Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
19 Ocak 2017

Prof. Dr. Haydar Başın dilinden İmam Ali-1



Türk Milleti, ‘Asakirullah’ makamına Ehl-i Beyt ile ulaştı.
İslam, kuru iddialar veya mücerret mefhumlar yığını değildir; bilakis yaşanan bir hayattır. “Canlı Kuran” olan Resulullah’ın (s.a.v.) ailesi, İslam’ın yaşanan ve yaşayan özüdür. 
Ehl-i Beyt, son peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ve aile efradının şahsında Kur’an-ı Kerim’in ve İslam’ın yaşam modelidir, canlı hâlidir. Ehl-i Beyt, imanın ve İslam medeniyetinin çekirdeğidir. 
Türk Milleti, Ehl-i Beyt yoluyla İslam’la şereflendiler; bu yolu hayatlarına geçirmede de “Asakir’ullah” (Allah’ın askerleri) unvanına layık oldular. Hacı Bektaş’lar, Ahmet Yesevi’ler, Mevlana’lar, Yunus’lar, zaman içerisinde Ehl-i Beyt’in müşahhas örnekleri olarak insanlığı aydınlattılar. 
Bu kadronun yetiştirdiği Alperenler, Anadolu’yu ve bütün cihanı dantel gibi örmüş, insanların gönüllerinde İslam’ın çırağını yakmışlardır. 
İslam’ın özü Ehl-i Beyt’tir
İslam dininin yaşanmış ve yaşanacak olan her türlü yücelikleri, her türlü hüzün ve fırtınalarının bir örneği adeta “Hane-i Saadet’te” yaşanmıştır. Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’inde “… Ey Ehl-i Beyt! Allah, sizden sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor” (Ahzab Suresi, 33) diye muştulayıp tebcil ettiği “Hane-i Saadet”te nübüvvet nuru ve velayet nuru cem olmuştur. 
Bir başka ifadeyle, Ehl-i Beyt’in yüce İmamı Hz. Ali’deki “velayet nuru”, âlemlere rahmet Hz. Muhammed’in “risalet nurunun” devamıdır. Risalet ve velayet nurları adeta aynı madalyonun iki yüzü gibidir. Peygamberlerin ve risaletin şahı Hz. Muhammed’dir, velayetin şahı ise Ali’yyül Murteza’dır. Ancak, Resulüllah’tan sonra artık peygamber yoktur. 
Resulüllah (s.a.v.), abasının altına Ali’yyül Murteza’yı, Fâtımâ’tüz- Zehra’yı, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i alarak “Bunlar Benim Ehl-i Beyt’imdir” diyerek takdim etmiştir. 
Peygambere giden yol Ali kapısından geçer
Yüce Allah, âlemlerin Rabbi, Resulüllah ise âlemlere rahmet peygamberdir. Resulüllah (s.a.v.) ilmin ve hikmetin şehri; Hz. Ali ise kapısıdır. 
Allah’ın koruması ve ismeti altındaki Resulullah’ın ilim şehrine giden yolların hepsi Ali kapısından geçer. 
Hak yollar Ali kapısına çıkar. Ali kapısı ise Resulüllah şehrine açılır. Resulullah’ın şehrinde ise Yüce Allah bulunur, orası tevhit şehridir. 
Kıyamet sabahına kadar her kim ki, İslam’ın nuru ile tenvir olur; onun, Allah’ın lütfü, Resulullah’ın şefaati ile Hz. Ali’den bir nasibi vardır. Yani Peygambere açılan kapı, mutlak surette Ali’den geçer. Bir insan nebevî yoldan feyiz almış bile olsa mutlaka onun, Hz. Ali’den bir nasibi vardır. 
“Şüphesiz ki Ali, Bendendir; Ben de, O’ndanım.”
Hz. Ali (k.v), İslam’ın ilk gününden son nefesine kadar tevhit, iman, ibadet, hikmet, adalet, feragat, fedakarlık, şecaat ve cesaret timsali olarak Resulullah’ın adeta ikiz kardeşi gibidir. 
Musa’ya nispetle Harun ne ise; Resulullah’a nispetle Hz. Ali O’dur. Kıyamete kadar gelmiş ve gelecek olan Ümmet-i Muhammed’e, Hz. Ali’nin “kim olduğunu bizzat Resulüllah anlatıyor, takdim ediyor:
“Şüphesiz ki Ali, Bendendir; Ben de, O’ndanım. O, Benden sonra her müminin velisidir” (Ahmed ibn Hanbel, Müsned, IV, 437-8; Tirmizi,X, 209). 
Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ali’nin elini kaldırdı ve şöyle ilan etti: “Ali Bendendir, Ben de O’ndanım. Ali, Benim velimdir, Benim namıma borcumu öder. Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır. Ben, O’na dost olanın dostuyum, düşmanının da düşmanıyım. Allah’ım, Ali’yi seveni sev, düşman olana Sen de düşman ol. O’na yardım edene de yardım et!” (Nesai, Hasais, Hd. No. 66, 95, 96; İbn Kesir, Bidaye, V, 212; el Bezzar, III, 188; Tirmizi, X, 221, Tuhfe; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, IV, 164-5 ve V, 3247; 
Bera’a ibn-i Azib (r.a.) şöyle rivayet ediyor: Nebi (s.a.v.)’i gördüm; O, Hasan ibn Ali’yi (r. ahuma) omzuna alarak, “Allah’ım, Ben bunu seviyorum, bunu Sen de sev” buyurdu (Nesaî, Hasais, Hd. No, 139; Tirmizi, X, 273-4, Tuhfe; İbn Hibban, 2294). 
(yarın devam edelim)…







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2275318 µs