Piyasalar

24 Eylül 2017, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Mehmet Emin Koç
Yeni Mesaj Gazetesi

Mehmet Emin Koç
16 Şubat 2017

ABD iç stresini bölgemize aktarıyor



Son çeyrek asırdır Ortadoğu, dünyanın en istikrarsız ve en dengesiz bölgesi haline dönüştü.
San’a’dan Şam’a bölgede İslam medeniyetinin abidelerinin yanısıra en kadim medeniyetler yok olmaya yüz tuttu.
BRICS eksenli Avrasya kutbunun devreye girmesiyle, ortam biraz olsun durulmaya, hava berraklaşmaya başladı.
Aynı süreçte Türkiye-Rusya yakınlaşması yaşandı.
Adeta bölgemiz ve bölgesel perspektiften tüm dünya yeniden tanımlanır oldu.
Avrasya-Ortadoğu eksenindeki komşu ve bölge ülkeleri, Amerika ve Batı’nın güdümlemeleri ve operasyonlarıyla sürekli birbirleriyle dalaşmanın, hep kendilerine ve bölgeye zarar verdiğini görmeye başladı. 
Gergin ve gerilimli hava yerini yavaş yavaş sükûnete bırakıyor.
Bölge sakinleştikçe, hava berraklaştıkça, Amerika’nın ve Batı’nın vahşi yüzü ve oyun içindeki oyunları elbette daha net görülüyor.
Bu yüzden yeni ve derin ABD yönetimi, bölgede havayı pusu-dumanlı hale sokmaya çalışıyor. Ticari zekalı Trump daha ilk günden sürükleniyor.
Trump yönetimi öngörülemeyen, dengesiz, agresif ve provokatif adımlar atıyor. Bu politikalar, aslında kendi içinde de ciddi stresler yaşayan Amerika’yı daha da zora sokuyor.
Trump, Dışişleri Bakanlığına Exxon Mobil Genel Müdürü Teksaslı Rex Tillerson’ı getirerek ticari zekasını konuşturdu. En büyük enerji şirketlerinden birinin başında olan Tillerson, Rusya başta olmak üzere bölgedeki birçok dev şirketlerle ve siyasetçilerle iletişim içinde olmuştu. 
90'lı yıllarda Rusya'da çalışmıştı Tillerson. Hatta 2013 yılında Putin, onu Rosneft ile imzaladığı petrol anlaşması sebebiyle “Dostluk Nişanı” ile ödüllendirmişti.
Lakin evdeki hesap çarşıya uymadı. Dışişleri bürokrasisine çöreklenmiş derin Amerika ve İsrail lobisi devreye girdi.
Dışişleri bürokrasisi isyan ve istifa bayrağı açtı. 
10 yıldır bakanlıkta çalışan müsteşar Patrick Kennedy ve 3 üst düzey yetkilinin istifasıyla başlayan iç isyan, 4 müsteşarın daha katılımıyla devam ediyor.
Trump’ın Dışişleri’ndeki bu iç stres ve içten ateş, Amerikan iç politikasına ve halkına değmesi halinde, topyekun kıta yangınına sebep olur. Bu yüzden Trump, içteki stresi Ortadoğu’ya ve Avrasya’ya taşıma tarzındaki klasik Amerikan stratejisini daha agresifleştirerek, iç ateşini ve stresini bölgemize taşımanın telaşını yaşıyor.
Bundan sonra, ülkemizin de içinde bulunduğu geniş kara parçasında, Ortadoğu’da, Akdeniz’de, Karadeniz’de, Sarı Deniz’de, Çin Denizi’nde, Kızıldeniz’de vs. derin Amerika imalatı her türlü provokasyonlar yaşanabilir.
Trump’ın ipini ellerinde tutanlar, Avrupa’nın Rusya sınırını ateşleyecek oyunlara girişebilir.
Rusya ve Çin’i kışkırtacak manevralar yapabilir.
Türkiye’yi bir anda komşularıyla karşı karşıya getirecek adımlar atabilir.
Biraz durulmaya başlamış Ortadoğu’da, İsrail’i rahatlatmaya ve önünü açmaya dönük dolaplar çevirebilirler.
Derin Amerika bulanık havayı seviyor. İç stresini bölgemize aktarıyor.
Rusya’nın, yeraltı ve yerüstü silolarını 5-10 yıl sürebilecek muhtemel bir bölgesel veya küresel kapışmada halkı ve askerleri için gerekli olan buğday ve nano-gıdalarla doldurduğu konuşuluyor. Çin de hakeza böyle…
Son günlerde Ortadoğu’nun tüm kaosunu ve savaş yükünü Türkiye’nin sırtına yıkıp belini büken Amerika ve Avrupa’nın vaziyetlerini görmek, geleceğe dönük muhtemel riskler bağlamında milli birlikten moral değerler kadar, tarımdan askeri sanayiye kadar her türlü hazırlığı yapmak gerekiyor.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Eylül 2017 Latin alfabesine geçiş II. Abdulhamid'in arzusu
    • 22 Eylül 2017 Faize batmış Osmanlı
    • 19 Eylül 2017 Barzani'yi semirtenler
    • 18 Eylül 2017 Osmanlının kapitülasyon maceraları
    • 15 Eylül 2017 Elin eliyle balık avlanmaz
    • 28 Ağustos 2017 Fatihin İstanbula Yahudileri iskanı
    • 23 Ağustos 2017 Kardeş kanında yüzen Osmanlı saltanatı
    • 10 Ağustos 2017 Yüzyıllık mandalar eşkin verdi!
    • 9 Ağustos 2017 Fitne karın doyurmaz!
    • 8 Ağustos 2017 Yangında ilk kurtarılacaklar
    • 7 Ağustos 2017 Büyük sınavı geçmek için!
    • 21 Temmuz 2017 Ruhumuzu yitirdik, KKTCyi kaybettik
    • 20 Temmuz 2017 FETÖden çıkartılacak dersler var
    • 19 Temmuz 2017 Haçlı satranç taşları ve bir oyunbozan
    • 18 Temmuz 2017 FETÖ demirbaşları olmuşlar danışman
    • 12 Temmuz 2017 Turnusol esaslar
    • 11 Temmuz 2017 Mengenedeki Türkiye
    • 12 Mayıs 2017 Kulu iflas ettiren kul hakları
    • 11 Mayıs 2017 İngiliz lağım boruları
    • 9 Mayıs 2017 Karamanın oyunu


     


    15899 µs