Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
17 Kasım 2016

Yöneticilerimiz tarımda da Haydar Başa sığındı



Tarih 23 Mayıs 2014’tü ve Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 12 yıl önce yaptığı bir konuşmada tarım köylüsüne yaptığı uyarıyı bir kez daha hatırlatıyordu.

Sayın Baş, 2003 yılında tarım köylüsüne şunları söylemişti: “Beni iyi dinleyin. Bunların tarım diye bir derdi, bir projesi ve programı yok. Senin ‘oy’unu alacak ve en sonunda seni toprağından edecek. Ürününü satamayacaksın, sonunda aldığın borçları ödeyebilmek için toprağını satacaksın…”

Bu tespit ve eleştirileri yapan Sayın Baş’ın tarım alanında projeleri var mı? Sayın Baş’a ait olan Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet-Milli Devlet eserlerinin ana başlıklarından biri olan tarım alanında matematik ve uygulama ispatlı projeleri mevcuttur.

Sayın Baş’ın projeleri genel başkanı olduğu BTP’nin kuruluşundan (2001) bugüne, her seçim döneminde vaat değil taahhüt olarak vatandaşa anlatılmıştır. Bu projeleri kısaca hatırlarsak!

* Tahditler, kotalar kaldırılacak.

* Devlete ait topraklar uzun vadeli, sembolik ücretler karşılığında kiraya verilecek.

* Ürün fiyatları, çiftçiler tarafından üretici kooperatifi üzerinden belirlenecek. Hem devlet desteğini, hem de iç piyasa fiyatını beraber alacak.

* Devlet, üreticinin yetiştirdiği ürünün yüzde 50’sine en az 6 ay evvelinden avans verecek.

* Çiftçiye emeklilik desteği ve doğal afetlere karşı sigorta desteği sağlanacak.

* İthal ürünlere karşılık yerli üreticinin korunması devlet garantisinde olacak.

* Tarım için gerekli olan finansman, elde edilen üretim karşılığı senyoraj geliri ile karşılanacak.

* Devlet tarıma bağlı sanayi üzerine yatırım yapmak isteyen girişimcilere, ‘proje mukabili sıfır faizli krediler’ ve ‘gerekirse geri ödemesi üretim veya ürün’ olacak türden kredi verecek.

* Devlet ürünlere pazar garantisi verecek. 

* Gübre ve tarım ilaçları konusunda yatırımlar teşvik edilecek. 

Tarım kesimi Sayın Baş’a sırtını döndü. Taze gelin gibi baba evine bakarak hem ağladı ama isteyerek de gitti. Ama mutlu olamadı. AB uyum yasaları etrafında çıkardıkları kanunlarla hayvancılık can çekişmeye başladı. O hale getirildik ki, okyanus aşarak Uruguay’dan canlı hayvan getirdik. Kurban kesmek için hayvan bulamaz hale getirildik. Kurbanları da dışarıdan aldık. Ot, saman ithal ettik. Ot, saman…

AB istedi, fındıklar söküldü. AB istedi çay üretimine kota getirildi. AB istedi pamuk, şeker pancarı, tütün, pirinç vs. gibi onlarca tarım üretimini en az seviyede üretmeye başladık. Tarımın can damarı tohumu İsrail’den aldık. Hülasa dün tarım alanında kendi kendine yeten 7 ülkeden biriyken son 14 yılda muhtaç hale geldik. 

Bu çöküşü nihayet devleti yönetenler de görmüş olacak ki, geçtiğimiz Pazartesi günü mikrofonlardan 14 yıllık çöküşün itirafını yaptılar. Müjdeler de verdiler. Neydi bu müjde ve projeler?

Evet, Sayın Erdoğan ve Sayın Binali Bey’in yaptığı açıklamalara dikkatli baktığınızda Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in projelerini çok iyi okuduklarını ve cümleleri, kelimeleri değiştirerek anlattıklarını göreceksiniz. Yani kaynağa gitmediler, kopyacılık yaptılar.

Sayın Erdoğan şöyle diyordu:

“Anadolu, dünyanın en kadim tarım ve hayvancılık coğrafyası olmasına rağmen olmamız gereken yerin uzağındayız…

Topraklarımız var ama yeterli teknik destekle hakkıyla değerlendiremiyoruz.

Meralarımız var ama et fiyatları almış başını gidiyor, ithalat yapıyoruz. Topraklarımız konusunda azotlu gübreyle topraklarımızı mahvettik. Doğal gübreye dönmek zorundayız. Kimyevi azotun tehdidinden tarımsal gıdalarımızı kurtarabiliriz.

İthalat artışı ihracat artışının üzerine çıkmıştır. Gıda ve et ithalatı yapıyorsa bir sorun olduğu anlamına gelir.

Enflasyonun sebebi gıda rakamlarıdır. Domates, biber rakamları söylenince ağrıma gidiyor…

Fiyatları dengede tutacak bir sistem oluşturmamız lazım. Teşvikler var, ne kalıyor? Çalışmak.

Tohum toprağa düşmeden can bulmaz. Toprağa düşen tohumdan kaliteli ürün istiyorsanız gübresinden suyuna kadar tüm ihtiyaçlarını karşılamalısınız.”

Başbakan Yıldırım’ın konuşmasına bakalım:

“Tarım sektörümüzün birçok ihtiyacı, sorunu var.

Çiftçi yaptığı işten memnun değilse bir yerde bir yanlış var demektir.

Bütün il ve ilçelerimizi kapsayan bir çalışma yapıldı. Nerelere, hangi ürünleri ekersek oralara destek olacağız.

Gübre ve yakıtta azalmalara gideceğiz. Gübrede KDV’leri kaldırdık… Gübrede mesafe aldık.

Mazot için de diyoruz ki, deponun yarısı sizden, yarısı bizden.

Milli Tarım Projesi’nin bir de hayvancılık tarafı var. (Hayvan sayısı) 12 milyondan 23,5 milyona çıktı. (2002’den önce 27 milyon civarındaydı)

Damızlık hayvancılığını önemsemeliyiz. Hayvancılıkta kendimize yetecek bir ülke haline gelmeliyiz.

Tarım alanlarımızın korunmasına yönelik 184 ovamızı koruma altına alıyoruz. Buğdayla, koyun gerisi oyun…”

Sayın Baş’ın 2002’de ortaya koyduğu projelere (ki, dillendirilen projeler Sayın Baş’ın projelerinin yüzde biri bile değil) 2016’nın son günlerinde akla gelmiş. Yazık olmuş koca ülkeye.

Unutmayın! Sayın Baş ne diyordu: “Buğday silahtan daha stratejiktir. Bir insan silahsız yaşar ama buğdaysız yaşayamaz.”








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1544520 µs