Piyasalar

23 Ağustos 2017, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Uğur Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Uğur Kepekçi
13 Ocak 2017

Söylemde değil eylemde birlik



Son aylarda yaşanan terör saldırıları bizleri derinden üzmektedir. Ama bazı tespitleri de yapmak zorundayız. Gerçekleşen her bir olayın mutlaka onu doğuran sebeplerini de araştırmak bazı gerçeklere ulaşmamıza sebep olur.

Gerek iktidar tarafından, gerek medyada milletimiz üzerinde oynanan oyunlardan, iç ve dış düşmanlar tarafından yapılan ciddi saldırılardan, sinsi planlardan bahsedilmektedir. Bu doğrudur ama bu hale gelmemize sebep teşkil eden sebepleri araştırmak ve yapılan yanlışlardan dönmek zorunluluğu vardır.

Şayet yapılan yanlışlarda ısrar edilirse, iktidar sahipleri tabir yerindeyse “burnunun dikine” giderse; ne yazık ki millet olarak canımız yanmaya devam edebilecektir.

Bu ve benzeri ifadeler kullanınca, bizi suçlayanlar olmaktadır. Hâlbuki iktidar sahipleri, muhalefeti eğer iyi değerlendirebilirse, yapılan eleştirileri doğru okuyabilirse, rahatlıkla doğruyu ve güzeli bulabilir. Ama maalesef Türk siyaseti, hiçbir zaman bu erdeme erişemedi.

Yıllardır iktidar olan birileri elbette iyi işler yapacaktır. Elde ettikleri iktidar gücü ve tecrübeleriyle birçok başarıya imza atacaktır. Ama bunun yanında birçok yanlış da yapacaktır. İyiye de kötüye de eyvallah diyen bir zihniyet hiçbir zaman o millete fayda sağlamaz.

Birileri mutlaka eleştirmeli ve kendince farklı fikirler ortaya koymalı, bunun karşısında iktidar sahipleri de farklı fikirleri başına taç edip istifade etmenin yolunu bulmalı, millet adına en doğru olanı ortaya koymalıdır.

Birçok başarıya imza atan iktidar sahipleri aynı zamanda ülkemizin bu hale gelmesinde, devletimizin ve milletimizin terör örgütlerinin hedefi haline gelmesinde, mal ve can kaybına sebebiyet veren bazı olaylarda payının olduğunu da kabul etmesi lazımdır.

Ne oldu da ülkenin her karış toprağında ve her noktasında isteyen terör örgütü istediği eylemi gerçekleştirebilmektedir. Peki, bu hale gelinmesinde bir zafiyet yoktur mu?

Toplumun her kesiminden birlik ve beraberlik mesajları verilmesine rağmen istenen birlik ve kardeşlik neden sağlanamamaktadır? İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına neden batırma lüzumu hissetmiyoruz? Hâlbuki çözüm tam da buradadır.  

Bugün toplum her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe muhtaç iken maalesef nefret söylemi ve ayrışma hat safhaya varmış, toplum kamplara ayrılmıştır. Dini ve kültürel kamplaşma en tehlikeli kamplaşmalardır.

Sorumlular lütfen nefret ve ayrıştırma söylemelerinden uzak dursun ve birlik olmanın yolunu araştırsınlar. Bunu sadece söylemde değil eylemde de gerçekleştirsinler.

Çözüm, Ehl-i Beyt anlayışıdır. Tarihte bunun örnekleri çoktur. Millet olarak içimizden yetişen birçok kâmil insan bunu başarmıştır. Hacı Bektaş Veli bunu gerçekleştirmiştir. Aslanla ceylanı bir kucakta barındırabilmiştir. Yunuslar, Mevlanalar, insanları bir ve beraber kılabilmiştir. Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt” ısrarı bundandır.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Ocak 2017 Söylemde değil eylemde birlik
    • 22 Kasım 2016 Prof. Dr. Haydar Başı dinlerseniz yanılmazsınız
    • 6 Ekim 2016 Milli eğitim şarttır
    • 29 Eylül 2016 Eğitim ihmale gelmez
    • 31 Temmuz 2016 Milli bir direniş
    • 15 Temmuz 2016 Vatandaşlık hakkı
    • 1 Temmuz 2016 'Kadir' kıymet bilmek
    • 30 Haziran 2016 Türkiyenin çizgisi kalmadı
    • 28 Haziran 2016 Ümmetin fitnesi dünya malı
    • 22 Haziran 2016 İmanımızı çalmaya çalışanlar
    • 18 Haziran 2016 AB dağılıyor mu?
    • 30 Ekim 2015 Seçmen kardeşim!
    • 28 Ekim 2015 Diyanet'e teşekkür
    • 20 Ekim 2015 Uyarılara kulak verin
    • 18 Ekim 2015 Umuda ihtiyacımız var
    • 30 Temmuz 2015 Zafiyet
    • 21 Haziran 2015 Oruç, sıhhat ilişkisi
    • 20 Haziran 2015 Ramazana eriştik
    • 17 Haziran 2015 Alışkanlıkları değiştirmek zordur
    • 16 Haziran 2015 Akıl tutulması bir hastalıktır


     


    15845 µs