Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
26 Eylül 2016

Diyanetin acınacak hali



15 Temmuz kalkışmasının ardından Sayın Cumhurbaşkanı, “FETÖ’nün günah defterini çıkarın” diye, milletin huzurunda Diyanet’e açıkça görev verdi.

Diyanet’in ne yapacağını ben de çok merak ediyordum. Gerçi Diyanet İşleri Başkanı birkaç kanala canlı yayında konuk oldu ama anlattıkları adeta devede kulak misaliydi. Adamlar (!) 18 yıldır bu ülkede iman hırsızlığı yaptı. Diyanet İşleri Başkanı kurban derilerinden, bağışlardan vs. bahsediyor. İman hırsızlığının adı olan Dinlerarası Diyalog’dan tek kelime bahsetmedi.

Geçen hafta yandaş medyada, Erdoğan’ın emrine binaen Diyanetin, FETÖ konusunda hazırladığı raporun tamamının hazır olmadığı ancak din istismarına ilişkin bölümün büyük ölçüde tamamlandığı şeklinde haberler yapıldı ve o bölümler yayınlandı.

Merak ettim ve okudum. Eğer rapor doğruysa Diyanet gerçekten acınacak halde. Diyanet, raporunun başında şöyle diyor: 

“Allah adı kullanılarak çeşitli kişilere, yapılara ve hiziplere (taraflara) yönelik davet, insanları din ve Allah diyerek aldatmaktır ve dine yapılmış en büyük haksızlıktır… Kimse Allah adını kullanarak kendi davasına, ikbaline, menfaatine davet etmemelidir.” Denildikten sonra Mescid-i Dırar örnek veriliyor ve söz Gülen yapılanmasına getiriliyor.

“Bunun en somut örneği ise Gülen örgütüdür. İnançtan, ibadete, duygulardan hayallere, kalplerden beyinlere kadar istismar edilmedik hiçbir şey bırakmamışlardır.” Denildikten sonra örnekler maddelendiriliyor:

1- Allah’ın adı istismar edildi

“Gülen yapılanması mensuplarının Fetullah Gülen’in, Allah Teâlâ ile doğrudan konuştuğuna inandıkları ve bu sebeple onun sözlerini bütün insanların sözlerinden üstün tuttukları” belirtildi. Oysa “Allah seçtiği peygamberleri dışında hiçbir beşerle doğrudan konuşmamıştır” deniliyor.

SORU: Diyanet, kişi ve olaylara göre mi iman kavramını ve kapsamını değerlendiriyor yoksa Kur’an ve Hz. Peygamber’e göre mi?

Neden sordum bu soruyu? Gülen hareketinin geçmişi 1973’e dayanıyor. Kamuoyuna mal oluşu 9 Şubat 1998. Diyanet iman noktasında böyle bir tespit yapmak için 18 yıl neden düşündü? Oysa itikat ölçüleri net ve sabittir.

Artı FETÖ’yü geç! Onun hocası, yolunun mimarı Said Nursi’nin (hâşâ) Allah ile konuştuğu, kırmızı kitapları Allah’ın emri ile yazdığını bizzat kendisi iddia eder. 

2- Diyanet, Gülen’den bir örnek daha veriyor

“Gülen, 07.04.1991 tarihinde yaptığı bir vaazında biatten bahsederken Allah’ı istismar etmenin açık bir örneğini şöyle diyerek sergilemiştir. ‘Elimi elime koydum, şunu benim arkadaşlarımın eli say Ya Rasûlallah dedim. O eli tutanlar Allah’ın elini tutmuş sayılırlar. Bu cemaat Allah’ın elini tutmaya niyet etmiş gibidir.’”

SORU: Diyanet tarih vermiş; 1991. Aradan 25 yıl geçmiş ve Diyanet bu küfrü yeni açıklıyor. Diyanet bunu bilmiyor muydu? Bilmemesi mümkün değil. O zaman 25 yıldır neden sustu? İtikadî bir gerçeği açıklamak, milleti küfürden korumak için illa bir siyasinin emri mi gerekli? Bu duruma düşmenin itikadî hükmü nedir? 

3- Diyanet, Gülen’in bir vaazını örnek vererek, Gülen’in vaaz sırasında rüyaya daldığını, Kur’an’ı cemaatin üzerine attığını, Kur’an’a, Peygamber’e sahip çıkın, diye bağırdığını, kutsilerden bahsettiğini ve kendi cemaatinin kutsi olduğunu vs. anlatıyor. Ayet örnek vererek böyle bir mantığın yanlış, Türkçesi, küfür olduğunu söylüyor Diyanet.

SORU: Ülkemizde bu tip sapıklıkları ekranda yaşayıp (!) anlatanlar var. Ve onlar hala ekranda. Müdahale ve toplumu bilinçlendirmek için illa kalkışma mı yapmaları lazım? (yarın devam edelim)…    








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1779617 µs