Allah-u Teala’nın sevip, seçtiği, Peygamberimizin ilim şehrinin kapısı olarak tariflendirdiği İmam Ali’den, Sünni kaynaklarda 1000 kadar hadis rivayeti varken Peygamberimizin rıhletinden 18 ay önce Müslüman olan Ebu Hureyre’den 5700’den fazla hadisin olması konuyu zaten açıklamaktadır.

Hatta Buhari ve Muslim gibi Sünni eserlerde Hz. Ömer’in temelsiz hadis naklettiği için Ebu Hureyre’yi kırbaçlattığı ve kendi hükümranlığının sonuna kadar ona hadis nakletmeyi yasakladığı yazılıdır.

Emeviler döneminde uydurma hadislerin çoğalması bizzat saltanat sahiplerinin eli ve emriyle olmuştur. Tabi bunun birçok sebebi vardır. Ehl-i Beyt’in, Kuran ve Peygamberce sevilip, seçilmiş olması, hilafetin Gadr-i Hum’da bizzat Allah’ın emri ile İmam Ali ve nesline verilmesi, Ümeyyeoğullarının, İmam Ali’ye olan kinleri ve iktidarlarının devamı için bu yola başvurmalarının başlıca sebeplerindendir, diyebiliriz.

Bu zihniyet uydurma hadis naklederken birçok yöntem deniyorlardı. Bunların başlıcaları Peygamber Efendimizin, Ehl-i Beyt hakkında buyurduğu hadislerde, Ehl-i Beyt isimlerini kaldırarak başka isimler ve ashap kavramlarını koymalarıdır.

Bir diğer yöntem ise İmam Ali’nin faziletini örtmek için Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’e, Peygamberimizin dilinden övgü dolu sözler uydurmaktır. Şüphesiz ki, Hz. Ebu Bekir, Ömer ve Osman’ın İslam tarihinde yerleri ayrıdır.

Ama bir insanı, onda olmayan vasıflarla taltif etmek ve bu taltifi kendi çıkar ve amaçları için kullanmak o insanlar için birer zulüm, kendileri için ise alçaklık olsa gerektir.

Bu konu o günde, bugünde tartışma konusudur. Ehl-i Beyt’in 9. İmamı Muhammed Taki (a.s) Hazretleri döneminde de, Abbasi Halifesi Mu’mun’un da katıldığı ve birçok bilginin yer aldığı bir toplantıda bu konu gündem edilmişti.

İmam Muhammed Taki Hazretleri, Kuran ışığında Hz. Ebu Bekir ve Ömer hakkında uydurulan hadislerin sahteliğini ispatlamış ve Hz. Ebu Bekir ve Ömer’i zandan, iftiradan kurtarmıştır.

Şimdi Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın, İmam Muhammed Taki adlı eserinden konuyla ilgili bölümü aktarıyorum; (yarın)








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1530913 µs