Piyasalar

15 Haziran 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
10 Ocak 2017

Döndüğünüz yön de yol da belanın geldiği yöndür



İnkar, gerçeği değiştirmiyor. Nedir o inkar edilen? Türkiye’nin geldiği nokta. Türkiye, hasta. Türkiye, kan kaybediyor. Türkiye, ateş sarmalı ile çevrilmiş vaziyette. İçten ve dıştan ihanetlere, tehditlere maruz kalmış durumda.

Ne yapılmalı veya ne yapmalıyız ki Türkiye, kendine gelsin?

İsterseniz sokaklarda yaşadığımız veya tanık olduğumuz olayları anlatarak bir bakış ortaya koyalım.

Bir kazaya tanık oldunuz. Yaralı kan kaybediyor, kırıkları var. Artı vücut içerisinde nasıl bir tehlike var, siz bilemiyorsunuz.

Bildiğiniz ise kaza alanında işinin ehli bir hekimin varlığı. Ama yaralıya başka birileri müdahale ediyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. O kadar çok ses çıkıyor ki, işinin ehli hekimin sesini bastırıyor ve onu kenara itiyorlar.

Ne yaparsınız?

Normal bir insan, niyetleri ne kadar iyi olursa olsun işi bilmeyen kişilerin yaralıya müdahalesine tepki gösterir. (Çünkü yanlış müdahale can alır.) Tepkisi yeterli olmadı, çevresindeki insanlarla el birliği ederek sesini yükseltir ve yaralıya işin uzmanı kişinin müdahale etmesinin yolunu açar.

Yok, bunları yapmadı ve bugün olduğu gibi en acı durumlarda bile selfi çekmeye, kameraya poz vermeye yeltendi. Bil ki yarın da o kişinin cesedi başında selfi çekilecek.

Evet!

Türkiye hasta, kan kaybediyor, içerden ve dışarıdan kuşatılmış durumda. Ülkemizi yönetenlerin niyetleri ne kadar iyi olursa olsun hastaya derman bulamadıkları, yanlış müdahale ettikleri de çok açık. Sebep üretmeler, mazeretler ise sadece gerçeği inkar.

Bakın!

Ülkemiz siyasi olarak kuşatıldı. Sosyal olarak kuşatıldı. Ekonomik olarak kuşatıldı. Askerimiz, polisimiz ateş hattında. İnsanımız her daim korku içerisinde.

Şunu da çok iyi görüp, kabul etmemiz lazım; bu kuşatma ne Recep Tayyip Erdoğan içindir, ne AKP, ne CHP ve ne de bir başkası içinidir.

Bu kuşatma Türkiye Cumhuriyeti’nedir, Türk Milletinedir.

Bir soru daha: Bu kuşatmayı (yani darbeyi, kalkışmaları, terörü, ekonomik krizleri vs.) kim yapıyor, yaptırıyor, tetikliyor?

Rusya mı? Çin mi? İran mı? Suriye mi? Libya mı? Tunus mu? Irak mı? Mısır mı? Evet, bunlar veya Ortadoğu ve Asya’daki diğer devletler mi?

Hayır, hiç birisi değil. Ya kim? İşte bu sorunun cevabı 1096’da verildi. Yani 1. Haçlı kuşatmasında. Yani Papa II. Urbanus’ın bütün Türklerin (Müslümanların) kanını içmeye ant içtiği tarihte.

Haçlı katliamları 1096’da başladı. Tarih boyu İslam coğrafyasında değişik isimlerle bu katliamlar devam etti.

Bu Haçlı zulmü 21. yüzyılda Büyük Ortadoğu Projesi olarak karşımıza çıktı. Bizzat hedeflerini açıkladılar. Son halka olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkılması, Türk Milletinin tarihten silinmesi, olarak hedef koydular.

ABD’si, AB’si, Vatikan’ı şimdi o hedefi gerçekleştirmek, sonuç almak istiyor.

Balyoz’u da, 15 Temmuz’u da, ekonomik krizler de, mezhepsel tetikçiler de, PKK’sı da, ÖSO’su da, IŞİD’ı da, YPG’si de vs. bu sonuca götüren halkalardır.

Devleti yönetenler, kendilerince bir şeyler yapmaya, tedbirler almaya çalışıyorlar. Ama gerçek olan döndükleri yönde, gittikleri yolda yaşadığımız gerçeklere çare olmadı, olmayacağıdır. Çünkü o yön, o yol belanın geldiği yoldur, yöndür.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1999832 µs