Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Ali Nezir
Yeni Mesaj Gazetesi

Ali Nezir
31 Ekim 2016

Kerbela öncesi ve sonrası K



Bundan önceki iki yazımızda genel olarak İmam Hüseyin’i (a.s.), şehirleri Kûfe’ye davet edip sonra da Yezid’in gücünün karşısında ilk başta, İmam’ın elçisi Müslim bin Akil’i nasıl yalnız bıraktıklarını, sonrasında da İmam Hüseyin’e (a.s.) karşı, nasıl cephe aldıklarını yazmıştık.

İkinci yazımızda Muaviye’nin telkinlerine inanıp Yezid’e biat eden, İmam Hüseyin’in (a.s.) kıyamını gereksiz gören Medinelilerin, Şam’a, Yezid’in sarayına giderek onun yaşadığı hayatın, İslam’dan uzak olduğunu görür görmez, Yezid’e isyan ettiklerini, fakat İmam Hüseyin’le (a.s.) beraber olmayan bu hareketin nasıl başarısız olduğunu, nasıl öldürüldüklerini, mallarının gasp edilip, ırzlarının ve namuslarının nasıl kirletildiğini yazmıştık.

Bu yazımızda da İmam Hüseyin’i (a.s.), Kerbela sahrasında kendi sevdikleriyle yalnız bırakan, onlara bırakın savaş meydanın da yardım etmeyi insan olarak en tabi ihtiyaçları suyu bile, onlara ulaştırmayı düşünmeyen Kûfelilerden bahsetmek istiyorum.

Yezid’in ordusu Beytullah’ı mancınıklarla yıktıktan sonra ateşe vermişti. Bu olaydan hemen sonra Yezid’in, eşeğinin üstünden tepe üstü düşüp helak olduğunu öğrenen askerleri Mekke’den arkalarına bakmadan kaçıp gitmişlerdi.

Ebrehe de Allah’ın (c.c.) evine savaş açmış, karşında, onlara gücü yetmeyen Abdulmuttalip ve kabilesini görünce Beytullah’ı hemen yıkacaklarını zannetmişti. Abdulmuttalib, Kâbe’nin düşmanlarını Kâbe’nin rabbine havale edip kenara çekilmişti. Ebrehe de karşısında ebabil kuşlarını bulmuştu. Ebabil kuşları Kâbe’nin düşmanlarının kafalarına attığı taşlarla onları helak etmişlerdi. Ebrehe bir orduydu ve karşısında bir ordu vardı, ama bu ordu insanlardan değil kuşlardan kurulu olan bir orduydu. Bu ebabil kuşlarından kurulu ordu, Allah Teâlâ’ya niyaz edip ona tevekkül eden inananlara, Allah Teâlâ’nın bir yardımı ve zaferiydi.

Allah Teâlâ’nın Yezid’i nasıl öldürdüğünü görüp pişman olan Kûfeliler, İmam Hüseyin’in (a.s.) intikamını almak için kolları sıvadılar. Yezid’in 683 yılında ölümüne kadar gizli hareket eden Süleyman b. Sured’in yandaşları, 680 yılından beri Hz. Hüseyin’in (a.s.) kanını talep hakkı için halkı gizlice davet ediyor ve gerekli olan silah ve malzemeyi toplamaktan geri durmuyorlardı. (1)

Süleyman bin Sured, Tevvabun hareketinin yanlılarını, Nuhayla denilen bölgede buluşmaya davet ettiler. Tevvabun hareketinin yanlıları, Kûfelilerin İmam Hüseyin’e (a.s.) yaptıklarının aynısını Süleyman bin Sured’e yaptılar. Öyle ki yirmi bin kişiden ancak dört bini buluşma yerine gelmiştir.(2) 

Nuhayla’da toplananlar, 684 yılının 5 Rebi’ul- Âhir gününde harekete geçti ve önce harekete sebep olan Kerbela bölgesine ulaştılar. Burada Hz. Hüseyin’in (a.s.) kabrini ziyaret ederek, kabrinin başında ağlayıp af dilediler ve intikam yemini ettiler.(3)

Tevvabun hareketinin mensupları Kerbela’dan hareket edip Aynu’l Verde denilen bölgeye geldiler. Karşılarındaki düşman sayısı on iki bindi. Buna, savaşın ikinci gününde gelen sekiz bin kişilik destek, savaşın üçüncü gününde de düşmana gelen on bin kişilik bir destekle, düşman sayısı toplamda otuz bini geçmişti. Tevvabun hareketi, 6 Ocak 685 Cuma günü Ubeydullah’ın ordusu tarafından bastırılmıştı.(4) Bazı kaynaklarda Tevvabun hareketinden kimsenin sağ bırakılmadığı yazılsa da, bu muharebede gazi olanların, memleketlerine sağ salim geri döndükleri yazılmıştır.  

1. İmam Hüseyin Prof. Dr. Haydar Baş s. 811

2. İmam Hüseyin Prof. Dr. Haydar Baş s. 819

3. İmam Hüseyin Prof. Dr. Haydar Baş s. 825

4. İmam Hüseyin Prof. Dr. Haydar Baş s. 837








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Vatan ve Bağımsızlık
    • 25 Eylül 2017 Peygamberin evladını katledenler
    • 24 Eylül 2017 Kerbelanın tarihinde gördüğü işgaller
    • 23 Eylül 2017 Ah Kerbel
    • 22 Eylül 2017 Muharremiyeler ve makteller
    • 21 Eylül 2017 Muharrem ayı
    • 10 Eylül 2017 Gadir-i Hum ve hilafet
    • 26 Ağustos 2017 Yaşamak ve yaşatmak
    • 21 Ağustos 2017 Peygambere yakınlıkta sahabe ve bizler!
    • 17 Ağustos 2017 Deprem
    • 14 Ağustos 2017 Müslümana bahşedilen?
    • 7 Ağustos 2017 Osmanlıların Yahudi siyaseti!
    • 24 Temmuz 2017 Yaşamak, ama kim ile!
    • 17 Temmuz 2017 Zalimler hidayete eremez
    • 10 Temmuz 2017 Gıybet!
    • 9 Temmuz 2017 Ahlak ve Hucurat suresi
    • 3 Temmuz 2017 Fethetmek
    • 24 Haziran 2017 Nasb
    • 5 Haziran 2017 Hilalin görülmesi, hicri takvim ve Atatürk
    • 29 Mayıs 2017 Güzel!

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1774465 µs