Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
9 Şubat 2017

Tehlikeli olan Trump değil ABDnin kendisidir



 1400’lü yılların sonuna doğru korsan olan Kristof Kolomb yanına birçok korsanları da alarak Hindistan’ı yağmalamak amacı ile yola çıktılar. Ulaştıkları kara Amerika kıtasıydı. (Bu kara parçasının yeni bir kıta olduğunu keşfeden Amerigo Vespucci olduğu için Amerika adını almıştır)
Kolomb yanındaki yağmacılarla bu kıtaya vardıklarında kendilerini karşılayan yerlilere (Kızılderililere) anında zulüm ve katliam ile karşılık verdiler. Takip eden yıllarda başta ispanya, Portekiz ve İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devletinden bu kıtaya insanlar göç etti. 
Avrupalı göçmenler, yerli halkı katlettiler, koloniler kurdular. Tarihi kayıtlarda 15 milyon Kızılderili’nin katledildiği yazılıdır. 
Avrupalı katliamcı göçmenler daha sonra Afrika’dan zencileri bin bir umut vaat ederek bu kıtaya taşımaya başladılar. Ama gerçek çok farklıydı. Gelen zencileri köle olarak çalıştırıyor ve satıyorlardı. İtiraz edenler anında katlediliyordu.
Avrupa’dan göç eden Haçlı zihniyetine bu kadar zulüm yetmemiş olacak ki, bu sefer de kendi aralarında savaşmaya başladılar. Kuzey-Güney savaşları yıllarca sürdü. 
Her halde kendi kendilerini katletmekten bıkmış (!) olacaklar ki, 1789’da George Washington önderliğinde eyaletler bir araya gelerek Amerika Birleşik Devletleri adında birleşip, devlet oldular. Hızla sanayi devrimini tamamlayarak hem dünyada bir numara olmak, hem de tek güç olarak dünyaya hükmetmek için tekrar vahşete başladılar.
Kendi inanç önderlerinin söylemleri ve özellikle petrolün bulunmasında sonra Amerika, Ortadoğu ve Kafkaslara hakim olma gayretine girdi. Bu bölgelerde İngiliz misyonerlerinin yanında Amerikan misyoner ve ajanları da halkı Osmanlı’ya karşı kışkırtıyordu. Başarılı da oldular. Araplar, Osmanlı’yı arkadan vurdu.
Sonrasında başlayan 1. Dünya Savaşında görünürde taraf olmamasına rağmen Osmanlı’dan pay almak isteyen devletlerden biri de ABD idi. 
Atatürk önderliğindeki ‘Milli Mücadele’ yıllarında da ABD özellikle aydın kesime verdiği umutlarla kendisini garantör olarak tanıtmak istemiş ama M. Kemal’in, ‘ya istiklal ya ölüm’ duruşu karşısında geri çekilmek zorunda kalmıştı. Ama hedeflerinden hiç vazgeçmedi. Doğu ve Güneydoğu sınırımızı hala tanımıyor olması bunun en açık örneğidir. 
2. Dünya Savaşını, ABD’nin kendi topraklarından 10 binlerce kilometre uzaklarda yaptığı katliamları, atom bombalarını biliyorsunuz. Artı bu savaş sonunda parasını dünya parası olarak ilan etmesi ile ekonomik sömürgeciliği dünya geneline yaymış ve geminin dümenine geçmişti.
Ama ABD, kana doymuyordu. Artı rakip de istemiyordu. Rusya, ABD için tehdit idi ve bu tehdide gözdağı vermek, güney Asya’daki varlığını bitirmek için Vietnam’a girdi. Koskoca ülkeyi yerle bir ettiler, milyonlarca insanı katletti. Kullandıkları kimyasal silahların etkileri günümüzde bile görülmektedir. 
Dedim ya! Kana doymadı ABD. Meksika, Küba, Nikaragua, Panama kısaca Orta ve Güney Amerika kıtasındaki hemen her devlet ile ya savaştı, ya da CIA kontrolündeki terör örgütleri vasıtasıyla o ülkelerin yönetimini ele geçirdi. 
Kırklı yıllarda İslam Coğrafyasında ise tam bir ABD sevdası başladı. Suudi Arabistan, Pakistan, Afganistan, Irak, Kuveyt, Mısır hangi ülke aklınıza gelirse gönüllü ABD aşkı yaşıyorlardı. Bu aşkı kabul etmeyen ülkelerde ise ya iç savaş ya darbeler oluyor ve birbirleriyle savaşa başlıyorlardı. İran-Irak savaşı malumunuzdur.
Türkiye’de ise ABD’nin ayak sesleri 1942’lerde aktif olarak duyulmaya başlandı. 46, 48 yıllarında artık herkes ABD ile tanışmıştı. Öyle ki ABD ile dostluğumuzu ispat için yerini dahi bilmediğimiz topraklara vatan evlatlarını ölmeye gönderdik. (Kore)
Ülkemizde yaşanan darbe, ekonomik ve sosyal krizlerin (60, 70, 74, 77, 80, 94, 98, 2001, 2010, 11, 12, 13, 14, 15, 2016, 17-25 Aralık, 15 Temmuz gibi süreçlerde) perde arkasındaki yönetmeninin ABD olduğunu biz biliyor ve anlatıyorduk. Bu gerçeği çok şükür ki, en etkili ve yetkili ağızlardan duymaya başladık. Yani Amerika Birleşik Devletleri’nin temeli kan üzerine kuruludur. Kana doymaz. Onun için dünyanın sorunu, koltuğa oturur oturmaz icraat ve çıkışlarıyla sözde tepkilere neden olan Donald Trump değil bizzat ABD’nin kendisidir.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1790477 µs