Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
15 Aralık 2016

Tulumbadaki suyu kim bitirdi?



Bugün para kimin elinde, diye sorsam ne cevap verirsiniz? Kısaca parası olanın, dersiniz herhalde.

Evet, doğrudur. Yalnız şu detay var ki, ülkemizde çok şeylerin tekelleştiği gibi para da tekelleşti. Yani para belli ellerde toplandı. Nasıl mı?

Forbes dergisinin 2015 yılı rakamlarında dünyanın en zengin kişileri arasına ülkemizden 33 kişi giriyor. Listede toplamda Türkiye’den 118 kişi var ve bu kişilerin yön verdikleri para miktarı (2015 rakamları) 100,4 milyar dolar. Bu sayı 2002’de (yanılmıyorsam) 13 idi.  

2002’de milyoner sayısı 4 bin civarındayken 2012’de 46 bin 695. Şimdi ise 100 bin 974. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Ekim 2016 verilerine göre Türkiye’de hesabında 1 milyon lira ve üzeri parası olan mudi sayısı 100 bin 974. Bu mudilerin banka hesaplarındaki tutar 656 milyar (katrilyon) 328 milyon (trilyon) lira.

Bu dönemlerde ülkemizde yoksulluk ve fakirlik sınırları rakamlarında devamlı bir artış var mı? Var. Ne demek oluyor bu? Para tekelleşmiş.

Yeri gelmişken! Dolar bozdurun kampanyaları devam ediyor. Kim bozduruyor doları? Yastık altında tutanlar. Öyle ya! ‘Yastık altında tuttuğunuz dolarları bozdurun’ çağrısı yapıldı. Yani bankalarda parası olanlar, para satarak para kazananlardan ses, seda yok.

Dolar 3,60 civarıydı. Vatandaş bozdurdu. 3,38’lere kadar düştü. Şimdi 3,55’i zorluyor. Acaba diyorum! Birileri vatandaşın dolarına kumpas mı kurdu?

Konuya dönelim. Bir taraftan çok küçük bir azınlığın tulumbaları, havuzları para ile dolup, taşarken yöneticilerimiz ‘tulumbada su (para) bitti’ diyor. Neden? Veya ne yapılmalıydı ki, tulumbada su bitmemeliydi?

Para belli ellerde değil tulumbacıda yani tüketicide, yani millet, milletin cebinde olmalıydı. Tabi kapitalist sistemde böyle bir anlayışa yer yok. Haliyle kapitalizmi benimseyen, kabullenen idarecilerde de böyle bir mantık olmaz, olamaz.

Oysa Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu ‘Sosyal Devlet-Milli Devlet’ anlayışında parasının sahibi millettir, milletin elinde bulunması gerekir.

Bakın! Sayın Baş şöyle diyor; “Milli devlet anlayışında paranın herkesin elinde bulunması gerekir. Çünkü para, emeği tahrik ederek mal ve hizmet üretimini sağlayan bir araçtır. Yine para, tüketimi devreye koyacak bir tahrik aracıdır. Ancak şayet para piyasada kolayca ulaşılabilir bir şekilde bulunursa, üretim ve tüketimle ilgili niyetlerin ortaya çıkmasına vesile olabilir.” (Prof. Dr. Haydar Baş Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:265)

Tabi bu noktada birilerinin aklına, ‘kimse zengin olmasın mı?’ gibi soru gelebilir. Hayır. Düşündüğünüz gibi değil. Böyle bir düşünceye cevabı da yine Sayın Baş’ın, Sosyal Devlet-Milli Devlet eserinden cevaplayayım:

“Milli devlet anlayışında devlet, her vatandaşın aynı gelir seviyesinde olmasını hedeflemez. Önemli olan fertler arasındaki servet ve gelir uçurumlarının kapatılması ile en üst gelir grubu ile en alt gelir grubu arasında belli bir dengenin olmasıdır. Özellikle en alt gelir grubunda bulunan bireylerin asgari bir gelire sahip olmaları gerekir. Bu gelir onların kimseye muhtaç olmadan yaşamalarına imkân tanımalıdır.” (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:288)

Devletin piyasayı müdahalesi şarttır.

“Devlet yerine göre hem üretici olarak hem de kamu alımları ile tüketici olarak piyasalarda yerini almalıdır…

Kapitalizmde esas olan üretim ve kârdır. Sanayi üretiminin gelişmesi için sınırlı kabul edilen kaynaklar kapitalist ülkelerin denetimine geçmelidir ki, kapitalizmin çarkları dönebilsin. Bu anlayışın sonucu olarak geri kalmış veya henüz gelişme sürecindeki ülkeler sömürge haline getirilmiştir…” (Prof. Dr. Haydar Baş, Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:301…33)

Güzel günler için herkesin tulumbasının helal ile dolması için Prof. Dr. Haydar Baş’a, model ve projelerine ihtiyacımız var.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2038644 µs