Piyasalar

16 Haziran 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
18 Ocak 2017

'Badel harabül Basra' demeden



Hükümet iktidara geldiğinin ilk yılı Roma’da yaptığı açıklamada Avrupa Birliği ile Katolik nikâhı kıymak istediğini söylemişti.

Katolik nikâhı, ölmek var dönmek yok anlamına gelmektedir.

Uzun yıllar boyu da böyle oldu.

Türkiye’nin iç politikası AB’ye teslim edilmişti. AB ne yaparsa yapsın, büyük bir teslimiyet içerisinde AB yolculuğuna devam edildi. Gün geldi AB üyeliği kabul etti zehabı ile başkentte güpegündüz havai fişekler patlatıldı.

Bu süreçte AB komiserlerinden birisi gidip diğeri geliyordu. İç politikamız yeniden dizayn ediliyordu.

Güvenlik politikası, eğitim, hatta diyanet işlerine, Cuma hutbelerine bile müdahale vardı.

Tak şak mantığı ile ne diyorlarsa, o yapılıyordu.

Ha bugün ha yarın olacak mantığı ile hareket ediliyordu. Hükümet, AB yetkililerinin ellerindeki havucun peşinden gidiyordu.

AB, belli periyodlarla, Türkiye İlerleme Raporlarını yayınlayarak, her defasında tamam ama bu da yetmez demeye devam etti. Yapılan ev ödevleri ile devletin ve milletin temelleri sarsıldı.

Bütün bunlar olurken sadece bir isim Prof. Dr. Haydar Baş iki konunun altını çiziyordu.

1980’li yıllardan beri bugünkü ismi ile AB’nin Türkiye’yi üyeliğe kabul etmeyeceğini söylüyor; ikinci olarak da AB’nin dağılacağını ifade ediyordu. Bütün gelişmeler Sayın Baş’ı haklı çıkartmıştır. AB’nin fiili dağılma süreci Brexit ile başlamıştır.

* * *

Dış politikada ABD stratejik ortak olarak kabul edildi.

Hükümet Amerika’nın Ortadoğu coğrafyasını işgal projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) eş başkanı olduklarını her fırsatta gündeme getirdi. Bu görevi tahakkuk ettirme adına dur durak bilmeden çalıştılar.

Başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere mekik dokudular; kadın hakları, kalkınma, demokrasi söylemleri ile hareket edildi.

Neticede kadınların ya ırzına geçildi, ya kocasız bırakıldı ya da ana olarak ağlatıldılar.

ABD’nin BOP uygulamaları ile özellikle Ortadoğu bölgesi yaşanmaz hale geldi. Komşular ile sıfır sorun diye yola çıktılar ülkeyi komşusuz bıraktılar.

Komşuda pişer bize de düşer misali komşulardaki ateş ve gözyaşı ülkemize de sirayet etti.

Uygulanan bu dış politikayı her fırsatta eleştiren tek isim vardı. O da Prof. Dr. Haydar Baş idi.

Haydar hoca her fırsatta “Ne AB, Ne ABD, Tek Çözüm Bağımsız Türkiye” demeye devam etti.

* * *

Ekonomide dünya bankasının projelerini ülkemizde uygulayan Kemal Derviş’in yoluna devam edildi.

Kapitalist uygulamalar ekonominin kanını emdi.

Ülkemiz dövizin boyunduruğu altına girdi. Hükümet güya ekonomideki başarılarının ispatı olarak, döviz karşısında TL kurunun sabit kalmasını gösterdi.

Bugün ise hükümet ne yaparsa yapsın dövizdeki yükselmenin önüne geçemiyor. Oysa ekonomideki mevcut bütün kabulleri elinin tersiyle iten ve dünyanın kabul ettiği Milli Ekonomi Modeli’ni ortaya koyan da Prof. Dr. Haydar Baş olmuştur.

* * *

Gerek içeride, gerek dışarıda yaşanan bu kadar olumsuzluk birer sonuçtur, sebep değildir.

Uçuşan sinekleri etkisiz hale getirerek sorunu çözemezsiniz.

Tek çare sebepleri ortadan kaldırmaktır, yani bataklığı kurutmaktır.

Tanınmış Rus siyaset ve bilim adamı, siyasi danışman Prof. Dr. Ali Victor Minin’in Yeni Mesaj gazetesinde yayınlanan ifadeleri çok anlamlıdır.

“Dünyada genelde bilim adamları ayrı, inanç sahibi insanlar ayrıdır, bir de gizli bilgiler sahibi insanlar ayrıdır! İlk defa Haydar Baş’ın şahsında hem bilimi, hem maneviyatı hem de gizli bilgileri yani tasavvufi bilgileri şahsında birleştiren birini gördük. Demek ki, Haydar Baş’ın şahsında hem güncel ekonomi ve siyasi bilgiler, hem de eskiden gelen manevi bilgiler mevcut. Bu bakımdan Haydar Baş bir öncüdür. O şu anda bu bilgileri topluma da ekiyor.”

Bad’el harâb’ül-Basra diye bir söz vardır.

Yani Basra yıkıldıktan sonra neye yarar anlamında. 

Gelin Basra’ların sayısı artmadan çözümün adresinde buluşalım. Haydar hoca ile birlikte olalım.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1553448 µs