Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
12 Aralık 2016

Elin atına binen tez iner



Sayın Cumhurbaşkanı son aylarda, “Dere geçerken at değiştirilmez” atasözünü sıklıkla kullanır oldu. Prof. Dr. Haydar Baş ise senelerden beri, “Elin atına binen, tez iner” atasözümüzü milletimize ve siyasilere hatırlatıyor.

Neden? Çünkü ülkemiz siyaseti her alanda onlarca yıldan beri elin atına biniyor. İç siyasette, dış siyasette, medyacılıkta, bilimde, teknolojide, eğitimde, tarihte, felsefede ve de ekonomide.

O el (atın sahipleri) yeri geliyor, atı altımızdan çekiyor. Aynen 60’da, 70’de, 74’te (Kıbrıs harekatı) 77’de, 80’de, 94’te, 98’de, 2001’de olduğu gibi. Sonra ne oluyor? Yaya kalıyoruz ve başlıyoruz birbirimizi kırmaya. Bugüne kadar öyle olmadı mı!?

Bugün yeni bir kriz, daha doğrusu ekonomik darbe ile karşı karşıyayız. İktidar ve Saray ısrarla bu ekonomik darbenin kendilerine karşı fiiliyata geçirilmek istendiğini iddia etseler de bu ekonomik darbe aynen 77’deki gibi Türkiye’ye yöneliktir, Türk milletinedir.

Bu ekonomik darbeye karşı yöneticilerin bulduğu çare, “Dolar bozdurun, TL kullanın” kampanyası başlatmalarıdır. Başka çare bulamıyorlar.

Oysa Prof. Dr. Haydar Baş’ın dediği gibi ‘bizim milli paramız yok’. Yani milletin ürettiği mandalinanın, buğdayın, pamuğun, elmanın, kömürün, sütün, etin vs. karşılığı yok. Yani hükümetin Gayrisafi Milli Hâsıla karşılığında basması gereken para yok.

Ama diyeceksiniz ki, elimizde TL var ve ışığa tutunca içinde Atatürk de gözüküyor. O parada bize ait olan tek değer Atatürk. Gerisi mi? Yine Sayın Baş’ın ifadesiyle; Dolar’ın tercümesi.

Neden milli paramız yok? Başta dedik ya! Elin atına bindik diye. Oysa Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal, Mart 1922’de, Meclis’te yaptığı konuşmada şu tarihi gerçeği ifade ediyordu:

“Bu günkü çabamızın amacı, tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın tamamı ise ancak ekonomik bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsız olmayınca, o devletin bütün yaşamsal kuruluşlarında bağımsızlık felç olmuştur. Çünkü devletin her organı, ancak parasal (mali) kuvvet ile yaşar.”

Bu gerçeği maalesef Atatürk’ten sonra gören olmadı. (Ta ki Prof. Dr. Haydar Baş’a kadar) Ülkemiz emperyalistlerin üssü haline getirildi. Hele 1980’den sonra ortaya konan ‘liberalizm’ anlayışıyla ülke ekonomisi yabancı çayırına dönüştü. Yeri geldi ektiler, yeri geldi biçtiler. Hamallığı, eşekliği bize kaldı.

Bu mantık 2 binli yılların başında özelleştirme ile zirve yaptı ve adeta Dolar milli paramız haline geldi.

2004 yılını hatırlıyorsunuz! Yöneticilerimiz, “para gelsin de nerden gelirse gelsin” diyorlardı. Geldi de. Her taraf Dolar oldu, Euro oldu. Hac ve umreyi bile dolara endekslediler. Akrabalar birbirlerine dolar üzerinden borç vermeye başladılar. Haliyle doldu, doldu, doldu.

Yani elin atına binerek yıllarca sefa sürdüğümüzü sandık. Şimdi el, atını istiyor. Bizimkiler inmem, diyor. Ama inecekler, inmek zorundalar.

Neden, derseniz başta da dediğimiz gibi “milli para”mız yok. Yani “halkın parası” yok. Yani GSMH karşılığı paramız yok.

Milli para nedir?

“Emeği devreye koyan, atıl duran yer altı ve yerüstü kaynaklarını harekete geçirerek ekonomik değer üreten, tüketicinin ihtiyaçlarını talebe dönüştüren, piyasalarda oluşan talebe cevap verecek üretimi devreye koyan, üretim faktörlerini tetikleyen, üretimde ve tüketimde tahrik unsuru olan, mal ve hizmetin karşılığı olan maliyetsiz para, ekonomide her şeydir.” (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli sh. 78)

Dikkat! Dikkat!

Dünkü yazımda Hz. İsa’dan bir kıssa anlatmıştım. Hz. İsa (a.s) çöreği yiyeni soruyordu kendisine arkadaş olan kişiye. O kişi de devamlı inkar ediyordu ve sonunda az bir dünyalık karşılığı gerçeği söyledi ama ilk inkar ve gerçeği gizlemesinden ötürü hem dünyalık maldan, hem de canında oldu.

Ben de “milli para” tanımı ve “milli paralar ile ticaret” projeleri kime aittir, diye sormuştum. Bakın! Resmi olarak kopya da veriyorum: 

Milli para yani halkın parası yani bağımsız bir devletin GSMH karşılığı piyasaya sürdüğü para tanımını dünya iktisat literatürüne Prof. Dr. Haydar Baş tarafından Milli Ekonomi Modeli (MEM) ile birlikte kazandırılmış, ne olduğu ve nasıl kullanılması gerektiği tarif edilmiş kavramlardır. Milli Ekonomi Modeli, Prof. Dr. Haydar Baş adına tescil edilmiş bir markadır. Türk Patent Enstitüsü’nce 2013/56874 marka numarası ile 26 Haziran 2013’ten itibaren 10 yıl müddetle tescil edilmiştir.

Yarın Arşimet gibi birileri karşınıza çıkıp ‘buldum, buldum’ derse bilin ki o yalancıdır, kopyacıdır, hırsızdır.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1797585 µs