Piyasalar

23 Ocak 2017, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Mehmet Emin Koç
Yeni Mesaj Gazetesi

Mehmet Emin Koç
14 Aralık 2016

Abesle iştigal yerine hikmetli siyaset şart



Önce şunu netleştirelim: Türk milleti ve Türk siyaseti, ülkemizin içinde debelendiği çetrefilli ve kanlı problemleri gerçekten çözmek istiyor mu?

Kimseye muhtaç olmayan zengin bir Türk ekonomisi, insan onuruna yaraşır bir yaşam standardı, birlik ve dirlik içinde katliamsız ve kansız huzurlu bir vatan istiyor muyuz?

Hepimizin ortak tepkisi şu, değil mi:

Kim istemez ki…

Böyle bir vatanı kim istemez ki, cevabını, gönülden tam bir samimiyetle veriyorsak; o zaman her akl-ı selim şu hükme varır:

Son 15 yıl bize gösterdi ki, Türk milletinin tercihi ve bu siyaset tarzı ile böyle huzurlu bir vatan muhaldir.

Efendim, siyaset ve millet, artık milli para diyor, milli ekonomi diyor, milli birlik diyor, teröre karşı tek yürek ve hep birlikte teröre lanet diyor…

Son 3-5 aydan beri siyaset erbabı, içeride ve dışarıda, havada ve yerde BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin modelini, programını ve söylemlerini tekrarlayıp duruyor.

İmam Ali’nin buyurduğu gibi, dua belki aynı dua, ama okuyan ağız farklı!

Çalma milli para söylemi ile, aşırma milli ekonomi duası ile, tekrardan öteye geçmeyen teröre lanet nakaratı ile hiçbir şey düzelmez.

78 milyon hep birlikte aynı anda ve günlerce “Kahrolsun terör” sloganları atsak; hatta Diyanet, 80 bin camide “teröre lanet” hutbeleri okutsa veya teröre karşı kahhariye ve beddua seansları yapsa, terör biter mi? Bitmez… Biter demek, abestir.

Bu çetrefili ve kanlı problemleri çözmek slogan işi değil; ilim, irfan, hikmet, basiret, nasip, irade ve idare maharetidir.

Prof. Dr. Haydar Baş farkı budur.

BTP, 19 Aralık 2004’te yaptığı 2. Olağan Büyük Kongresi’nde parti programına Prof. Dr. Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’ni alıyor, orada ilan edilen kayıtlı gerçek aynen şudur:

”Devletler piyasadaki para ihtiyaçlarını kendi “milli para”larıyla sağlarlarsa, ülke içinde yabancı para ihtiyacı azalacak ve yüksek faizle borçlanmak zorunda kalınmayacaktır.”

Prof. Dr. Baş, “milli para” dediğinde; bu ifadesinin altı, bir kütüphaneye sığmayacak kadar formül, proje ve kaynak çalışması ile dolu…

Bu bağlamda Prof. Dr. Baş, ilmin, hikmetin, çözüm siyasetinin, tecrübe edilmiş milli ekonomi gerçeğinin, milli para hakikatinin tek sahibi ve yegane adresidir.

Prof. Dr. Baş’ı görmezlikten gelerek kulaktan dolma bilgilerle “milli para” veya “milli ekonomi” söylemi yutturmaya çalışmak, -teşbihte hata olmaz- kendi kendini peygamber ilan eden Müseylemetü’l-Kezzap edasıyla halkı avlamaya kalkışmaktır… Bu çok vahim bir abestir.

İbn Kayyım’ın deyimiyle, Müseyleme’yi Yemame halkı gazladı, peygamberliğini ilan etti. Birkaç münafık da Kur’an’daki Fil Suresi gibi sureleri Müseyleme’nin kulağına üfledi, o da başladı nazire olarak “el-Fîlu me’l-Fîlu ve mâ edrâke me’l-fîlu, lehu zenebun kasir ve hurtumun tavil” diye uydurmaya… Müseyleme’nin bu uydurukları ne kendine, ne de Yemame halkına hayır getirdi; helak olup gittiler(İbn Kayyım, Zâd’ül Mead, 1/500; el-Amidi, Gayetu’l-Meram, 344; el-Îcî, el-Mevakıf, 3/393).

Halkımız hep bir ağızdan, “Bizim Ankara siyaseti, milli para ve milli ekonomiyi biliyor” dese, siyaset, milli parayı veya milli ekonomiyi bilmiş olur mu? Olmaz… Bilir, demek abestir.

Veya halk, iki kere ikinin kaç ettiğini bile bilmeyen, hatta matrisi de matrix zanneden birini, çok bilinmeyenli bir denklemin yazılı olduğu tahtanın başına koyup “Yaşa varol, sen bilirsin, sen yaparsın” diye nara atsa; bu adam, kıyamete kadar tahtanın başında dursa bile denklemi çözebilir mi? Çözemez… Çözer, demek abestir.

Ekonominin “e”sinden anlamayan ve gırtlağına kadar kapitalizme batmış siyasetin, Prof. Dr. Baş’tan aşırıp veya kulaktan dolma laflara sarılıp “milli para” ve “milli ekonomi”den dem vurmasından medet beklemek, işte böylesi abeslerdir.

Böylesi abeslerle iştigal ve vakit kaybı, ancak terör maşalarına ve onların sömürgeci küresel şeflerine fayda sağlar.

Türkiye’nin 15 yıllık ağır tablosu, aynı süreçte Rusya ve BRICS ekonomilerinin Prof. Dr. Baş’ın modeliyle şahlanma tecrübesi, devlet aklı ve geleneği, çıkış yolunun Prof. Dr. Haydar Baş’tan geçtiğini gösteriyor… Abesle iştigal yerine hikmetli siyaset şart.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ocak 2017 Ev hanımları daha çok vahlanacak!
    • 20 Ocak 2017 Tevhidin merkezi ve barışın adresi
    • 19 Ocak 2017 Doğu ve batı yeniden şekillenirken
    • 18 Ocak 2017 Sessiz devrim
    • 17 Ocak 2017 Sözün bittiği yerdeyiz
    • 14 Aralık 2016 Abesle iştigal yerine hikmetli siyaset şart
    • 12 Aralık 2016 Dolar bozdurma işi FETÖ numarası olmasın!
    • 6 Aralık 2016 'Dile geldi Duatepe'
    • 29 Kasım 2016 Bu aziz vatana sahip çıkmanın adı
    • 25 Kasım 2016 Milli Ekonomi Modeli Ehl-i Beytin bereketi
    • 24 Kasım 2016 Dünyanın 'para' derdine çare var
    • 23 Kasım 2016 Şangay ile hülle nikahı
    • 22 Kasım 2016 Dünya Başa, Türkiye boşa koşuyor
    • 17 Kasım 2016 Müslümanı Papaz Maltusa mahkum etmek ihanettir
    • 16 Kasım 2016 MEM tsunamisi Amerikayı da sürüklüyor
    • 15 Kasım 2016 Türkiyenin kodları
    • 9 Kasım 2016 Türkiye fabrika ayarlarına dönmeli
    • 8 Kasım 2016 Türk milleti, Ehl-i Beyt medeniyetine mensuptur
    • 2 Kasım 2016 Nursi, cennette parsel satıyor
    • 28 Ekim 2016 Nursinin şizofrenik Mehdilik iddiaları


     


    16831 µs