Piyasalar

18 Aralık 2017, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Eyüp Kabil
Yeni Mesaj Gazetesi

Eyüp Kabil
9 Ocak 2017

ABD, Türkiye ile savaşıyor!



Şunun adını artık koyalım; ABD, Türkiye ile savaşıyor…

ABD, Irak ile savaştı, ABD, Libya ile savaştı, ABD, Suriye ile savaştı… Şimdi Türkiye ile savaşıyor.

Zaten Büyük Ortadoğu Projesi denilen şey neydi; 22 İslam ülkesinin yönetim ve haritalarının değişmesi değil miydi!?..

ABD bu hedefinden vazgeçmediğine göre, yaşadığımız şey; Büyük Ortadoğu Projesi’nin kapsamında olan şeyler dersek yanılmayız…

ABD’ye ait olan bu projenin Türkiye’yi de kapsadığını seneler öncesinden bilen, uyaran oldu olmasına fakat milletimizin bunu fark etmeye başladığı tarih maalesef 15 Temmuz 2016 oldu. Yani başına darbeyi yiyince…

Gerçi tam olarak anlaşıldığından hala şüphelerim var ya, neyse.

ABD’nin Türkiye ile savaşı resmi değil, örtülü bir savaş var ortada. Aslında büyük fotoğrafa baktığımızda dünya üzerinde örtülü bir savaş var. Hem de çok şiddetli bir savaş…

ABD’nin fonladığı, silahlandırdığı, organize ettiği örgütler şimdi Türkiye’ye saldırıyor.

15 Temmuz’daki darbe girişimi başarılı olsaydı, ABD, bölgedeki hedefleri doğrultusunda büyük bir avantaj elde etmiş olacaktı. 15 Temmuz’a kadar öyle sinsice, öyle sessiz ve derinden yıllar süren bir çalışma yaptılar ki, Türkiye’nin tam anlamıyla elini kolunu bağladıklarını düşünmüşlerdi. Haksız da sayılmazlardı, Rusya ile aramızı bozmayı bile başarmışlardı. Türkiye bölgede yapayalnız bırakılmıştı, bir başka deyişle Türkiye, ABD’ye muhtaç hale getirilmişti. Bütün kurumlara, bir ABD projesi olan FETÖ’nün adamları yerleştirilmişti. Cumhurbaşkanı’nın yaverine kadar her yerde ABD’nin adamları vardı.

Her şey yıllar süren bir organizasyonla düzenlenmiş, geriye bir tek düğmeye basmak kalmıştı!

Nitekim düğmeye de basıldı ancak istedikleri sonuca ulaşamadılar.

Ben bunu; herkesin bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı var, diye yorumluyorum.

Bu tarihten sonra Güneydoğu’da yaşanan sokak savaşlarını ve ülkemizin tamamında görülen bombalı terör eylemlerini, örtülü bir savaşla Türkiye’yi hizaya getirme gayretleri olarak okumak gerek.

Çok şükür ki Türkiye’ye diz çöktüremediler.

Cumhurbaşkanı’nın “ikinci istiklal savaşı veriyoruz” sözünü bu yüzden önemsiyorum.

Bu savaşa bir ad vermek gerekirse; Değişen Dengeler Savaşı en uygun isim olurdu bence.

Şimdi, devreye soktukları iki koz var ellerinde!

Biri ekonomik, diğeri mezhep çatışması üzerine…

Sayın Prof. Dr. Haydar Baş, darbe girişiminden sonra bu iki konuya da dikkat çekmişti. Şu an görüyoruz ki, Sayın hocamız yine haklı çıkmıştır.

Mezhep çatışması konusunda, mezhep ayrımcılığını körüklemeye çalışanlara karşı hükümeti uyarmak isterim. Şu sıralar bazı basın organlarında ve bazı televizyonlarda hatta yoğunluklu olarak sosyal medyada bu konu işleniyor.

Özellikle böyle bir dönemde, bilinçli olarak Şii-Sünni ayrımcılığı yapan kişilerin gözaltına alınıp sorgulanması gerektiği kanaatindeyim. Kim bilir bu işin altından neler çıkar!

Ekonomi konusunda ise Türkiye’nin bağımsız bir ekonomiye kavuşması şart! Dolar’a bağımlı bir ekonomiyle bunu başarmak imkansız. Sıcak para (Dolar) uğruna ülkenin kaynaklarını satarak ekonomide bağımsızlık sağlanamaz. Bu anlayış ancak, ülkenin emeğini ve kaynaklarını bedavaya ABD’ye aktarmak olur.

Bu yüzden iktidar çevresinden, ekonomiye Dolar nazarıyla bakan, Türk insanının emeğini, alın terini ABD’ye transfer eden anlayışın uzaklaştırılması lazım. En iyi ihtimalle bu işi bilmedikleri için yine de uzaklaştırılmalılar. 

Terör cephesiyle mücadele ederken, ekonomik ve mezhepsel cephelerde kaybetmemeliyiz. Çünkü düşman bize buralardan saldırıyor!

Mademki “ikinci bir istiklal savaşı” veriyoruz her cephede zafer kazanmalıyız, bunun da yolu, her alanda, bu işi bilenlerle beraber olmaktır.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2017 Cumhuriyetimiz ve kazandırdıkları -2-
    • 30 Ekim 2017 Cumhuriyetimiz ve kazandırdıkları -1-
    • 28 Eylül 2017 İkinci darbe Nakşilerden
    • 20 Eylül 2017 Yastık altı altınlar
    • 20 Temmuz 2017 İstanbulun makyajı aktı
    • 17 Nisan 2017 Hz. Aliyi sevmek
    • 6 Mart 2017 Hz. Nuh (a.s.) -1-
    • 18 Şubat 2017 Esnafa müşteri lazım!
    • 9 Ocak 2017 ABD, Türkiye ile savaşıyor!
    • 21 Aralık 2016 Suikastın düşündürdükleri
    • 5 Aralık 2016 Vah başımıza gelenler!
    • 28 Kasım 2016 Bilmiyorsanız bir bilene sorun
    • 7 Kasım 2016 Teşekkürler Mecidi
    • 31 Ekim 2016 Gece kahvesi
    • 23 Eylül 2016 FETÖnün ağababası
    • 19 Eylül 2016 ABDye gü-ve-nil-mez!
    • 5 Eylül 2016 Korku!
    • 30 Ağustos 2016 Çık işin içinden çıkabilirsen!
    • 24 Ağustos 2016 İkinci İstiklal Savaşı!
    • 9 Ağustos 2016 Dünyaya verilen mesaj


     

    En Çok Okunan Haberler

    45211 µs