Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
24 Ocak 2017

Devlet ile millet çatışan unsurlar mıdır?



Çatışma ortamına döndü ülkemiz. Vekiller Meclis’te çatışıyor, insanlar sokaklarda (park yüzünden, kırmızı ışık yüzünden vs.) çatışıyor, taraftarlar çatışıyor, hastanelerde hasta yakınları ile doktorlar, hemşireler çatışıyor, okullarda veliler, öğrenciler, öğretmen ve idarecilerle çatışıyor, belediyeler, sendikalar, sivil toplum örgütleri, sözde din adına ortaya çıkmış yapılar vs. herkes birbiri ile çatışıyor. Özetle devlet, millet ile çatışıyor.

Neden?

Bu çatışma zeminini kim hazırladı, kimler taşeron oldu ve taşeron olarak kullanılıyor? Artı bu çatışma ortamı kimi, kimleri mutlu ediyor?

Bugün iktidarın en istikrarlı duruşu hangi konuda biliyor musunuz? ‘Başkanlık sistemi’.

Bölgemizdeki tehditler, ülkemizdeki zirveye çıkan terör olayları, enflasyon, işsizlik, canlı bombalar, kanlı eylemler, ekonominin can çekişmesi, doların önlenemez yükselişi, darbe girişimi vs. iktidarın ‘başkanlık sistemi’ isteminden vazgeçirmedi. Hatta her olayı, her eylemi başkanlı sistemi için adeta birer parke taşı yaptı. Kurdu kuzu bile yaptılar.

Başkanlık sisteminin birinci ayağı Meclis’ten geçti. Bu sistem ve anayasandan milletin tamamı eksi veya artı yönde etkilenecek. Ama ortada bir çatışma var. Millet kamplaşıyor, devlet-millet ile karşı karşıya geliyor. Böyle bir ortamda alınan kararın neticesi ne olur? Veya bu durum ‘sosyal, hukuk devleti’ tanımlamasının neresindedir?

Prof. Dr. Haydar Baş, Sosyal Devlet-Milli Devlet eserinde şöyle demektedir; “Milli devlet anlayışında, millet ile devlet ‘birbiri ile çatışan’ iki unsur değildir. Aksine millet-devlet beraberliği, bütün sorunların çözümünde ve devletin bekasında temel kabul edilmektedir.” (sh:23)

Devletin bekası için devlet-millet bütünlüğünün şart olduğuna kimse hayır, diyemez. Peki, devletin bekası için bu beraberlik niçin aranmıyor, sağlanmıyor?

Efendim! Bana itiraz ediyorlar, kabul etmiyorlar, sorun çıkarıyorlar vs. denilebilir. İyi de sen (partin, anlayışın vs.) milletin tamamı değil ki, sen devletin sahibi değilsin ki.

Bu milletin tarihi değerleri, milli değerleri, manevi değerleri vardır. Ve de bu millet tarihte hem milli, hem de manevi alanlarda o kadar çok acı yaşadı, kıyıma uğradı ki, ülkemizi yönetenlerin bunu görmesi, çok iyi analiz etmesi lazımdır. Yoksa aynı akıbet mutlaktır ve o akıbet yaklaşıyor.

Bir başka örnek verecek olursak bu milletin, kendi içerisinde artı devlet ile çatışmasında kullanılan unsurlardan biri de bu devletin kurucusudur. Normalde yok edilmiş bir imparatorluktan yeni bir devlet kuran ve milleti özgürlüğe kavuşturan öndere, lidere, akıl sahibi herkesin sahip çıkması, rahmetle anması gerekirken ülkemizde birileri bunu çatışma ortamına dönüştürmüştür.

Bunun nedeni cahilliktir. Neden cahillik, dedim. Çünkü bu çatışma ortamına insanımız manevi değerleri üzerinden birileri tarafından sürüklenmiştir. Dinini bilmeyen insanımız bu Haçlı sözcülerine inanarak adeta Atasına karşı duruş gerçekleştirmiştir. Tabi Atatürk adını kullanarak bu milletin milli ve manevi değerlerini yok etmeye çalışan unsurlarda bunu diğer tetikçileridir.

Bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş’ın şu tespiti hepimizin ölçüsü olması gerekir; “Cumhuriyetimizin kabulünün ilk döneminde, Cumhuriyetimizin kurucusu M. Kemal, saltanatın yerine yeni bir yönetim biçimi olan cumhuriyeti getirirken; saltanatı din biçiminde algılayanlar yeni yönetimi yani cumhuriyeti, saltanat karşıtı algılamak yerine din karşıtı olarak algıladılar. Milli devlet bu tarihi yanılgıyı düzeltmektedir.” (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:24)

Zor günler yaşıyoruz. Ölçü sahibi insanlarla, ufku ve fikriyatı geniş insanlarla, toplumun tamamını kucaklayan ve toplumun tamamının sevgisini alacak insanlarla beraber olmaz, desteklemez ise akıbet vahimdir.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1783801 µs