Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
24 Ekim 2016

Ne uğruna



Türkçe yazıyorum. Bir düşünün! Cumhuriyet tarihinde, ülkemiz hem de burnunun dibindeki gelişmelerden ötürü hiç bu kadar ötelendi mi? Müttefikim, dostum dediği ülke ve ülkelerce hiç bu kadar adeta dalga geçilen bir süreç yaşadı mı?

Neyse!

Geçtiğimiz Salı günü Prof. Dr. Haydar Baş Hocam, ‘Ne uğruna’ başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Bir haftadır bu başlık aklımda soru olarak yankılanıyor: ‘Ne uğruna, ne uğruna, ne uğruna’

Sayın Baş, yazısının birinci bölümünde şu soruları soruyordu:

“Türkiye, Ortadoğu’daki kana neden izin veriyor sizce?

IŞİD’i etkisizleştirmek gerçek sebep mi acaba?

Ya da ABD’nin bölgede yerleşmesine yardımcı olmak mı gaye?

Veya Barzani ile iyileşen ilişkileri bozmamak için mi çabalıyor?”

İşin esası bizce bambaşka…

Musul operasyonu ile biraz daha sona yaklaşan Büyük Ortadoğu Projesi’nde (BOP) Türkiye’nin yeri malum…

Eşbaşkan sıfatı ile yıllardır 22 İslam devletinin sınırlarının değişmesine ses çıkarmıyoruz.

Sizce tek sebep bu sıfata malik olmak mı?

Musul ile mezhep savaşına dönüşen Ortadoğu batağı, bazılarına göre esasen yeni Osmanlıcılık hayalinin de gerçekleşmesine zemin hazırlıyor.

Yeni Osmanlıcılığın ise bir hayal ama gerçekleşirse manevi bir misyon yükleyeceği de ortada…

Sünni dünyanın başı olmak nasıl bir manevi misyon yükleyecekse gaye de o…

İşte Ortadoğu’da akan kana, gözyaşına, zorunlu göçe, mezhep savaşına göz yumanlar bu hayalin peşinde…

Peki, hayal gerçek olur mu?” diyordu Sayın Baş.

Hayaller ile ülke yönetilemeyeceğini hepimiz biliriz. Eğer bir insan hayal sahibi artı güç sahibi ise ve hayallerini milli ve manevi öğeler üzerine kurmuşsa zamanla bu kişi sadistleşir. Hayaller ihtirasa dönüşür. İhtiras ise volkan gibidir. Önüne geleni yakar. Sönünce de ne kendisinden ve ne de lavlarının ulaştığı yerlerden kimseye hayır gelmez.

Türkiye lav püskürtüyor. Bu lavlar hem Anadolu coğrafyasına, hem de komşu ülkelerimize yağıyor. Dikkat etmezsek bu lavlar her tarafı yakacak.

Neyse!

Sayın Baş soru ve asıl niyetin ne olduğunu ifade ettikten sonra bölgede yaşanan gelişmeleri itikadı gerçekler ışığında da izah edip, hem milletimizi, hem de söz sahibi olanları bir kez daha girilen bu girdaptan, kurulan hayallerden vazgeçmeleri için uyarıyordu.

Sayın Baş, yazısının bu bölümünde aktardığı bir hadisi şerif ise ‘inandım’ diyenleri derin düşüncelere sevk edecek mahiyetteydi.

“Hz. Sevban (r.a) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Size çullanmak üzere yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya üşüşen yiyiciler gibi birbirlerini çağıracağı zaman yakındır.” Orada bulunanlardan biri, “O gün sayıca azlığımızdan mı?” diye sordu.

“Hayır” buyurdular. “Bilakis o gün siz çoksunuz lakin sizler bir selin getirip yığdığı, hiçbir ağırlığı olmayan ‘çer çöp’ler durumunda olacaksınız. Allah düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!”

“Zaaf da nedir ey Allah’ın Resulü?” dendiğinde, Hz. Peygamber, “Dünya sevgisi ve ölüm korkusu” buyurmuştur. (Ebu Davud, Melahim, 5).

Evet.

Afganistan’a aç kurtlar gibi (yiyiciler) saldıran yabancı kavimler (İslam olmayanlar) kimlerdi?

Libya sonrasına da 20’ye yakın aç kurt, yiyiciler üşüştüler.

Suriye sofrasında tam 42 aç kurt, yırtıcı, yiyici var.

Irak son kurulan sofrada ise 36 aç kurt, yırtıcı, yiyici var.

Kim bu yiyiciler? ABD ve AB ülkeleri. Yani Haçlılar. Ne yiyorlar? Müslümanların mallarını, canlarını, namuslarını, kanlarını kısaca her şeylerini…

Biz kimin yanındayız?

Cevap hakkı mecburidir.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2272277 µs