Piyasalar

22 Şubat 2017, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Orhan Dede
Yeni Mesaj Gazetesi

Orhan Dede
18 Ocak 2017

Neden Ehl-i Beyt?



Yıllardan bu yana Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Şii ve Sünni Müslümanların bir ve beraber olduklarını ortaya koymak için Türkiye için cansiperane bir mücadele veriyor.

Şii âlemi ve Sünni dünya için birleştirici unsurun, yegâne müşterek paydanın Ehl-i Beyt olduğunu vurguluyor.

Neden?

Çünkü; İslam dünyası bir ve beraber olmayı başaramaz ise bundan sonra artık bir daha toparlanabilmesi asla mümkün olmayabilir.

Çünkü; Şii olsun Sünni olsun tüm Müslümanları hedef alan Batılı küresel şer güçler, adım adım altın vuruşa hazırlık yapıyorlar.

İslam coğrafyasının bu tehditleri savuşturabilmesi ancak ve ancak güç birliğinin sağlanması, ayrılıkların ortadan kalkmasıyla mümkün olabilir.

İşte Haydar Baş Hoca tek başına bunun mücadelesini veriyor yıllardır.

Haydar Baş Hoca’nın çalışmaları, gayretleri, eserleri ve başarıları neden milletten gizlenmeye çalışılıyor sorusunun cevabı da işte tam da buradadır.

Müslümanların birlik olmasını, gönül birliği içerisinde davranmasını istemeyen güçler ve bunların yerli işbirlikçileri Haydar Hoca’nın önüne set çekmeye çalışmaktadır.

Başta milletimiz olmak üzere tüm İslam âlemini bir ve beraber kılacak anlayışı ortaya koyan Prof. Dr. Haydar Baş’ı gizleyen odaklar, İslam’a sonradan sokuşturulmuş birlik ve beraberliğin önünde engel teşkil eden anlayışları ve bunların sözcülerinin ise önünü açmaktadır.

Bu sözcüler bazen cübbeli, sarıklı olarak da karşımıza çıkabilmektedir.

Şu inkâr edilemeyecek bir gerçektir ki; bugüne kadar ortaya konulan sonradan inancımıza eklenmiş bidat anlayışlar, Müslümanlar arasında birlik sağlamak şöyle dursun, ayrıklıkları ve fitneleri körüklemiştir.

İslam’ın özüne yakınken başarıdan başarıya koşan, tüm insanlığa medeniyeti öğreten Müslümanlar, özden uzaklaştıkça bugünkü zelil bir duruma mahkûm olmuşlardır.

İşte Haydar Baş Hoca’nın ortaya koyduğu gerçek İslam’ın ta kendisi, İslam’ın özü olan Ehl-i Beyt gerçeğidir.

Ehl-i Beyt’e sırtını dönen, Ehl-i Beyt’i anlamamak ve sevmemekte ısrar eden bidat anlayışlara ve sözcülerine kulak verdiği için bugünkü zillet halini yaşayan İslam âlemi Prof. Dr. Haydar Baş’ın seslendirdiği Ehl-i Beyt anlayışına dönerse ancak bu halden kurtulabilecek.

Bundan dolayıdır ki, Haydar Baş Hoca hepimizi, Resulüllah’ın (s.a.a), Hz. Fatıma’nın (r.a), Hz. Ali’nin (k.v), Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in (r.a) yaşadığı gerçek İslam olan Ehl-i Beyt’e davet etmektedir.

Haydar Baş Hoca bizi, İmam-ı Azam, İmam Şafii, İmam Ahmed bin Hanbel ve İmam Malik’in de yaşadığı İslam’a, Ehl-i Beyt’e davet etmektedir.

Hamaseti terk edip ilmen bakıldığında Şiilik ile Sünnilik arasında imanın ve İslam’ın şartları arasında hiçbir temel fark yoktur.

Bu bağlamda Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in son konuşmalarında ifade ettiği gibi, “Allah’ın haram demediğine ‘haram’ diyen, mümin dediğine ‘kâfir’ diyenin adına kâfir denir” prensibi ışığında Müslüman Şii’ye ‘kâfir’ diyen Sünni, Müslüman Sünni’ye kâfir diyen Şii ayrılıkları körükleyen bu yanlış tutumlarından ivedilikle vazgeçmelidir. Aksi takdirde yukarıdaki tanımın muhatabı olacaktır.

Aynı konuşmasında Prof. Dr. Haydar Baş, “Şii ve Sünni dünya, Kur’an ve hadislerin beyan ettiği Ehl-i Beyt görüşünde ve yaşantısında bir ve beraber olmalıdır. Her iki dünya da Ehl-i Beyt merkezinde akaidini ve İslam’ın şartlarını yaşamalıdır. Bu tevhid, sosyal hayata da yansımalı ve İslam kardeşliği temin edilmelidir” demektedir.

Haydar Baş Hoca’nın çerçevesini çizdiği bu kardeşlik ortamı tesis edildiği takdirde ne Büyük Ortadoğu Projesi, ne Arap Baharı ne de bunların ardındaki asıl hedef olan İslam coğrafyasının tamamını kapsayan Büyük İsrail hedefleri başarıya ulaşacaktır.

Aksi durum İslam coğrafyasında akan kanın artarak devam etmesi ve daha büyük bir kaos olacaktır.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Ocak 2017 Neden Ehl-i Beyt?
    • 13 Ocak 2017 Kıbrısa ağıt yakma vaktidir!
    • 7 Ocak 2017 Terör dalgasının düşündürdükleri
    • 6 Ocak 2017 Obamacılar şimdi Trumpçı oldu!
    • 4 Ocak 2017 Türkiye yine listede yok!
    • 28 Aralık 2016 PKK Türkiyeyi Şengale çağırıyor!
    • 27 Aralık 2016 Kıbrıs İsraile feda ediliyor
    • 26 Aralık 2016 ABD ekmeğine yağ sürmek
    • 23 Aralık 2016 Sabotaj!
    • 22 Aralık 2016 Terör Türkiyeyi alt edebilir mi?
    • 21 Aralık 2016 Suikast neden şimdi?
    • 20 Aralık 2016 Mehmetçik Iraka mı gidecek?
    • 19 Aralık 2016 Dışarıyı bırak içeriye bak
    • 13 Aralık 2016 Meydanı bırakmayın ama koltuğu bırakın
    • 12 Aralık 2016 Allah için feda edilen can - 2
    • 6 Aralık 2016 Çakma milli para!
    • 5 Aralık 2016 Hayber fatihi Hz. Ali - (2)
    • 4 Aralık 2016 Hayber fatihi Hz. Ali - (1)
    • 29 Kasım 2016 Kıbrısta yine mi müzakere?
    • 26 Kasım 2016 Çözüm sürecine Barzani el attı


     


    16211 µs