Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Mustafa Aslan
Yeni Mesaj Gazetesi

Mustafa Aslan
24 Ocak 2017

Aferin ince yer!



20 Haziran 2011 tarihli bir yazımı, lüzumuna binaen güncelleyerek bir daha arz edeceğim.

Biçin zamanı!

Bin-bir emek, bin-bir zorlukla biçilen ot kağnıya yüklenmiş yaz sıcağından bunalmış öküzlerin tembel adımlarla çektiği kağnı, yıllardır ezberlettiği kendine has iniltisiyle köye doğru yolda...

Adam da bazen öküzlerin önünden, bazen arabanın arkasından, elinde öküzleri modullayacağı sopa ile arabanın hızıyla yavaş yavaş yürüyor...

Allah’ın (c.c.) bahşettiği otu, atadan kalma çayırlardan biçerek kağnıya yükleyen ve bir kış hayvanlarının yemi olacak otu ile huzûru şimdiden yakalamış olan Adamın gözü, kağnının dingiline takılır!

O kadar dikkat etmesine, hemen her hafta yağlamasına rağmen iki tekeri birbirine bağlayan dingilin incelen yeri, dikkatini çeker!

Köyden epeyce uzaktadır ve dingil incelen yerden kırılırsa çok zorlanacaktır.

Allah'a sığınır; "Dayan ince yer!" diye dua ile karışık inleyerek öküzleri tamamen kendi halinde yürümelerine bırakır.

Zor yerleri geçer, düzlüğe çıkmak üzeredir.

Düzlüğe çıktıktan sonra işi kolaylaşacaktır. Eve gidip alet-edevat getirerek kağnıyı tamiri kolay olacaktır.

Bu düşüncelerle sevinmeye niyetliyken, "Çatırt!" diye bir ses ve dingili kırılan kağnının çöküşü!

Adam, hemen dingilin incelmiş yerine bakar. Hayret incelmiş yer sağlamdır!

Dingil en kalın, en sağlam yerinden kırılmıştır!

Adam derin bir iç çeker, nasırlı elleriyle alnındaki teri siler ve "Aferin ince yer!" diye mırıldanır...

Bu kadar yıla, bu kadar yüke, incelmesine rağmen dayanan ve kırılmayan incelmiş yeri sever sessiz sedasız...

***

Bizim oralarda, zor zamanlarda, büyüklerin gençlere öğüt verirken kullandığı bir öğüt bu!

Büyüklerden aldıklarımızı, -inşallah alan çıkarsa- bizden sonrasına, kendilerinden sonrakilere aktarsınlar diye paylaşmak istedim.

Şimdi Türkiye Cumhuriyetinin incelmiş yerine bakalım mı? 

BOP Eş Başkanı iken Başbakan olan, her türlü milliyetçiliği ayakları altına aldığını, defalarca söylemesine rağmen seçimlerde, milliyetçi söylemlerle sağ seçmene seslenip oylarını istedi! Başardı da! Şimdi Seçilmiş Cumhurbaşkanı...

Tebrîkten başka çâre yok!

İki kişiden birinin oyunu -hem de her sefer- alarak seçim kazandı!

Hükumet olmanın, iktidarın bütün yıpratıcılıklarına rağmen; ekonomideki, bürokrasideki, hukuktaki, asayişteki gözle görülen eksik ve tersliklere rağmen; açılım adıyla, "daha fazla demokrasi" vaadiyle milleti etnik parçalanmalara iten yanlış uygulamalara rağmen;

Genelkurmay'ın katıksız çadır hapsine, yazarların "21. yy. Malta"sı Silivri'ye tıkılmasına, yolsuzluk yaptığını bildiğini hissettirdiği bakan ve vekilleri yeniden listeye koymayarak cezalandırdığını söylemesine rağmen, oylarını artırarak seçim kazandı!

Cumhuriyetin ilk Seçilmiş Cumhurbaşkanı ama yetmedi, yetmiyor!

İlla "Başkanlık diyor!

Anayasaya uymayan gayrimeşru davranışları meşrulaştırmak için olduğu, çekinmeden söylenerek Anayasa değişikliğine gidiliyor!

Daha doğrusu Anayasayı Seçilmiş Cumhurbaşkanını, Partili Cumhurbaşkanı etmek için Tayyip Erdoğan'a uyarlıyorlar!

Y-CHP'nin; "Hoş geldiniz" karşılamasına; "Hoş bulmadık!" diyerek muhalefet yapıyormuş gibi söylemleriyle bir şey olmayacağını anlayan, aklı kesen herkes, 20 yıldır Devlet Bahçeli'ye rağmen Türk Milliyetçiliğinin siyaseten adres ve markası kabul edilen MHP'ye, daha doğrusu Ülkücülere odaklandı! Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve AKP kurmayları da tabi...

Îdam edilen Ülkücülerin mektupları ile, "eski-bağımsız-farklı-muhalif" diye sıfatlarla ve kapalı kapılar ardındaki vaatlerle Ülkücüler hedef alındı!

Ülkücülerin aynı zamanda MHP Genel Başkanı ve "Yol Arkadaşları" ile de sıkıntıları var!

Çoğu uzaklaştırılmış, ihraç edilmiş, kızdırılmış, küstürülmüş! Genel Başkan'ın kurmay heyetinin, tam da meydanların kızıştığı günlerde peş-peşe uygunsuz kasetlerinin servis edilmesiyle MHP'nin ipi çekilmiş gibi ve Okyanus Ötesi'nin "MHP'siz Meclis" yani Türk milliyetçilerinin olmadığı meclis projesi tutmuş gibi görünürken "Eskimeyen-eskitmeyen Ülkücüler" meydana çıkmışlardı!

ABD'ye rağmen, AB'ye rağmen, BOP Eş Başkanı ve AKP'ye rağmen, Haçlı'ya- Haçlı Müslümanlar'a rağmen, Pensilvanyalı Dinler Arası Diyalog Vaizi'ne rağmen, en önemlisi de Bahçeli ve Yol Arkadaşlarına rağmen "MHP'siz Meclis" planını bozmak üzere meydanlara inmiş ve planı bozmuşlardı!

Kağnının sağ ve sol tekerlerini birbirine bağlayan ve birlikte dönmesini sağlayan dingil misali, dingilin 45 yıldır sessiz-sedasız incelmiş yeri misali, bütün gayr-ı millî güçlerin saldırısına direndiler!

AKP ve Gizli müttefiki Bahçeliyi kudurtan bir sonuçla MHP'yi 80 milletvekili ile Meclise taşımışlardı. Bahçelinin de desteği ile yenilenen seçimde ise 80 milletvekili 40'a düşmüş ve Meclisin en küçük grubu olmuştu...

Türk Milleti bir daha, binlerce yıllık teamülü ve millî ferâseti ile bu zor süreçte, dingilin incelmiş yeri Ülkücüleri izlemeğe başladı!

Türk Milletinin ve Türk Devletinin üniter yapısının, vatan ve millet bütünlüğünün, Atatürk-Cumhuriyet kazanımlarının yüklendiği kağnı, tam düze çıkacakken dingili en kalın yerinden kırılarak çöktü!

"Her türlü milliyetçilik ayaklarımın altındadır! Sen bozkurtlarla ben eşrefi mahlukatla insanla dolaşıyorum! Bunlar Fatiha bilmezler, yolunu kestiği adama Fatiha oku der, sonra bir başkasını çağırarak bak bakalım doğru okuyor mu diye sorarlar" ve benzer hakaretlere rağmen Bahçeli ve ekibi, Anayasayı Tayyip Erdoğan'a uydurma operasyonunda baş aktörlüğe soyundular!

Atanmış Eş-Başbakan Yıldırım da; "Egemenliği Meclis'ten alıp Millet'e veriyoruz" dedi.

Türk Milleti, heyecan, endişe ve merakla Cumhuriyet dingilin incelmiş yerine Ülkücülere bakıyor yine!      

Ülkücüler elli yıldır direnmişti, direniyor, direnecek gibi ama dingil en kalın, Genel merkez adlı yerinden çatırtıyla kırılmış!

Sessiz çoğunluğun, sessizce; "Aferin ince yer!" Diye söylenmek istediğini biliyorum. Duyuyorum, görüyorum.

Fakir Baykurt'un, 1959'da yaptığı; "Ülkücüler yüreği daha fazla yanıp tutuşan, gördüklerinden gözleri daha fazla yaşaran insanlardır. Böylesi de az bulunur. Az bulunur ama bulunur. Bunlar toplum arabasını götüren ön tekerler gibidir. Ön tekerler nereye giderse arka tekerler de oraya gider" tarifini de hatırlayıp hatırlatarak, artık kaçınılmaz görünen "Anayasa Değişiklik Referandumu"nda bütün gönlümle, "Aferin ince yer" demek istiyorum...

YANLIŞ YOLDAN DOĞRU ADRESE VALLAHİ GİDİLMEZ... Vesselâm

Selâm, sevgi, dua...








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Mart 2017 Atatürkün anlatımıyla Çanakkale savaşları
    • 19 Mart 2017 İnsandan insana, insansa...
    • 14 Mart 2017 Anam bana kör dedi!
    • 13 Mart 2017 Söyle-ni-yorum-2
    • 10 Mart 2017 Hala iyiler varmış şükrolsun
    • 9 Mart 2017 Savaş ve insan
    • 8 Mart 2017 Ben, kim miyim?
    • 7 Mart 2017 Milli siyaset hakemliği
    • 2 Mart 2017 Sakındığımız dostluk
    • 28 Şubat 2017 Yol özel yolcu güzel
    • 23 Şubat 2017 Bizi sevin
    • 21 Şubat 2017 Güzel dünler
    • 18 Şubat 2017 Hala akletmez misiniz?
    • 16 Şubat 2017 Çığlıklar mı sessiz kulaklar mı sağır?
    • 15 Şubat 2017 Bülbül
    • 14 Şubat 2017 Gönülden gönüle yol gizli gizli
    • 13 Şubat 2017 Flaş Haber Suriye'den yine acı haber Yalnız kalabalıklar
    • 10 Şubat 2017 Evet-hayır oyunu
    • 9 Şubat 2017 Yüreğim ağrıdı
    • 8 Şubat 2017 İlm-i siyaset üzerine

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2112628 µs