Piyasalar

19 Ağustos 2017, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Orhan Dede
Yeni Mesaj Gazetesi

Orhan Dede
7 Ocak 2017

Terör dalgasının düşündürdükleri



Terör bu defa İzmir’den canımızı yaktı.

Şehit polis memuru Fethi Sekin, teröristleri önceden fark edip kahramanca müdahale etmemiş olsaydı büyük bir katliam yaşanabilirdi.

Kendisi şehit olarak onlarca canı kurtarmış oldu.

Şimdi çok isabetli bir tespitle İzmir’in ikinci Hasan Tahsin’i deniliyor Şehit polis memuru Fethi Sekin’e.

Başta şehit polisimiz olmak üzere terör saldırısında ölen adliye çalışanı Musa Can’a Allah rahmet diliyorum.

Türkiye son bir ayda peş peşe terör saldırılarıyla sarsıldı.

10 Aralık 2016 İstanbul Beşiktaş: 37 polis şehit oldu, 8 vatandaş öldü.

17 Aralık 2016 Kayseri: 14 askerimiz şehit oldu, 56 kişi yaralandı.

19 Aralık 2016 Ankara: Rus Büyükelçi Andrey Karlov öldürüldü.

01 Ocak 2017 İstanbul Ortaköy: 39 kişi öldü, 65 kişi yaralandı.

5 Ocak 2017 İzmir: 1 polis şehit oldu, 1 vatandaş öldü.

Şehit Fethi Sekin, öğrendiğime göre 7-8 yıldır aynı noktada görev yapan tecrübeli bir trafik polisiydi. Tecrübe ve dikkatin ne kadar önemli olduğunu İzmir saldırısında gördük. Katliam yapmayı amaçlayan tepeden tırnağa silahlanmış teröristler, emellerine ulaşamadan öldürüldüler.

Terör saldırılarının artışına bakıldığında tam bir tsunami yaşadığı ortada olan Türkiye, artık kalleş terör örgütlerinin bir numaralı hedefi konumunda.

Neden bu noktaya düştü sorusu haklı bir soru olmakla birlikte bu yazıda çok başka bir noktaya dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

PKK, IŞİD, FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütleriyle farklı farklı cephelerde aynı anda mücadeleyi gerekli kılan bu yeni karmaşık tehdit, Türkiye’nin daha önce hiç yüzleşmediği bir savaş.

Bu tehdit tsunamisi Türkiye’nin tüm dengelerini alt üst etmeyi amaçlıyor.

Geçmişte işgal yaşamış, nizami ordularla savaşta başarılı olarak büyük tecrübe sahibi olmuş Türkiye, çok cepheli terörle mücadeleye hazırlıksız yakalanmış durumda.

Bu bağlamda terörle mücadelede yeni bir konsepte ihtiyaç var.

Bu bağlamda polis ve asker eğitiminde acilen reform yapılmalı…

Ve elbette istihbarat konusunda da zaman kaybetmeden reformlar yapılmalı.

Belki bu eğitimler başlamış olabilir. Ama sahada görev alan güvenlik görevlilerinin bir an önce yeni tehdit biçimine karşı donatılması şarttır.

Türkiye artık buna mecbur!

Anadolu Ajansı (AA) dün “Esed rejiminden ‘Türkiye’deki DEAŞ terörü’ için itiraf” şeklinde bir haber verdi. AA’ya göre Abbud, Suriye televizyonunda yayınlanan bir programda, rejimin terör örgütü DEAŞ’la olan ilişkilerini itiraf etmiş.

Suriye Milli Meclisi Genel Sekreteri Halid Abbud özetle şunları söylüyor:

“IŞİD ve Nusra gibi terör örgütleri çok yakınında oldukları halde Şam’da terör saldırısı yapamıyorlar. Çünkü bilgi alabilmek için Suriye istihbaratı bu terör örgütlerinin içine sızmış. Saldırıları önceden haber alıp engel oluyorlar. Türkiye ise bunu başaramıyor. Bu terör örgütlerinin saldırılarını engellemenin Türkiye için tek yolu Suriye’nin güvenlik kurumlarıyla işbirliği yapmaktır.”

AA bu açıklamayı akla ziyan bir şekilde Suriye devletinin IŞİD’le işbirliği yapmasına delil olarak gösteriyor.

Oysa Suriye Milli Meclisi Genel Sekreteri Halid Abbud, Türkiye güvenlik kurumlarıyla Suriye güvenlik kurumları işbirliği yapsın çağrısında bulunuyor.

Türkiye’de artık devletin kurumları da Sayın Numan Kurtulmuş’un önceki gün açıkladığı “Suriye politikamız baştan beri yanlıştı” açıklamasına uygun bir bakış açısıyla olayları ve açıklamaları değerlendirmeleri gerekmektedir.

Sözün özü; PKK olsun IŞİD olsun terör tsunamisinde boğulmak istemiyorsak Türkiye olarak artık Suriye hükümetiyle işbirliği kapılarını sonunda kadar açmalıyız.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 21 Temmuz 2017 FETÖden her şey beklenir
    • 20 Temmuz 2017 Çer-çöp gibi bir ümmet
    • 19 Temmuz 2017 Ah Kıbrıs vah Kıbrıs
    • 18 Temmuz 2017 Kim dost, kim düşman, kim yaltakçı, kim münafık?
    • 15 Temmuz 2017 15 Temmuz son olsun
    • 13 Temmuz 2017 Gülen biterse FETÖ bitecek mi?
    • 12 Temmuz 2017 Enerji üssü mü! Gülünç olmayın
    • 11 Temmuz 2017 Gurbetçi buğday
    • 7 Temmuz 2017 Haçlı damar yine depreşti
    • 6 Temmuz 2017 Katar ile nereye kadar
    • 5 Temmuz 2017 Uçak gemisi yapabilir miyiz?
    • 4 Temmuz 2017 Hamburgdan bir şey çıkmaz
    • 6 Mayıs 2017 FETÖ bitti eseri yaşıyor!
    • 5 Mayıs 2017 Atı alan Şamı çoktan geçti!
    • 2 Mayıs 2017 Trump ne cevap verecek?
    • 19 Nisan 2017 Turkexit yolda
    • 18 Nisan 2017 Çözümsüzlük girdabında evet/hayır çekişmesi
    • 13 Nisan 2017 Asıl mesaj Türkiyeye!
    • 11 Nisan 2017 Türk oğlu Türk olabilmenin formülü
    • 6 Nisan 2017 Trumpa delilik için gerekçe çıktı!


     


    14312 µs