Piyasalar

20 Kasım 2017, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Mustafa Aslan
Yeni Mesaj Gazetesi

Mustafa Aslan
12 Ocak 2017

Anayasa değişikliği Mecliste



“Yeni Anayasa Taslağı” maddelerinin Mecliste görüşülüp görüşülmemesi oylandı ve kabul edildi!

Kullanılan 480 oydan 338 kabul çıkarken; 134 red, 2 çekimser, 5 boş, bir de iptal oy çıktı...

Oylamanın gizliliğinin hem AKP, hem de MHP tarafından ihlal edildiği iddia ediliyor! Sadece iddia değil, Meclisteki tecrübeli gazeteci vekiller, sosyal medyada resimler de yayınladılar. Resimleri sosyal medyaya düşen vekiller adına şahsen utandım!

Kendi milletvekillerine güvenemeyenlerin, yarın milletin huzurunda ne hallere gireceklerini hayal bile edemiyorum!

CHP Grubu adına konuşan CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal, bana ve çoğu kişiye göre siyasi hayatının en etkili ve başarılı konuşmasını yaptı.

Konuşanın Baykal olduğunu unutunca söylediklerini alkışlamamak mümkün değildi ama “Muhtar bile olamaz” denilen Tayyip Erdoğan’ın siyasal yasaklarını, Zülfü Livaneli’nin tarihi uyarısına rağmen kaldırdığını bir türlü unutamadım!

Mevcut Anayasa ihlal edilerek yapılan oylamaya da itirazım var! Ayrıca yarından itibaren madde madde görüşülecek olan MHP’nin desteklediği AKP’nin Anayasa taslağı hakkında da çok ciddi endişelerim var...

Önce şunu belirtmeliyim ki, mevcut sistemle barışık birisi değilim! Hatta yıllarca; “Sistem Diye Dayatılan Sistemsizlik” diye haykırıp durdum.

Bir de sistem diye dayatılan bu sistemsizliğin “Milletvekili” sıfatı verdiği Genel Başkan Vekillerini anlayabilmem asla mümkün değil!

Şu ân güya yürürlükte olan ama Seçilmiş Cumhurbaşkanı tarafından darbe yemiş ve rafa kaldırılmış “Sistem Diye Dayatılan Sistemsizlik”ten bir adım öndeyiz çünkü kimin neyi, niye istediğini biliyoruz!

Mevcut Sistemsizliği tamamen kaldırarak yerine “Partili Cumhurbaşkanı Sistemi” diye adlandırılan ve dünyada sadece Suriye’de olduğu söylenen “Tek Adam Yönetimi”ni isteyen bir siyasi iktidarla muhatabız.

Bütün siyasilerin olduğu gibi AKP’lilerin de, ülke yönetimi hakkında düşünce ve hayallerinin olması elbette doğaldır ama kendileri ve kendi düşüncelerinden başkasına hayat hakkı tanımamak, asla demokrasi değildir!

Yeni Anayasa Taslağı ve bu Anayasa ile değişecek sistem hakkında endişelerim var demiştim.

Meselâ; AKP, herhangi bir seçimde çoğunluğu kaybederse Partili Cumhurbaşkanı’nın konumu ne olacak? Hem cumhurbaşkanlığı hem de Ana Muhalefet görevi mi yapacak?

Yeni sistemde başbakanlık olmayacağına göre, o zaman yürütmeyi kim yapacak?

AKP seçim kaybederek iktidardan düşerse Partili Cumhurbaşkanı Meclisi feshedebilir mi? Feshedemezse ne olacak?

Yeni Başkan ve yeni meclis kuruluncaya kadar; Yasama, Yürütme ve Yargıyı tek elde toplamış; istediği zaman meclisi feshedebilecek yetkisi olan; Anayasa Mahkemesi dahil bütün mahkemelere atamaları ve görevden azli elinde bulunduracak olan; Türk Silahlı Kuvvetlerinde terfi yetkisi elinde olan tek adam, muhalefet partisi genel başkanı olarak nasıl davranacak?

“Netekim General”in Devlet Başkanlığı ve Tonton Özal’ın Başbakanlığının ilk yıllarını hatırladım.

Birinci 12 Eylül Kasırgası sonrası, tehlikeliler sınıfında sayılanlardandım! Üniversiteden samimi bir arkadaşım; Tontonlu ANAP Hükumetinin yetkili bürokratlarından olmuştu.

Yetkisi dahilinde bana bir İl Müdürlüğü verebileceğini söylemişti. Sevinmiştim çünkü Devlet Daireleri yüzüme kapalıydı.

O günün mevzuâtı gereği istenen belgeleri tamamladık ve iş “Güvenlik Soruşturması”na kaldı. Yetkili Arkadaşım da, ben de bekliyorduk.

Yetkili Arkadaşımın takibi ile Güvenlik Soruşturmam fazla gecikmedi. Hakkımda tanzim olunan Güvenlik Soruşturması Raporunu gördüm ve bir suretini aldım.

O günün mevzuatı gereği istenen bilgiler verildikten sonra kırmızı büyük harflerle “Ülkücü görüşe mensup olduğu için gizlilik dereceli görev verilemez” şerhi, beni heveslendiğim işten etmişti!

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma için Bayrak Harekatı” kod adıyla yapılan askeri darbe sonrası, vatandaşlık haklarım gasp edilmişti.

Devletin, milletin, hükumetin ve fert fert herkesin hakkında karar verebilecek tek merci vardı Konsey Başkanı ve Cumhurbaşkanı Kenan Evren.

Haftalar süren ısrarım sonucunda Makama kabul edildim.

Halimi anlattım, dinledi!

Bana; “Bütün ihtilallerin doğruları kadar hataları da olur. Bu da o hatalardan birisidir. Telafi edilir” deyip ilgili bürokratları çağırıp durumumun düzeltilmesi talimatı vermişti! Şahsımla ilgili o talimat, bugüne kadar maalesef sonuçsuz kaldı! Sonuçlanmadı ama ben sıradan bir vatandaş olarak Netekim General’e çıkabilmiş he halimi anlatabilmiştim!

Yarın Anayasa değişip Partili Cumhurbaşkanı işbaşına geldikten sonra, onun partisinden olmayan, dolayısıyla ona oy vermemiş olan vatandaşın hali ne olur?

Kim derdini, kime, nasıl anlatır?

Partili Cumhurbaşkanının partisi seçim kaybederse, Tek Adam Cumhurbaşkanı, meclisi feshedip seçim yenilerse kim ne yapabilir?

Böyle dayatma bir İleri Demokrasidense “Netekim General”in “Kollama Koruma Bayrak Harekatı” sistemi daha demokratik kalmadı mı?

Millet bir kere daha ölümle korkutulup sıtmaya razı olmaya zorlanıyor! ABD’nin Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi bilinerek ve “BOP Eş Başkanı olarak bizim de bölgede görevlerimiz var” dediği bilinen birisine Bağımsız bir devletin yönetimi, nasıl devredilir?

BOP Eş Başkanının Partili Cumhurbaşkanı olduğu ülkeye bağımsız denilir mi, denilmezse ne denir?

Millete iki ucu b..lu bir sopa verildi ve bir ucundan tut deniyor!

Ne kadar âdil, ne kadar ileri demokrat bir dayatma değil mi?

Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler yoluyla sadece üst rütbeliler değil bütün askeri atama ve terfiler Milli Savunma Bakanına bağlandı!

Artık bir rütbeli sadece üst rütbeli komutanından değil, bağlı olduğu bakanlığın üst seviyeli bürokratlarından da emir alacak!

Düşünsenize; Zeki Müren veya Fatih Ürek Milli Savunma Bakanlığında üst seviyeli bir bürokrat ve bir kuvvet komutanı, ondan emir alıyor ve savaştayız!

Galiba kötünün iyisi bazı işler de oluyor!

Mesela Irak’la barışmak gibi, ileri de Suriye ile barışılabileceğinin de işaretlerinin veriliyor olması gibi!

Süleyman Şah Türbesi’ni kahramanca bir zaferle kaçırdığımız gibi, Başika’dan da kahramanca çekilmek üzereyiz!

Oysa, 8 Ocak 2017’de Seçilmiş Cumhurbaşkanı; “Musul’un ne DEAŞ’A ne başka terör örgütlerine verilmesine müsaade edemeyiz. Başika üssü de orada duracaktır, Türkiye’ye yapılabilecek terör saldırıları için bir sigortadır” demişti!

Allah aşkına bu nasıl bir iştir?

Bu nasıl ve nereye gidiştir; Nuh Tufanı’na mı, kıyamete mi?

“OLAMAZ TÜRK’E BAŞ, TÜRK’ÜM DEMEYEN.” Vesselâm...

Selâm, sevgi, duâ...








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Mart 2017 Atatürkün anlatımıyla Çanakkale savaşları
    • 19 Mart 2017 İnsandan insana, insansa...
    • 14 Mart 2017 Anam bana kör dedi!
    • 13 Mart 2017 Söyle-ni-yorum-2
    • 10 Mart 2017 Hala iyiler varmış şükrolsun
    • 9 Mart 2017 Savaş ve insan
    • 8 Mart 2017 Ben, kim miyim?
    • 7 Mart 2017 Milli siyaset hakemliği
    • 2 Mart 2017 Sakındığımız dostluk
    • 28 Şubat 2017 Yol özel yolcu güzel
    • 23 Şubat 2017 Bizi sevin
    • 21 Şubat 2017 Güzel dünler
    • 18 Şubat 2017 Hala akletmez misiniz?
    • 16 Şubat 2017 Çığlıklar mı sessiz kulaklar mı sağır?
    • 15 Şubat 2017 Bülbül
    • 14 Şubat 2017 Gönülden gönüle yol gizli gizli
    • 13 Şubat 2017 Flaş Haber Suriye'den yine acı haber Yalnız kalabalıklar
    • 10 Şubat 2017 Evet-hayır oyunu
    • 9 Şubat 2017 Yüreğim ağrıdı
    • 8 Şubat 2017 İlm-i siyaset üzerine


     

    En Çok Okunan Haberler

    16285 µs