Piyasalar

18 Aralık 2017, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Mustafa Hilmi Yıldırım
Yeni Mesaj Gazetesi

Mustafa Hilmi Yıldırım
18 Mart 2017

İlkesiz dış politika



Dış politikayı ilkeler çerçevesinde sürdürmeyen ülkeler, sağdan sola savrulmak ve kitle psikolojisiyle hareket etmek zorunda kalırlar. Hâlbuki devlet adamları kitle psikolojisini hesaba katar, ancak ona bakarak dış politika belirlemezler. Çünkü kitlelerin sürükleyici gücü ve baskısı, her zaman akıllı ve ihtiyatlı politikaya imkân vermez.

Dış politikada tarihi iyi bilmek ve dolayısıyla muhatapları doğru tanımak, yanlış yapmamak için bir gerekliliktir. Tarihin propaganda aracı olarak kullanılması, belki günlük politikada bir çıkar sağlayabilir, ama uzun vadede mutlaka zarar getirir.

Bu girizgâhı, son günlerde Almanya ve Hollanda ile yaşadığımız diplomatik krizler nedeniyle yapma gereği duyduk. Görülen o ki, devletimizi yönetenler, Batılıların bilinçaltındaki Haçlı ruhunu zaman zaman unutuyor, atalarımızın “düşmanın gülüşüne, kışın güneşine aldanma” sözünü kulaklarına küpe yapmıyorlar. Batılıların bir sahte gülüşüne ve yapmacık davranışına aldanıyor, sonra da sukutu hayale uğruyorlar.

Hayalden azıcık kurtulup kendilerine gelince de, hemen meydan okuyama kalkıyorlar. Hollanda ile aramızda yaşanan diplomatik krizde, tam böyle bir tavır sergilediler. “Konya ilimizden küçüktür” diyerek Hollanda’yı küçümsemeye başladılar. Evet, Hollanda küçüktür, ama hani derler ya, “cismi küçük, cürümü büyük” diye. İşte, Hollanda böyle bir ülkedir.

Büyük Britanya İmparatorluğu’ndan önce Hollanda, dünyanın en büyük sömürücü gücü idi. Bu reflekse, Türk bakanlara insanlık dışı bir tutum takındıkları kesindir. Daha doğru bir deyişle, Türkiye ile Hollanda arasındaki diplomatik krizin kaynağı Haçlı ruhudur. O bakımdan Haçlı ruhunu akıldan çıkarmayanlar için, Hollanda’nın yaptıkları hiç de şaşırtıcı olmamıştır.

Batılılar, her ne kadar savunuculuğunu yaptıkları demokrasi, insan hakları, hukuk ve ifade özgürlüğünü çiğnemiş olsalar da, Türkiye, diplomasi sanatını ve dilini terk etmemelidir. Diplomasi ile savaşlar bitirildiğine göre, böylesi krizler de çözülebilir. Zaten diplomasi bunun için vardır. Ama ne yazık ki, diplomasinin yerini karşılıklı yıpratıcı ve aşağılayıcı demeçler almıştır.

Şu gerçeğin altını kalın çizgilerle çizmek gerekir: Dış politikada eyleme dönüşmeyen söylemlerin, hiçbir etkisi olmamaktadır. O nedenle söylemleri kısmak veya kesmek, vakit kaybetmeden eyleme geçmek zarureti bulunmaktadır.

Türkiye’nin ilk ve en ciddi eylemi, AB bakanlığını kaldırmak olmalıdır. Bunun anlamının ve etkisinin çok büyük olacağı muhakkaktır. Maalesef Türkiye’yi yönetenler, böyle bir şeyi akıllarından dahi geçirmiyor, sadece söylemlerle yetiniyorlar.

Esasen Türkiye’nin AB’ye girme talebi tarihi bir hata ve macera idi. Batı hayranlığı üzerine bina edilmiş ilkesiz dış politika, bazılarının bu gerçeği görmesine engel olmuştur. Batılıların açık, sert ve rencide edici davranışları, birçoklarının uyanmasını sağlamaktadır. Umarız milletimiz, bu şerden böylesi bir hayır çıkarır.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2017 Bilginin gücü
    • 29 Ağustos 2017 Sömürü ve soygun aracı
    • 22 Ağustos 2017 Demokrasiden diktatörlüğe dönüşüm
    • 14 Ağustos 2017 Bolluk içinde kıtlık
    • 20 Temmuz 2017 İhtilaf ve çatışma
    • 13 Temmuz 2017 Terörle fikri mücadele
    • 29 Haziran 2017 Medeniyet krizi
    • 20 Haziran 2017 Büyümeyle büyülenmek
    • 16 Haziran 2017 Düşmana aldanan yöneticiler
    • 5 Haziran 2017 Ortadoğuda aşiretlerin yeri ve önemi
    • 1 Haziran 2017 Küresel terörizmin kurucusu ve koruyucusu
    • 22 Mayıs 2017 Fikri sömürü
    • 13 Mayıs 2017 Vekalet savaşları ve kaos
    • 8 Mayıs 2017 Barışı isteyenler ve istemeyenler
    • 2 Mayıs 2017 Siyasi sistemlerin önemi
    • 21 Nisan 2017 Yeni paylaşım savaşları
    • 10 Nisan 2017 Adaletsiz dünya düzeninin çöküşü
    • 4 Nisan 2017 Ortadoğu ve din savaşları
    • 29 Mart 2017 Görüntüyle aldatmak
    • 18 Mart 2017 İlkesiz dış politika


     

    En Çok Okunan Haberler

    31478 µs