Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
28 Kasım 2016

Kıbrıs kalkışması



‘Kıbrıs’ta barış için’ diye başlık ve açıklamalar dinliyoruz senelerdir ve bir sofra konuluyor ortaya. Haçlı sofrası veya kurtlar sofrasıdır bu sofra.

74’ten beri Kıbrıs’ta kan aktığını, soykırım yapıldığını, Müslümanların ırzına geçildiğini, mallarının yağmalandığını, kadın, çocuk ailecek yakıldığını gören, duyan var mı? Yok.

Peki, 74 öncesi bu vahşet yaşanıyor muydu? Evet. Kim gerçekleştiriyordu bu vahşeti? Rumlar. Masada KKTC kuzu rolünde…

Haçlı, Kıbrıs’ı istiyor. Rauf Denktaş o masaya defalarca oturmasına rağmen Kıbrıs’ı vermedi. Ama son yıllardaki Kıbrıs yöneticileri bir ‘kalkışma’ hareketi içerisindeler.

Tabi ‘kalkışma’ denilince hemen 15 Temmuz akıllara geldi. 250 vatandaşımız katledildi. Ordumuzun ve ülkemizin itibarı yerle bir edildi. Yargı, ekonomi, eğitim ve sosyal yapılar güvenini kaybetti.

Kıbrıs’ta ise binlerce vatandaşımız katledilmiş, malları talan edilmiş ve 5 binden fazla askerimiz şehit edilmişti. Bu kalkışma değildi. Bu bir savaştı. Bu Rumların yaptığı soykırıma ‘dur’ deme hareketiydi. Bu, Avrupa’ya ‘söz konusu vatan, millet, namus, iman’ onluca Türk’ün gücünü gösterme hareketiydi.

Bu haklı savaşı gerçekleştiren ve zaferle sonuçlandıran bizdik, Türkiye Cumhuriyetiydi. Kıbrıs bizimdir. Yavru vatandır. Adam olan yavrusundan vazgeçer mi? 

Ama dediğim gibi son yıllardaki KKTC yöneticileri, Türkiye Cumhuriyetine karşı bir ‘kalkışma’ hareketi içerisindeler.

KKTC Cumhurbaşkanı ‘yavru vatan’ gerçeğine itiraz etmeye kalkışıyor ve “Türkiye bu yavrunun büyümesini istemiyor mu? Biz hep yavru mu kalalım” diyor. 

Mustafa Akıncı’nın nasıl büyümek istediği ise son Kıbrıs görüşmelerinde ortaya çıktı. Kıbrıs’ı vererek, Rum hakimiyetine girerek. 

Mustafa Akıncı bizzat itiraf ediyor; ‘Dünyadaki bir çok halklar ayrılmak, devletçiklere bölünmek isterken (İspanya, İskoçya ve Balkanları örnek veriyor) biz birleşmek istiyoruz’ diyor.

Nasıl bir birleşme istediklerini de sözcüsü Barış Burcu açıklıyor; toprak vereceğiz, Rum nüfusunu topraklarımıza kabul edeceğiz. Kısaca zaman içinde asimile olacağız.

KKTC yöneticilerinin bu teslimiyeti, Rum tarafını memnun etmedi. Çünkü onlar daha fazlasını istiyorlar ve onu almadan asla memnun olmazlar. Nedir o istedikleri? Türklerin imanı. Türkler imanlarından vazgeçmedikleri takdirde Rumlar hiçbir şekilde memnun olmazlar. Bu kesindir.

Nereden biliyorsun, derseniz, Allah’ın (c.c) hükmü açıktır; “Sen, onların inançlarına tabi olmadıkça ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar senden asla hoşnut ve razı olmayacaklar.” (Bakara 120)

Kıbrıs, bizim için değerlidir. Çünkü Peygamber Efendimizin Halası o topraklardadır.

Kıbrıs, bizim için değerlidir. Çünkü Kıbrıs halkı hem soydaşımız, hem de dindaşımızdır.

Kıbrıs, bizim için değerlidir. Çünkü Akdeniz’in anahtarıdır Kıbrıs.

Kıbrıs biziz için değerlidir. Çünkü hem ticari, hem de güvenlik olarak sahil ve limanlarımızın sigortasıdır Kıbrıs.

Bakın! 1923 zihniyeti Kıbrıs için ne diyor; Akdeniz’de yapılan bir tatbikatı izleyen Atatürk, etrafında bulunan subaylara:

“Türkiye’nin yeniden işgal edildiğini ve Türk kuvvetlerinin sadece bu bölgede direndiğini düşünelim, ikmal yollarımız ve imkânlarımız nelerdir?” sorusunu sorar.

Subaylar birçok görüş ve düşünce ileri sürerler, Atatürk hepsini sabırla dinler, sonra elini haritaya uzatır:

“Arkadaşlar, Kıbrıs düşmanın elinde bulunduğu sürece, bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz, bu ada bizim için önemlidir” der.

2016 zihniyet, nasıl bakıyor Kıbrıs’a? ‘Besleme’.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1545742 µs