Piyasalar

21 Ekim 2017, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Furkan Talay
Yeni Mesaj Gazetesi

Furkan Talay
19 Mart 2017

Mustafa Kemalsiz Çanakkale anılamaz



 18 Mart tarihinde İtilaf Kuvvetleri son derece kapsamlı ve güçlü bir saldırı gerçekleştirmiş olsa da somut bir kazanç elde edemediler. Deniz muharebesinin kilitlenmesi ve müttefik kuvvetlerin verdiği kayıplar, Müttefik Kuvvetlerini keskin bir kara harekâtı yapmaya zorladı. 25 Nisan 1915 günü İngiliz, Fransız ve Anzak birliklerinden oluşan işgal kuvvetleri Seddülbahir, Kumkale ve Arıburnu bölgelerinden çıkarma yapmaya başladılar. Seddülbahir'de kıyı topçusunun başarısı ve karşı taarruz ile durdurulan işgal kuvvetleri, Kumkale'de atıl kalmış, Arıburnu ise tam manasıyla cehennemi yaşamıştır.
Çıkarma başladığında Yarbay Mustafa Kemal Çanakkale Bigalı köyü doğusundaki Değirmenlik Mevkii'nde bulunan karargâhındaydı. Çıkarmayı haber aldığı anda durum değerlendirmesi yaptıktan sonra Gelibolu'daki 3. Kolordu Komutanlığı'na düşmanın konumunu ve aldığı inisiyatifi bildiren bir rapor gönderdi. 57'nci Alayı alarak yolsuz, sarp ve derin derelerle kesilen arazide intikal ederek, saat 09.40'ta Kocaçimen mevkiine vardı. Burada 57. Alay dinlenmeye bırakılmış, Atatürk Conkbayırı'na geçmiştir. Orada cephaneleri bittiği için çekilen ve düşmanca kovalanan bir gözetleme bölüğüne rastlar. Devamını Mustafa Kemal anlatıyor:
"- Nerede düşman?
- İşte diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.
Gerçekten de düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış, serbestçe ilerliyordu.
Düşman bana askerlerimden daha yakın. Düşman bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek kötü duruma düşecek. O zaman, bir mantıkla mıdır, yoksa bir içgüdü ile mi, bilmiyorum, kaçan erlere:
- Düşmandan kaçılmaz dedim.
- Cephanemiz kalmadı, dediler.
- Cephanemiz yoksa süngümüz var, dedim. Ve bağırarak,
- Süngü tak, dedim. Yere yatırdım. Aynı zamanda Conkbayırı'na doğru ilerleyen piyade alayı ile Cebel Bataryası'nın erlerini marş marşla benim bulunduğum yere gelmeleri için yanımdaki emir subayını geriye saldım. Erler yatınca, düşman da yere yattı. Kazandığımız an, bu andır."
Çanakkale savaşını siyasi, dünyalık çıkarları için gündem edip savaşın dehası Mustafa Kemal Atatürk’ten bir tek kelime bahsetmekten aciz olanlar en büyük ihanetleri Çanakkale’de şehit olan ecdadımıza yapıyorlar.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti olarak halimiz ortada iken neden kulağımıza fısıldanan fitneleri elimizin tersiyle itip tarihi ve güncel gerçeklerimize kulak vermiyoruz?
Bizim ülkemizin en büyük sorunu tarihini bilmeyen ve Atatürk’ü maalesef gerçek manada tanıyamayan gençliğimizdir.
Çanakkale savaşında askerlere, Hz. Ali’nin kahramanlıkları, savaşlardaki cesaretliliği anlatılırdı. 
Ya şimdi?
Hayali Hollywood kahramanlarıyla haşrolan bir Türk gençliği var.
Burada en büyük görev ailelere ve öğretmenlere düşüyor.
Geçtiğimiz hafta ilkokul 2. sınıfa giden kızım Elif Nisa’ya öğretmeni Semra hoca Çanakkale savaşıyla ilgili şiir yazma ödevi verdi.
Bizde kızımla oturup kelimelere dökebildiğimiz kadarıyla Çanakkale şehitlerimizin anısına şiir yazmaya çalıştık:

Çanakkale’dir dünyada tek örnek,
İmkansızlık içinde zafere.
Çoluk çocuk demeden Türk milleti,
Gözünü kırpmadan gitti sefere.

Onların tek derdi vatandı.
Birlik ve beraberlik o kahramanlara hep güç kattı.
Geldikleri gibi gidecekler dedi Mustafa Kemal.
Ve yedi düvel hayalleriyle birlikte suya battı.

Türk’ün gücünü gördü tüm kâinat.
Ey Türk evladı, kahraman arıyorsan Çanakkale’ye bak.
Orada ki mucizeleri kim izah edebilir?
Bu ruhu yaşatacağız herkese inat.

Çanakkale bizim yeniden doğuşumuz,
Onların sayesindedir bugün varoluşumuz.
Bu değerlerimize sahip çıkacağız.
Bundandır Türk milleti oluşumuz.”

Çocuklarımıza daha küçük yaşlarından itibaren bu ruhu aşılamazsak eğer senaryosunu bizi yok etmek isteyen ülkelerin kurguladığı filmleri hayranlıkla izlerken Allah muhafaza millet olma şuurumuzu kaybederiz.
Bu vesileyle, başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Ekim 2017 Mavi Marmarada yapılan Dinlerarası Diyalog ayinleri
    • 28 Eylül 2017 Biz Yezid değil Hüseyin taraftarıyız
    • 25 Eylül 2017 Osmanlının Sarı Paşası Mustafa Kemal
    • 20 Eylül 2017 Osmanlı Devletinin yabancılara sattığı topraklar
    • 17 Eylül 2017 Atatürk sapkın tarikatlarla savaştı
    • 15 Eylül 2017 Yeni Osmanlıcılar kime hizmet ediyor?
    • 13 Eylül 2017 Osmanlıda Rothschildlere verilen devlet nişanları
    • 7 Eylül 2017 Vatan sevgisi imandandır, Atatürk de vatandır
    • 5 Eylül 2017 Fatih Sultan Mehmetin mezhebi
    • 23 Ağustos 2017 İsrailin kuruluşunda Osmanlı Devletinin payı
    • 22 Ağustos 2017 Rothschild ailesiyle Osmanlı Devletinin yakın ilişkileri
    • 18 Ağustos 2017 Atatürk Kuran-ı Kerim aşığıydı
    • 15 Ağustos 2017 Cumhuriyetin genç kahramanları
    • 18 Temmuz 2017 Keşke Ona kulak verseydiniz
    • 4 Temmuz 2017 Atatürk-Muaviye-Halifelik
    • 29 Haziran 2017 Asıl problem başka
    • 2 Haziran 2017 Emaneti ehline teslim etmemek
    • 13 Mayıs 2017 Atatürkün bilinmeyen manevi hayatı
    • 11 Mayıs 2017 Atatürk düşmanlarının şeceresi
    • 2 Mayıs 2017 1 Mayıs bayram mı direniş mi?


     

    En Çok Okunan Haberler

    17473 µs