Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
10 Şubat 2017

Sıfırdan ev kurmak ile devlet kurmak



Biraz Türk filmi senaryosuna benzeyecek ama yazacaklarım tamamen gerçek. Çünkü ben yaşadım. Yani başrolde bendim. 
19 Mayıs 2000 yılında Artvin’den otobüse bindiğimde yanımda içinde birkaç kıyafet ve kitaplarım olan bir çanta vardı. İstanbul’a geliyordum. Nerede kalacağım net değildi. Artı iş bulacaktım. 
Geldim. Amcaoğlu (bekârdı) sağ olsun evini bana açtı. 1, 2, 3 derken 5 ay sonra bir iş buldum. Artı kış gelmek üzereydi. 4 çocuk büyütmüş, yüksek öğretimde okutmuş rahmetli babam, annemi, babaannemi ve kız kardeşimi de yanına alarak İstanbul’a geldi. Bir ev tuttuk. Rahmetli (işçi emeklisiydi) biriktirdiği paralarla halı, dolap, koltuk vs. bir şeyler aldı. Artık bir evim olmuştu.
O kış ailecek bahara ulaştık. Babam yanımda olduğu için ev yönetmenin mahiyetini tam anlamış değildim. Eve geldiğimde annem yemekleri hazırlamış, babam ihtiyaç olanları almış, faturaları ödemiş oluyordu. 
Ama bahar geldi, artık gitmek vakti dediler ve köye döndüler. Yalnız kalmıştım. Tek başınaydım ama ev yönetecektim. Hem içişleri; temizlik, yemek vs. hem de dış işleri; fatura, temel gıdaları vs. ben alacaktım, yapacaktım. Artı komşular ile ilişkiler… 
Kader, derler ya! Birkaç sonra işten de çıkarıldım. Tam bir ekonomik kriz.. Yemesi, içmesi, faturası hayat devam ediyor. Bu devamlılığı sürdürmek için paraya, huzuru koruyabilmek için ise dosta ihtiyaç var. 
Komşularla her daim iyi ilişkiler içerisinde olduğum, akrabaya değer verdiği için zor zamanımda yanımda olanlar da çok oldu. Yıllar peş peşe geçti. İş buldum, çıkarıldım. Kısaca hane olarak birçok ekonomik krizler yaşadım. 
Tabi bu ekonomik krizlerin çoğundan rahmetli babamın, annemin haberi bile yoktu. Ama bazı krizler ağır oluyor, kaldıramıyorsun. İşte o zaman babam devreye giriyor ve ayakta kalıyordum. 
Hatta bir ara ‘pes’ etme noktasına bile gelmiştim ki, işte o zaman gerçek dostu buldum. Ondan aldığım güven ve gayret ile ayakta kaldım. 
Ayakta kalmıştım yani evim hala benimdi ama ev eksikti. Eş yok, çoluk çocuk yok. Babam ve annem yine devreye girdi. Geldiler, buldular, tanıştırdılar, iman ve insan çerçevesinde ortak paydalarda buluştuk, anlaştık ve evlendik. 
Derken bir evladımız dünyaya geldi. Sonra bir daha. Dost, akraba ilişkileri daha da genişledi. Haliyle evin emisyonu da genişledi. Gelir-gider dengesini sağlamak için ince hesaplar yapmak gerekti. Eşim de, ben de çok iyi biliyorduk ki, gelire bakmadan giderde (harcamada) aşırılığa, israfa kaçarsak bu evde (devlette) huzursuzluk olur. Bu huzursuzluğu en kısa zamanda çözmez isek ev (devlet) batar. 
Elhamdülillah kendi hanemi (devletimi) kuralı 17 yıl oldu. Sıfırdan başladığım bu yolculukta bir yandan babam, diğer yandan ulaştığım hakiki dost sayesinde hem hanem (devletim) ayakta, hem de okuduğunuz bu satırları yazıyorum. İnşallah ayakta da kalacak.
Niye anlattım bunları? Sıfırdan ev kurmanın (gerçi birçoğumuzun hikayesi aynıdır) zorluğunu tekrar hatırlamak veya anlayabilmek için. 17 yıl oldu, dedim. Birçok ev ile (devlet ile) benim evimi (devletimi) kıyaslamaya kalksam, benim evimde (devletimde) yüzlerce eksik çıkar. Ama benim evim (devletim) güçlü. Çünkü evimde (devletimde) huzur var, güven var. En önemlisi ise ailecek aynı hedefe göz koymuşuz, baş koymuşuz, can koymuşuz. Böyle bir haneyi (devleti) kim yıkabilir ki!
Mustafa Kemal Atatürk ise sıfırdan da değil eksiden bir devlet kurdu. Nasıl mı? (Yarın)…







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1793908 µs