Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
23 Aralık 2016

Dün Atatürk bugün Haydar Baş



‘Biz nerede yanlış yaptık’ sorusunu soran var mı? Çünkü bu soru geç kalmış bir sorudur. Ama yine de merak ediyorum, yöneticilerimiz bu soruyu kendilerine soruyor mu? ‘Biz nerede yanlış yaptık?’

4 yıl süren 1. Dünya Savaşı ve ardından başlatılan ve 3 yıl süren Kurtuluş Savaşı sonrası adeta yoktan bir devlet kuruluyor. Tarım bitmiş, sanayi yok, ordu yok, tersane yok. İnsanımız fakru zaruret içerisinde ve bu millet ile bu devleti kuran Atatürk, 1923’de bağımsızlığın temel ölçüsünü açıklıyor;

“Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kazanılan zaferler kalıcı olmaz, az zamanda kaybedilir.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 111)

21. yüzyıla geldik. Artık dünyada devletler orduları ile savaşmıyor. Terör örgütleri üzerinden birbiriyle veya hedefe konulan ülke ile savaşıyorlar.  

Bir de elinde silah olmayan ama dünyanın en büyük terör örgütü, en büyük kan emicisi var. Kim mi? Kapitalizm. Kapitalizm örgütünün sahipleri ise belli. 

Silahlı örgütlere dönersek! Mesela dün, 40 yıldır PKK ile mücadele ediyoruz, derken bugün PKK yanına IŞİD, Nusra, YPG, FETÖ, TAK vs. örgütleri de saymaya başladık. Yani artık bir değil birçok terör örgütü ülkemize musallat edildi.

Birliğimizi, bağımsızlığımızı, canımızı, malımızı, vatanımızı istiyorlar. Kendileri için mi? Hayır. Efendileri için.

Prof. Dr. Haydar Baş yıllardan beri küresel kan emiciler ve bu kan emicilerin en büyük silahı kapitalizme karşı artı ülkemizdeki eli kanlı terör örgütlerine karşı bir mücadele veriyor.

Tespitleri bugüne kadar tek tek gerçekleşen Sayın Baş, bu tespitleri yapmasının hemen ardından çare ve çıkış yollarını da gösteriyordu. Sayın Baş, ‘tam bağımsızlığın ve terörü bitirmenin birinci şartı güçlü ekonomidir’ diyordu.

Sayın Baş böyle diyor da liberal- kapitalist anlayışla, bir ülke ekonomisinin güçlü daha açıkçası bağımsız olamayacağını bizzat yaşadığımız bir gerçek.

Peki, ekonomimiz nasıl güçlü ya da bağımsız olacak? Milli Ekonomi Modeli ile milli para ile. Milli para demişken bu aralar iktidar ve medya bu kavramı çok sıklıkla kullanıyor. Ama bu kavram Prof. Dr. Haydar Baş’ın ‘Milli Ekonomi Modelinin’ başlıklarından biridir ve Türk Patent Enstitüsü’nce 2013/56874 marka numarası ile 26 Haziran 2013’ten itibaren 10 yıl müddetle Prof. Dr. Haydar Baş adına tescil edilmiş bir markadır.

Milli Ekonomi Modelini 11 yıldır Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosu il il, ilçe ilçe tüm Türkiye’ye anlattı. 9 uluslar arası sempozyum ile dünyaya duyurdu. Yani dünya MEM’i biliyor, uyguluyor ve Sayın Baş’ı tanıyor.

Sende tanıyorsun. MEM nedir, diye sormak istersen Prof. Dr. Haydar Baş’ın, Rusya parlamentosunun alt kanadı olan Duma’da yaptığı konuşmada MEM’i 17 başlıkla özetledi Başlıklar ile bir daha hatırlatayım;

1- MEM tüketim eksenli tek analizdir.

2- MEM sürekli büyümeyi sağlar.

3- Adil gelir dağılımına MEM ile ulaşılır.

4- MEM, ‘tam istihdamı’ sağlayarak, işsizliği problem olmaktan çıkarır.

5- MEM, “kaynaklar sınırsızdır ve yeterlidir, ihtiyaçlar sınırlıdır” ilkesini esas alır.

6- MEM tezinin merkezinde insan vardır ve MEM, insandan yola çıkmaktadır.

7- MEM, faizi devre dışı bırakır.

8- MEM’ de vergi, gelire göre alınır.

9- MEM, “paranın, emeği, üretimi ve tüketimi tahrik eden unsur olduğunu” vazederek, paraya yeni tarifler getirmektedir.

10- MEM, devletlerin ‘senyoraj’ yani ‘para basma hakkını’ kullanmasını şart koşar.

11- MEM’e göre merkez bankasının dolaşıma çıkardığı para olan emisyon, piyasanın talebine bağlı olarak üretilir.

12- MEM’de devlet, sosyal devlet projeleri ile dar gelirliyi destekler. Bu sayede piyasada eksik olan talep devreye konulur.

13- MEM, devletlerin piyasalara hâkim olması gerektiğini ortaya koyar.

14- MEM, ‘milli kur politikalarını öne çıkartır.

15- MEM, dış ticarette milli paranın kullanılmasının gereksinim olduğunu ortaya koyar.

16- MEM deflasyonu da, enflasyonu da önler.

17- MEM’ de devletin gelir kaynakları “vergiler, senyoraj ve yeraltı zenginlikleridir.”

Şimdi diyeceksin ki, ben ekonomiden anlamam. Derim ki çaresizliğin, tükenmişliğin ortada. Haydar Baş’tan başka şansın da yok.

İddialı bir cümle mi oldu? Hayır, hayır. İspatlı bir cümle. Bak! Rusya karşında duruyor.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1547909 µs