Piyasalar

22 Şubat 2017, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Mustafa Hilmi Yıldırım
Yeni Mesaj Gazetesi

Mustafa Hilmi Yıldırım
7 Ocak 2017

Düşünce emperyalizmi



İslâm toplumlarında önderlerin ve liderlerin çoğu, Müslüman’ca düşünemiyor, hatta hissedemiyor. Bunun tabii sonucu olarak da İslâm’a uygun bir davranış ve hareket tarzı ortaya koyamıyorlar.

O nedenle ilkönce düşünce sistemimizi gözden geçirmek zorundayız. Aksi halde en tehlikeli ve gizli olan düşünce emperyalizmi altında yaşar ve diğer emperyalizm türlerine davetiye çıkarırız.

Maalesef, uzun yıllardır tüm dünyaya, Batı düşünce sistemi egemen olmuştur. İslâm dünyası da buna dâhildir.  Düşünce sistemleri, temelini mutlaka insanlığın başlangıcına dayandırırlar. Batılılar da böyle yapmışlardır.

İnsanlığın başlangıcına indiğimizde, İslam ile Batı düşünce sistemi arasında tam bir zıtlığın olduğunu görürüz. Şöyle ki, İslâm’a göre, ilk insan olan Hz. Âdem (as), aynı zamanda ilk peygamberdir ve Allah (cc) tarafından bilgilendirilmiştir, yani medenidir.

Batı düşünce siteminde ise insanlık tarihi, ilkel insan ve dolayısıyla ilkel dinle başlatılır. Bu, Batılıların en büyük yalanıdır. Zira birçok yalan, daha doğrusu Batı medeniyeti bunun üzerine bina edilmiştir. Temeli yalan ve uydurma olan bir medeniyetten insanlığa hayır gelir mi? Nitekim de gelmemiştir.

Batı düşünce sistemi emperyalizme dönüştüğü tarihten itibaren, insanlık ve özellikle de İslâm toplumları sömürü, zulüm, terör ve savaşla yaşamaya mahkûm edilmişlerdir. Öyle ki, Batılıların kullandıkları olumlu kavramlar bile, olumsuzluklarla doldurulmuştur.

Batılılar, bazen Müslümanlara dostça yaklaşmışlar, müttefiklikten söz etmişler, ama arkasından sürekli ihanet çıkmıştır. Bir Rus Generalinin dediği gibi, “Batılılarla düşman olmak kötüdür, fakat dost olmak daha da kötüdür.”

Dünyada adaleti tesis etmesi gereken Müslümanlar devre dışı kalınca, insanlık zulme boğuldu. Bunu düzeltebilecek tek güç Müslümanlardır. O bakımdan Müslümanlar, evrensel sorumluluk çerçevesinde düşünmeli ve hareket etmelidirler.

Batılılar, dünyayı yeniden şekillendirmek için topyekûn tekrar ayağa kalktılar. İslam toplumlarını, bu şekillendirmede de hesaba katmıyorlar. İstiyorlar ki, geçmişte olduğu gibi, İslâm toplumları, kendilerine reva gördüğümüze razı olsunlar. Buna karşı her alanda itirazlar yükselince, Batılılar ne yapacaklarını şaşırdılar, tabiri caizse çılgına döndüler.

Batılıları en çok korkutan da düşünce sistemlerinin sorgulanmasıdır. Çünkü bu sorgulama, düşünce emperyalizmini tanımaya ve ona başkaldırmaya yol açacak ve böylece her çeşit emperyalizmin temelleri sarsılacaktır.

Bilindiği üzere ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel emperyalizm, düşünce emperyalizmin üzerine kurulmuştur. O yıkılınca, haliyle diğerleri de kendiliğinden yok olup gidecektir.

Sözün özü, Batılılar, Müslümanları değiştirmek, kendilerine benzetmek için yoğun çaba harcıyorlar. Müslümanların, değişmemekte direnmeleri elbette olumlu bir gelişmedir, fakat yeterli değildir. Çünkü dünyayı değiştirmek, hakkı, hakikati ve adaleti egemen kılmak, Müslümanların asli görevleri arasındadır.  Düşünce emperyalizmini yıkmadan da bu görev yerine getirilemez.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Şubat 2017 Devletlerin beka sorunu
    • 14 Şubat 2017 Asırlık planlar ve günlük politika
    • 10 Şubat 2017 Irkçılığın hortlatılması savaş al
    • 6 Şubat 2017 Ekonomide korumacılığa dönüş
    • 30 Ocak 2017 Üçüncü paylaşım savaşı
    • 23 Ocak 2017 Küresel finans savaşı
    • 16 Ocak 2017 Ulus-üstü şirketler ve ulus devletler
    • 7 Ocak 2017 Düşünce emperyalizmi
    • 3 Ocak 2017 Mezhepçilik fitnesi
    • 24 Aralık 2016 Bölünme riski taşıyan toplumlar
    • 26 Kasım 2016 Büyük İsrail için büyük savaş
    • 18 Kasım 2016 Bölücülerin bölünüşü
    • 12 Kasım 2016 Yeni haçlı seferinin haçsız savaşçıları
    • 2 Kasım 2016 İşgalcilerin öncü birlikleri
    • 22 Ekim 2016 Stratejik ortaklıktan stratejik savaşa
    • 17 Ekim 2016 Terör ve sil
    • 28 Eylül 2016 Çok kutuplu dünyaya doğru
    • 5 Eylül 2016 Küresel tuzak ve büyük aldanış
    • 27 Ağustos 2016 Terör ve diriliş örgütleri
    • 18 Ağustos 2016 ABD ile ilişkiler yeniden ele alınmalı


     


    16650 µs